New York Times Türkiye’deki sıra dışı sema buluşmasını yazdı: 7 gün 7 gece hiç durmadan döndüler

New York Times Türkiye’deki sıra dışı sema buluşmasını yazdı: 7 gün 7 gece hiç durmadan döndüler

The New York Times, Yenice’de gerçekleştirilen ve semanın geleneksel kalıpların dışına taşındığı yedi günlük buluşmayı mercek altına aldı. Türkiye’den ABD’ye, Fransa’dan İran’a farklı ülkelerden katılımcıların yer aldığı etkinlikte kadınlar ve erkekler birlikte sema yaptı; dönüş yedi gün boyunca bir an bile kesilmedi. NYT, buluşmayı “halk festivaliyle hippi tarzı manevi inzivanın birleşimi” olarak tasvir etti.

The New York Times (NYT), Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ile özdeşleşen ve yüzyıllardır Türkiye’de yaşatılan sema geleneğinin farklı bir yorumunu konu alan dikkat çekici bir haber yayımladı. Ben Hubbard, Gulsin Harman ve Laetitia Vançon imzalı “Türkiye’de dervişler gibi dönmek, ama herkese açık” başlıklı makalede, geçen ay Yenice’de gerçekleştirilen yedi günlük manevi buluşma anlatıldı.

Etkinliğin merkezinde, semanın kesintisiz biçimde yedi gün ve yedi gece devam etmesi vardı. Organizasyon boyunca aynı anda en az iki kişinin dönmesi sağlandı.

whatsapp-image-2026-08-08-at-16-33-45.jpeg

100'DEN FAZLA KİŞİ AYNI SALONDA

NYT’nin aktardığına göre buluşma, bir büyüğün duası ve 100’den fazla kişinin Kur’an’dan ayetler okumasıyla başladı.

Neyle başlayan müziğe daha sonra halk çalgıları ve davullarla yaklaşık 15 müzisyen katıldı. Ardından beyaz kıyafetli bir kadın semaya başladı.

Ancak kısa süre içerisinde geleneksel sema törenlerinden oldukça farklı bir görüntü ortaya çıktı.

Kadınlar ve erkekler birlikte dönmeye başladı. Katılımcılar arasında uzun sarı saçlı bir erkekten ters takılmış beyzbol şapkası kullananlara, uzun elbiselerden kot pantolon ve tişörtlere kadar çok farklı görünümler bulunuyordu.

KADINLAR DA ERKEKLERLE BİRLİKTE SEMA YAPTI

NYT, en bilinen biçimiyle semanın erkek semazenler ve erkek müzisyenlerden oluşan, belirli bir koreografiye bağlı törenlerle gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Yenice’deki buluşmada ise durum farklıydı.

Kadın ve erkekler birlikte sema yaparken, bazı zamanlarda kadın katılımcıların sayısı erkeklerden daha fazlaydı. Klasik beyaz semazen kıyafetleri ve uzun keçe külahlar yerine renkli gömlekler, bol elbiseler, kot pantolonlar ve günlük kıyafetler tercih edildi.

Etkinliğin ana müzik topluluğu Tümata da kadın ve erkek müzisyenlerden oluşuyor.

whatsapp-image-2026-08-08-at-16-33-54.jpeg

TÜRKİYE'DEN ABD'YE ÇOK SAYIDA ÜLKEDEN KATILIM

Buluşmaya Türkiye’nin yanı sıra Fransa, İtalya, Bulgaristan, İran, ABD ve başka ülkelerden insanlar katıldı.

NYT’ye göre katılımcıların önemli bir bölümü semayı yalnızca klasik İslami tasavvuf geleneğinin içinde değil; yoga, Budizm, astroloji ve şamanizm gibi farklı manevi pratiklerin de yer aldığı daha geniş bir arayışın parçası olarak görüyor.

Gazete, etkinliğin havasını bir halk müziği festivali ile hippi tarzı manevi inzivanın karışımına benzetti.

SEMA 7 GÜN BOYUNCA BİR AN BİLE DURMADI

Organizasyonun en sıra dışı yönü ise semanın kesintisiz sürdürülmesi oldu.

Taş duvarlı bir salonda müzisyenler günün 24 saati dönüşümlü olarak çalarken, zeminde her zaman en az iki kişinin sema yapması sağlandı.

Bazı saatlerde yalnızca birkaç kişi dönerken, zaman zaman aynı anda yaklaşık iki düzine kişi salonda yer aldı.

Katılım azaldığında organizatörlerin yemek alanına giderek yeni semazenler çağırdığı da NYT’nin aktardığı ayrıntılar arasında yer aldı.

Sonuçta yedi günlük program boyunca sema kesilmedi.

“GELEN KİŞİ ÇAĞRILMIŞTIR”

Etkinliğe katılan ve takipçileri tarafından “Cem Baba” olarak anılan 69 yaşındaki Sufi rehber Cem Aydoğdu’ya, programa katılmak için herhangi bir ön koşul bulunup bulunmadığı soruldu.

Aydoğdu, etkinliğin herkese açık yapısını şu sözlerle anlattı:

“Kim geliyorsa çağrılmıştır. Dolayısıyla gelen kişinin burada olması gerekir.”

Aydoğdu, yedi gün süren kesintisiz semanın manevi anlamını ise bir girdap veya hortuma benzettiği enerji akışı üzerinden açıklıyor.

KONAKLAMA ÜCRETSİZ RUHUNA YAKIN, AMA HERKESİN KATKI SUNMASI BEKLENİYOR

Etkinliğin gerçekleştirildiği merkez çam ormanlarıyla çevrili, sade konaklama imkânlarına sahip bir alanda bulunuyor.

Oda, bungalov ve “glamping” seçenekleri bulunmasına rağmen katılımcıların çoğu kendi çadırlarını kurdu.

Programa katılım ücretsizdi ancak katılımcılardan organizasyon giderlerine maddi katkı sağlamaları ve gönüllü çalışmalara katılmaları beklendi.

Günde üç kez ortak vejetaryen yemek hazırlanırken katılımcılar yemek yapımından bulaşık yıkamaya kadar çeşitli görevler üstlendi.

NYT ekibi de üç günlük ziyareti sırasında bulaşık yıkayıp soğan, pancar ve pırasa doğradığını aktardı.

UYUŞTURUCU VE ALKOL YASAK

Etkinliğin özgür yapısına rağmen bazı kurallar da uygulandı.

Uyuşturucu madde ve alkol yasaklandı. Ortak alanlarda sırt, göğüs, karın ve bacakların açıkta bırakılmaması istendi.

Organizatörlerin özellikle şortlar ve transparan kıyafetler konusunda katılımcıları zaman zaman yeniden uyarmak zorunda kaldığı belirtildi.

YENİ BAŞLAYANLARA SEMA EĞİTİMİ

Gündüz saatlerinde söğüt ağacının altında manevi sohbetler ve semaya yeni başlayanlar için eğitimler gerçekleştirildi.

Başlangıç seviyesindeki katılımcılara yavaş dönmeleri, gözlerini tek bir noktaya kilitlememeleri ve mide bulantısı hissettiklerinde hızlarını azaltmaları tavsiye edildi.

Avustralya’dan gelen 29 yaşındaki kiropraktör Sophie Fitzpatrick, deneyimli semazenleri ilk izlediğinde düşmekten korktuğunu anlattı.

İlk denemesinde midesinin bulandığını ve ara vermek zorunda kaldığını belirten Fitzpatrick, ikinci denemede ise kendisini “daha büyük bir şeyin parçası” gibi hissettiğini söyledi.

TÜRKIYE'DE YÜZYILLARDIR DEVAM EDİYOR

NYT, semanın Türkiye’deki tarihine de geniş yer ayırdı.

Mevlânâ’nın takipçileri tarafından kurulan Mevlevilik aracılığıyla Osmanlı İmparatorluğu boyunca yayılan sema, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla kamusal alanda uzun süre kısıtlandı.

Sonraki yıllarda kamusal sema gösterilerine ilişkin sınırlamalar gevşetildi.

UNESCO, Mevlevi Sema Töreni’ni 2008 yılında İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine aldı.

TUMATA GELENEĞİ 1970'LERE UZANIYOR

Etkinliğin organizatörlerinden Tümata’nın geçmişi 1970’li yıllara dayanıyor.

Topluluğun kurucusu, tasavvuf araştırmacısı ve müzikolog Rahmi Oruç Güvenç, geçmişte 99 ve hatta 114 gün boyunca süren sema buluşmaları düzenledi.

Güvenç’in 2017’de hayatını kaybetmesinin ardından topluluğun çalışmalarını kızları Suyum Bike Güvenç Noris ile Kanikey Güvenç Akçay sürdürüyor.

37 yaşındaki Kanikey Güvenç Akçay, amaçlarının Mevlânâ’nın semayı yaptığına inandıkları biçimin ruhunu korumak olduğunu belirtti. Akçay’a göre merkezde katı kurallar veya koreografi değil, “vecd” ve “kalbin çağrısı” bulunuyor.

whatsapp-image-2026-08-08-at-16-34-28.jpeg

VERİ BİLİMCİLİĞİNİ BIRAKIP SEMA ÖĞRENDİ

NYT, İstanbul’dan Ilgaz Yüksel’in hikâyesine de yer verdi.

33 yaşındaki Yüksel, pandemi döneminde bir dağda çadırda yaşadıktan sonra veri bilimciliği işini bıraktığını, Hindistan, Tayland ve Nepal’e seyahat ettiğini anlattı.

Hindistan’da Mevlânâ’nın kitaplarıyla karşılaşınca, Türkiye’de yaşamış bu isim hakkında ne kadar az şey bildiğini fark ettiğini söyleyen Yüksel, ardından tasavvufu araştırmaya ve sema öğrenmeye başladı.

Yüksel, uzun süre döndükten sonra bedenin kendiliğinden hareket ediyormuş gibi hissedildiğini belirterek deneyimi “birlik ve huzur” duygusuyla tanımladı.

“DIŞARIDAN BAKINCA SADECE DELİLER DÖNÜYOR GİBİ”

Bulgaristan’dan gelen 59 yaşındaki Elena Bogoslovova ise uyuşturucu bağımlılığı ve ölümle sonuçlanabilecek bir deneyimin ardından tasavvufla tanıştığını anlattı.

Tümata’yı YouTube üzerinden keşfeden Bogoslovova, 17 yıldır grubun çeşitli etkinliklerine katıldığını söyledi.

Semayı anlatmak yerine bizzat yaşamak gerektiğini belirten Bogoslovova’nın sözleri, NYT makalesinin finalini oluşturdu:

“Onu görebilir ve hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz ama kendiniz için bilmek başka bir şey. Yoksa dışarıdan yalnızca deli insanların dönmesi gibi görünüyor.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN