Uluslararası alanda Epstein dosyası etrafında alevlenen tartışmalar, çocuk istismarı ve insan kaçakçılığına dair küresel kaygıları yeniden gündeme taşırken, bu süreçte Türkiye’ye ilişkin eski iddiaların da sosyal medya üzerinden tekrar dolaşıma girdiği görüldü.
KAMUOYUNDAKİ TARTIŞMALAR SONRASI AÇIKLAMA
Ortaya çıkan soru işaretleri üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kayıp çocuklara ilişkin paylaşımlar hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. DMM, iddiaların gerçek dışı olduğunu ve kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşıdığını bildirdi.
Merkez, söz konusu haber ve paylaşımların ilk kez ortaya atılmadığını, benzer iddiaların 2024 yılında da gündeme geldiğini ve o dönemde açık biçimde yalanlandığını hatırlattı.
“VERİLER ÇARPITILARAK KULLANILIYOR”
DMM açıklamasında, sosyal medyada yer alan “Türkiye’de her yıl 10 binden fazla, son sekiz yılda ise 100 bine yakın çocuğun kaybolduğu” yönündeki iddiaların doğru olmadığı ifade edildi. Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan bazı verilerin bağlamından koparılarak yanlış şekilde yorumlandığına dikkat çekildi.
Merkez, TÜİK istatistiklerinin yalnızca haklarında resmi kayıp başvurusu yapılan ve daha sonra bulunan çocuklara ilişkin olduğunu vurgularken, bu verilerde iddia edildiği ölçekte bir tablo bulunmadığını belirtti.
“RESMİ BİR ‘KAYIP VE BULUNAMAYAN ÇOCUK’ İSTATİSTİĞİ YOK”
Açıklamada ayrıca, kamu kurumları tarafından “kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı” başlığı altında yayımlanmış herhangi bir resmi istatistik bulunmadığı bilgisi paylaşıldı. DMM, bu tür sayısal iddiaların somut ve doğrulanabilir resmi verilere dayanmadığını kaydetti.
Merkez, daha önce açıkça yalanlanan bu iddiaların yeniden gündeme getirilmesinin kasıtlı bir dezenformasyon faaliyeti olduğuna işaret ederek, benzer içeriklerin tekrar dolaşıma sokulduğunu tespit ettiklerini bildirdi.
“DEZENFORMASYONA İTİBAR ETMEYİN”
DMM açıklamasının sonunda, kamuoyuna çağrıda bulunularak, doğruluğu teyit edilmemiş ve dezenformasyon niteliği taşıyan paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiği vurgulandı.
