Eğitiminde yapısal dönüşüm: Artık hiçbir ders eskisi gibi işlenmeyecek

Eğitiminde yapısal dönüşüm: Artık hiçbir ders eskisi gibi işlenmeyecek

Eğitim sisteminde okul öncesinden ilkokula kadar köklü yenilikler getiren yönetmelik değişikliği yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle ana sınıfı açma şartları esnetilirken, ders içi ölçme kriterleri ve okul güvenliği kuralları baştan sona yenilendi. Uzmanlar ve sendikalar, uygulamadaki fırsatlar ile olası riskleri farklı açılardan değerlendirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği bünyesinde kapsamlı değişiklikler yaparak 28 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete üzerinden yeni kararları duyurdu.

Türkiye genelindeki okul öncesi kurumları ile ilkokulları doğrudan bağlayan bu düzenleme, minik öğrencilerin eğitime erişiminden sınıf içi ölçme ve değerlendirme kriterlerine kadar pek çok alanı kökten dönüştürüyor.

Anaokulu bulunmayan ilçelerdeki çocukların eğitime dahil edilmesi hedeflenirken, ilkokul kademesinde klasik not ve sınav odaklı sistemin yerini süreç temelli gelişim modelleri alıyor.

KIRSALDAKİ ÇOCUKLARA ANA SINIFI AÇILMASI KOLAYLAŞIYOR

BBC Türkçe'de yer alan habere göre, yürürlüğe giren yeni mevzuat uyarınca, bünyesinde resmi anaokulu yer almayan ilçelerdeki ilköğretim binalarında 36-68 aylık minikler için özel ana sınıfları faaliyete geçebiliyor.

Bölgede bir grup oluşturacak sayıya ulaşıldığında 36-44 aylık çocuklar adına müstakil bir şube açılmasının önü açılıyor.

Bununla birlikte çocuk gelişimi ve eğitimi branşı barındıran ortaöğretim kurumlarındaki uygulama sınıfları da 36-68 aylık yaş grubuna kapılarını aralıyor.

Yeni çerçeve, özellikle okul öncesi eğitime fiziki erişimin sınırlı kaldığı kırsal ve taşra bölgelerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.

SINAV ODAKLI DÖNEM BİTİYOR VE SÜREÇ TEMELLİ EĞİTİM BAŞLIYOR

Yeni düzenleme yalnızca okul öncesi kademeyi değil, ilkokul seviyesindeki ölçme ve değerlendirme basamaklarını da baştan aşağı yeniden kurguluyor.

Ders etkinliklerine katılım ile proje kavramları, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' doğrultusunda beceri temelli bir yapıya kavuşturuluyor.

Öğrencilerin sadece akademik sınav çıktıları yerine; zihinsel, sosyal-duygusal ve fiziksel gelişimleri, sorgulayıcı düşünme pratikleri ile sınıf içi iş birliği kabiliyetleri değerlendirme sürecine alınıyor.

Ödev sınırını aşan projeler, özgün düşünce üretimi ve anlamlı öğrenme odaklı olarak takibe alınıyor.

GELİŞİM RAPORLARI VE ÖLÇME YAKLAŞIMI PEDAGOJİK DESTEK ALDI

Mevzuat yeniliklerini değerlendiren Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, sürecin pedagojik yararlarına dikkat çekti.

Çağdaş ölçme anlayışının yönetmelikte yer bulduğunu aktaran eğitimci, "Performans yerine süreç odaklı bir değerlendirme vurgusu var. Bu bizim arzu ettiğimiz bir yaklaşım" ifadelerini kullandı.

Karnelere ek sunulan gelişim raporlarının çocukların bilişsel, duyuşsal ve psikomotor yönlerini ailelere aktarma imkanı sunduğunu belirten Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, talebe göre 36-44 aylık çocuklara sınıf açılmasını eğitimde olanak eşitliği açısından pozitif bir kazanım olarak görüyor.

EĞİTİM-İŞ KÖK SORUNLARA VE İDARİ YÜKLERE DİKKAT ÇEKİYOR

Düzenlemeye eleştirel yaklaşan Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) Genel Başkanı Kadem Özbay, okullardaki öğretmen açığı, temizlik personeli ve rehberlik eksikliği sürerken idari sorumlulukların artırıldığını savunuyor.

Mevzuattaki 'erdem', 'değer' ve 'huzurlu aile' gibi kavramların tek tip birey yetiştirme riskini barındırdığını öne süren Kadem Özbay, "Bu yönetmelik, eğitimin gerçek kök sorunlarını çözmekten çok, yeni sorunları ve şüpheleri beraberinde getiriyor" görüşünü paylaştı.

Ayrıca yönetmeliğin 21. maddesindeki program esnekliklerinin karma eğitime ve anayasal ilkelere gölge düşürebileceğini ileri sürüyor.

SEÇMELİ DERSLER VE DEVAMSIZLIK ŞARTLARINDA NET SINIRLAR

Mevzuatta süresi içinde tercih edilmeyen seçmeli derslerin okul yönetimi tarafından belirlenecek olması da tartışma yaratıyor.

Kadem Özbay, bu uygulamanın öğrencileri belirli dini derslere yönlendirerek fiilen zorunlu seçime dönüştüğünü kaydetti.

Öte yandan yönetmelik devamsızlık konusunda da kesin sınırlar çiziyor; özürsüz devamsızlığı 20 günü aşan ve kurul kararıyla sınıf geçen öğrencilere takdir ya da teşekkür belgesi verilmiyor.

Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun bu adımı okula devamın değerini pekiştiren bir yaklaşım olarak nitelendirdi.

OKULLARDA GÜVENLİK ARAMALARI VE DİJİTAL RANDEVU SİSTEMİ

Okul güvenliğini sağlamak amacıyla Okul Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu devreye giriyor.

Gelen ihbar veya şikayet durumlarında masa, dolap, sıra ve okul eklentilerinde öğrencinin onurunu zedelemeden tedbir amaçlı arama yapılabiliyor ve iki nüsha tutanak tanzim ediliyor.

Kadem Özbay bu görevin öğretmene verilmesini pedagojik açıdan sakıncalı bulurken, Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun artan okul şiddetine karşı doğru uygulandığında yararlı olacağını ifade etti.

Yönetmelik ayrıca veli görüşmelerini dijital 'Okul Randevu Sistemi' şartına bağlarken, temmuz ayında Ulusal Adres Veri Tabanı üzerinden başlayacak kayıtlara ve uyum haftası programlarına ebeveynleri de dahil ediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN