Liselerde neredeyse her iki okuldan biri özel sektör: 18 yılda 4 katına çıktı

Liselerde neredeyse her iki okuldan biri özel sektör: 18 yılda 4 katına çıktı

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de özel okulların payı son 18 yılda 4 katına çıkarak rekor kırdı. Özel kurumların toplam okul içindeki ağırlığı yüzde 13,2 seviyesine ulaşırken, derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında devlet ile özel sektör arasındaki uçurum iki katına kadar çıktı.

Türkiye genelindeki örgün eğitim sisteminde özel öğretim kurumlarının ağırlığı son 18 yılda katlanarak arttı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanan resmi istatistik raporları, derslik ve okul sayılarında özel sektörün payının hızla tırmandığını ortaya koyuyor.

Yapılan incelemelere göre, 2006-2007 döneminden 2024-2025 eğitim-öğretim yılına kadar geçen sürede özel okulların payı yüzde 3,5 seviyesinden yüzde 13,2 bandına çıktı.

Aynı zaman diliminde özel kurumlara kayıtlı öğrenci oranı da yüzde 2,2 iken yüzde 8 seviyesine ulaştı.

Devlet ile özel kurumlar arasındaki makas, özellikle derslik yoğunluğu ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında belirginleşiyor.

ÖZEL OKUL PAYINDA ASIL KIRILMA 2013 SONRASINDA YAŞANDI

Eğitim kademeleri arasında zaman içinde yapılan tanım ve sayım güncellemelerinin istatistiki kıyaslamayı olumsuz etkilememesi adına okul öncesi kademe hesaplamaların dışında tutuldu.

Karşılaştırılan 2006-2007, 2009-2010, 2013-2014, 2017-2018, 2020-2021 ve 2024-2025 dönemleri, asıl büyüme dalgasının 2013 yılı sonrasında başladığını gösteriyor.

2006-2007 sezonunda okul öncesi hariç toplam kurumların yüzde 3,5'ini oluşturan özel okullar, 2009-2010 döneminde küçük bir kıpırdanmayla yüzde 3,8 oranına ulaştı.

Ancak eğitim politikalarındaki yapısal adımlarla birlikte asıl sıçrama sonraki yıllarda yaşandı.

TEŞVİKLER VE TEMEL LİSELERLE ÖZEL SEKTÖR ZİRVEYİ GÖRDÜ

Özel okulların toplam içindeki oranı 2013-2014 döneminde yüzde 6,2 seviyesine gelirken, 2017-2018 sezonunda yüzde 11,7 oranına fırladı.

Dört yıl gibi kısa bir sürede yaşanan 5,5 puanlık bu artış, 18 yıllık toplam yükselişin ana gövdesini oluşturdu.

Söz konusu büyüme; dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi ve velilere sağlanan eğitim ve öğretim desteği politikalarıyla doğrudan örtüştü.

Bu dönüşüm safhasında açılan temel liseler 2015-2016 eğitim-öğretim yılında faaliyete başladı ve planlandığı üzere 2018-2019 eğitim-öğretim yılı sonunda tamamen kapandı.

Özel okulların payı 2020-2021 döneminde yüzde 14,5 ile tarihi zirvesini gördü, 2024-2025 sezonunda ise yüzde 13,2 seviyesine çekildi.

LİSELERDE HER İKİ OKULDAN BİRİ ÖZEL SEKTÖRE GEÇTİ

Özel sektörün eğitimdeki varlığını en yoğun hissettirdiği alan genel ortaöğretim kademesi oldu.

Genel liselerde 2013-2014 döneminde yüzde 26,9 olan özel okul payı, 2017-2018 eğitim yılında yüzde 45,6 oranına dayandı.

2020-2021 dönemine gelindiğinde bu oran yüzde 49,4 seviyesine kadar çıktı ve neredeyse her iki liseden biri özel kurum haline geldi.

Takip eden süreçte bir miktar düşüşle 2024-2025 yılında oran yüzde 43,1 seviyesine indi.

Bu oransal geri çekilmeyle eş zamanlı olarak özel genel ortaöğretim kurumu sayısı da 2020-2021 dönemindeki 3 bin 393 adetten 2024-2025 döneminde 2 bin 774 adede geriledi.

OKUL SAYISI DÜŞERKEN ÖĞRENCİ PAYI YÜZDE 8 İLE REKOR KIRDI

İstatistiklerde öne çıkan en çarpıcı ayrıntılardan biri, kurum sayısındaki pay gerilerken özel okulları tercih eden öğrenci oranının tırmanmayı sürdürmesi oldu.

2006-2007 sezonunda özel okullarda okuyan çocukların payı yalnızca yüzde 2,2 düzeyindeydi.

Bu oran 2013-2014 döneminde yüzde 3,8'e, 2017-2018 yıllarında yüzde 7,5'e, 2024-2025 döneminde ise yüzde 8 seviyesine çıktı.

En yüksek sıçrama 2013-2014 ile 2017-2018 arasındaki dört yılda 3,7 puanlık artışla kaydedildi.

Böylece son 18 yılda yaşanan öğrenci oranı artışının neredeyse üçte ikisi bu dar zaman aralığında sisteme yansıdı.

ÖZELDE ÖĞRETMEN BAŞINA 8 DEVLETTE İSE 15 ÖĞRENCİ DÜŞÜYOR

Resmi göstergeler, devlet ve özel kurumlar arasındaki kadro ve fiziki kapasite farklarını açık bir biçimde belgeliyor.

2024-2025 eğitim-öğretim yılı rakamlarına göre devlet okullarında görevli öğretmen başına ortalama 15,3 öğrenci düşerken, özel okullarda bu sayı 8,4 seviyesinde kalıyor.

Genel ortaöğretimde makas daha da açılarak devlet okullarında öğretmen başına 14, özel liselerde ise sadece 6,5 öğrenci olarak kayıtlara geçiyor.

Buna karşılık mesleki-teknik eğitim ile din öğretiminin birlikte ele alındığı grupta tam tersi bir tablo görülüyor; devlet okullarında öğretmen başına 9,7 öğrenci düşerken özel kurumlarda bu rakam 16,6 seviyesine tırmanıyor.

DEVLET DERSLİKLERİ ÖZEL OKULLARA KIYASLA İKİ KAT DAHA DOLU

İki sektör arasındaki sınıfsal ayrım, derslik başına düşen öğrenci mevcudunda çok daha keskin bir hal alıyor.

2024-2025 eğitim yılında devlet okullarındaki dersliklerde ortalama 25 öğrenci ders görürken özel kurumlarda bu sayı 12,4 olarak gerçekleşiyor.

Rapor analizinde, "Devlet ve özel okullar arasındaki en belirgin fark ise sınıf ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında görülüyor" tespiti öne çıkıyor.

Genel liselerde devlet sınıflarında 27,1 öğrenciye karşılık özel kurumlarda yalnızca 10,6 öğrenci oturuyor.

Mesleki-teknik ve din öğretiminde ise aradaki fark siliniyor; derslik başına öğrenci sayısı devlette 18,9, özel kurumlarda 19,2 seviyesinde seyrediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN