Özgür Kabadayı’nın ek ifadesi ortaya çıktı: İmamoğlu ve DEM Parti detayı

Özgür Kabadayı’nın ek ifadesi ortaya çıktı: İmamoğlu ve DEM Parti detayı

Tutuklu Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın yolsuzluk soruşturması kapsamında verdiği ek ifade ortaya çıktı. Kabadayı ifadesinde, adaylık sürecinden belediye yönetimine, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı görüşmelerden DEM Parti ile yürütüldüğünü iddia ettiği siyasi mutabakata kadar birçok kritik ayrıntıyı anlattı. Rüşvet iddialarını reddeden Kabadayı, usulsüzlük tespit ettiği isimleri görevden aldığını, suçlamaların ise eski çalışma arkadaşlarının iftiralarına dayandığını savundu.

CHP’li Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında savcılığa verdiği ek ifadede, adaylık sürecinden gözaltına alındığı güne kadar yaşananları ayrıntılı şekilde anlattı. 14 Temmuz 2025'ten bu yana tutuklu bulunan Kabadayı, ifadesinde hem parti içi süreçlere hem de rüşvet iddialarına değindi.

Kabadayı, 7 Ocak 2026'da soruşturma kapsamında ek ifade verdi.

“BELEDİYECİLİKTEN ANLAMAM” SÖZLERİYLE BAŞLAYAN ADAYLIK SÜRECİ

T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre, Kabadayı’nın savcılıkta verdiği ek ifadesinin tamamı şu şekilde:

"Daha önce emniyet birimlerinde ve Savcılıkta ifade verdiğim doğrudur. Aynen tekrar ederim. Müdafim eşliğinde huzurunuzda bildiklerimi anlatmak istiyorum. Daha önce rahatça ifade verememiştim. O yüzden avukatım aracılığıyla dilekçe vererek tekrardan ifade vermek istedim.

2024 yılı belediye seçiminden önce 2019 senesinde beni Şile'de tanınan biri olmam ve Şileli olmam sebebiyle CHP'den belediye meclis üyesi olarak aday yaptılar. Bu süreç ile CHP'de siyaset serüvenim başladı. Daha sonra seçimde hiç belediye meclis üyesi çıkartamadık. 2023 yılında ilçe başkanlığı seçimi oldu. Beni ilçe başkanı olarak görmek istediler. Bende siyasetten pek anlamadığımı, bu sebeple aday olmayacağımı söyledim. Şu an ki mevcut Başkan Aras Aslan seçildi. Bende yönetiminde yer aldım. İlçe sekreteri olarak görev yaptım. Daha sonra 2024 belediye seçiminde IBB ve CHP anket yaptırıyor. Şile'de aday olmamama rağmen benim ismim çıkınca beni belediye başkan adayı yapmak istediler. Bende onore olarak bu teklifi kabul ettim ve aday adaylığı sürecim başladı. 2024 yılı Ocak 1 ya da 2'sinde Beşiktaş’ta ATV binasının sırasında ismini hatırlamadığım bir otelde IBB başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP yöneticisi Özgür Karabat, CHP il başkanı Özgür Çelik'in olduğu bir toplantı yapıldı. Burada bana adaylığımın kesinleştiği tebliğ edildi. Bu toplantıya ilçe başkanımız Aras ile katıldım. Hatta burada Ekrem İmamoğlu'na ben belediye işinden hiç anlamam, kazansak da nasıl yapacağız diye söylemiştim. Kendisi buna sen kazan biz bir şekilde hallederiz demişti. Buradan sonra adaylık serüvenim başladı. Adaylık sürecinde İBB’de muhtarlık daire başkanlığında çalışan Oğuz Kaçmaz'ın seçim çalışmalarında yanımda görevlendirildiği tebliğ edildi. Bu konuyu bana Aras iletti ve il başkanlığı ve İBB’nin talebi olduğunu söyledi. Bende Oğuz'un parti geçmişi olması sebebiyle ve muhtarlıkta çalışması sebebiyle bunu kabul ederek seçim çalışmalarında yanıma aldım. Seçim çalışmaları yapılırken kimse herhangi bir maddi destek gönderilmedi fakat son 10 gün artık kazanacağımız ortaya çıkmaya başlayınca bizim kazanacağımızı bende dahil olmak üzere beklemiyordu. Bu sebeple partiden veya İBB’den ilçe başkanı Aras üzerinden IBB kanalıyla A101, BIM. Migros, ŞOK’tan alınmış market kartları yağmaya başladı. Bu kartları İBB’nin ilçe teşkilatına yolladığını biliyorum. Para gönderdilerse bundan bilgim yok Aras'ın bilgisi vardır. Ben son 10 güne kadar seçim çalışmalarında kendi cebinden harcadım.

"İMAMOĞLU BANA 'DEM İLE ANLAŞMA YAPTIK, MECBUR OLACAK' DEDİ"

15 kişilik bir liste yapıldı. Bu listeyi il ve ilçe teşkilatı ayarladı. Hatta kent uzlaşısı adı altında 2.sıranın Belediye meclis üyeleri seçiminde de ben kimseyi tanımadığım için çok bir müdahalem olmadı. Boş bırakılması gerektiği, Ankara'da genel merkezde yapılan toplantıda Özgür Çelik ve Şişli Belediye Başkanı Emrah Şahan bana söyledi. Bu toplantıya bütün belediye başkan adayla gelmişti. Aynı zamanda belediye meclis üyelerine de karar verilmesi konuşuluyordu. Parti belediye meclis üyeleri listesini onaylayacak, buna ilişkin strateji belirleniyordu. Burada bana da DEM partisiyle de yapılan anlaşma gereğince Şile'de 2.sıranın boş bırakılması söylendi ama ben Şile'de bu durumun anlatılamayacağını, bunu kesinlikle kabul etmediğimi, baskı olması durumunda adaylıktan çekilebileceğimi söyledim. Emrah Şahan o kadar uzun boylu değil diye cevap verdi ama bende kendisine o kadar da uzun boylu, ben bunu anlatamam Şile'de bu durumu izah edemeyiz dedim. 2.sıra olarak belirledikleri aday zaten DEM partili bir isimdi. Ben bu adamı listeye yazmadım. Daha sonra listede 2.sıra değil 5.sıranın boş bırakılması gerektiğini söylediler. Listeleri seçim kuruluna vermek üzere ben ve ilçe başkanı Aras yetkiliydi. İstanbul’a döndükten sonra İBB başkanı Ekrem İmamoğlu'na Şile mitinginin olduğu gün Şile'de DEM’li bir adayın belediye meclis üyesi olmasını anlatamayacağımızı söyledim. Kendisi de bana DEM ile anlaşma yaptık, mecbur olacak dedi. Ben bu söylenenin dışında olarak 5.sıraya kendi adayımı yazarak listeyi ilçe seçim kuruluna teslim ettim. Telefonumu da kapattım. Telefonumu açtığımda Özgür Çelik beni arayarak bunun hesabını sordu. Bende kendisine Şile'nin bunu kaldırmayacağını, tüm sorumluluğu aldığımı söyledim.

GÖNEN OTEL DOSYASI VE USULSÜZ RUHSAT İDDİASI

Belediye başkanı seçildikten sonra eski yönetimden kalan kimsenin işine son vermedim. Herkes kendi rızasıyla ayrıldı. Ayrılmayanlarla da uyum içinde çalışmaya çalıştım. Şile'de imar sorunu hep vardı. Ben belediye başkanı olduktan sonra da bu sorun devam etti. Bunu çözmek için birtakım talimatlar verdim fakat belediye işlerinden anlamadığım için ve belediyede çalışanları da tanımadığım için sorunun ne olduğunu tespit etmem biraz vakit aldı. Bu süreçte eski yönetimden kalan Yasin Çakır imar ve iskandan sorumlu belediye başkan yardımcısıydı, belediye içerisinde yaşamış olduğu problemlerden dolayı kendisini bu görevden aldım. Yerine Ali Sinan Özer'i atadım. Aynı zamanda Vural Durmuş'u da başkan yardımcısının danışmanı olarak imarda görevlendirdim. Ali Sinan ve Vural daha önce belediyede çalıştıklarını, konuyu bildiklerini, problemi çözebileceklerini söyledikleri için bende onlara görev verdim fakat Gönen Otel olayı IBB meclisinde patlayınca herkesi görevden aldım. Ben belediye başkanı seçildikten sonra ilçe başkanı Aras aracılığıyla Gönen Otel sahibi makamıma geldi. Kendisiyle orada tanıştım. Eski yönetim tarafından otelinin mühürlendiğini, konuyu halletmek istediğini söyledi. Bende kendisini imar birimine yollayarak konuyu onlarla görüşüp halletmesi gerektiğini söyledim. Devamında usulsüz bir şekilde ruhsat alındığı ortaya çıktı. Bu işlemi yapanları görevden aldım. Ruhsat işlemini de iptal ettim. Bu süreçte artık belediyeyi biraz tanımaya başladım. Bu sıkıntılar olunca belediyeye imar kısmına ve teknik başkan yardımcılığı kısmına adam lazımdı. Gönen Otel olayı IBB meclisinde gündeme geldiği için Ekrem İmamoğlu beni Haliç'teki ofisine çağırdı. Konuyu sordu. Bende usulsüz bir ruhsat işlemi olduğunu kendisine anlattım. Bunun üzerine Tonguç Çoban'ın yanına gitmemi ve Tonguç Çoban'ın bazı isimler vereceğini, onunla belediyeye almamı, bu usulsüz ruhsat işlemi yapanları da görevden almamı söyledi. Tonguç Çoban ile Ekrem Başka'nın yanından çıkınca buluştum. Kendisi bana telefonda Akom'a gelmemi söyledi. Akom'a gittiğimde Tuncay Tolga Özakman’ın belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirilmesini, alt ekibi de Tuncay'ın kuracağını, Tuncay'ın Beykoz'da belediye başkan aday adaylığı sürecinin olduğunu, partili olduğunu, bu isimleri de kendilerinin tanıdığını, işi de bildiklerini söyledi. Bende zaten buraya yetkili ve işi bilen birilerini aradığım için kabul ettim. Burada Tuncay ile benim irtibatımı sağladı.

Daha sonra Tuncay Tolga Özçakmak ile buluştuk. Kendisi bana yaşadığı serüveni anlattı. Belediye geçmişi olduğunu, işi bildiğini, çok güzel projeler yapacağım söyledi. Bende gerçekten heyecanlanarak bu şahısları belediyede görev vererek işe başlattım. Bu ekibi işe başladıktan sonra benden 3 ay müsaade istediler. Bütün sorunları çözeceklerini söylediler. Zaten görüşmemizde muhtemelen Tuncayların işe başlamasından 1-2 hafta önce gerçekleşmiştir. Tuncay ve Otel konusu sebebiyle görevden almıştım. Yeni ekiple birlikte işlerin yoluna koyulacağını düşünürken Şile'de imar ile alakalı dedikodular vardı. Bir önceki başkan yardımcısı Ali Sinan'ı da bu sebeple Gönen dedikodular iyice arttı. Ben belediyedeki muhatapları çağırıp sorduğumda bana herhangi bir problem kimse gelip net bir şekilde rüşvete ilişkin bir konuyu anlatmadı. Ben gözaltına alınmadan önce olmadığını, konuşulanların dedikodu olduğunu, süreci yasal olarak hallettiklerini söylüyorlardı. Bana da dedikoduların iyice artması ve benim vermiş olduğum talimatların yapılmaması nedeniyle bu ekibi görevden alacaktım fakat gözaltına alındım.

"ÖZGÜR ÇELİK'E 'BENİ NEDEN GÖZALTINA ALSINLAR' DEYİP TELEFONU KAPATMIŞTIM ANCAK GÖZALTINA ALINDIM"

Ben bu ekiple birlikte dedikoduların iyice artması nedeniyle Tonguç Çoban'a bu kişilerle alakalı problemin olduğunu, çok dedikodunun olduğunu, görevden alacağımı anlattım. Bu görüşmeyi 36.Uluslararası Şile Bezi Festivali için İBB’de görüşme yaptıktan sonra Tonguç Çoban'a baş başayken yaptım. Kendisi bana Ekrem İmamoğlu’nun içeriye girdiğini, bundan faydalanarak İBB ekibinin Şile'den gönderilmek istendiğini ima ederek hoş karşılamayacaklarını söyledi. Bende kendisine dedikoduların çok yoğun bir şekilde arttığını, vermiş olduğum işlerinde bu ekip tarafından yapılmadığını, görevden alacağımı söyledim. Bu görüşmeden sonra yerlerine kimin geçeceğini kararlaştırdık. Bu ekibi görevden alacağımı Berna Aves ve İbrahim Atasayan'a söyleyerek yerlerine belediye içerisinden sağlam düzgün birilerini görevlendireceğimi söyledim. Belediyeden Fehim ve ekibini görevlendirmeyi kararlaştırdık ama gözaltına alındığım için bu ekibi görevden alamadım. Gözaltına alındığım gün Sancaktepe'de Özgür Özel'in mitingi vardı. Miting alanına giderken yolda beni Tuncay aradı. Beni facetime'den aradı diye hatırlıyorum. Ortam çok kalabalık olduğu için telefonu açmadım fakat mesajlaştık. Bana Ali Şafak’ın Ömerli de gözaltına alındığımı söyledi. Bende kendisine ne için olduğunu sordum. Avukatlık işleri sebebiyle alınmış olabilir dedi. Miting akabinde ikametime döndüm. Saat: 01.00 gibi Özgür Çelik beni aradı. Tuncay Tolga, Asli Kotan, Evren Buçan ve Oğuz Kaçmaz'ın gözaltına alındığını, muhtemelen benimde alınacağımı söyledi. Ertesi gün genel merkezde belediye başkanlarının toplantısı vardı. Ankara'ya gidecektim. Özgür Çelik'e beni neden gözaltına alsınlar deyip telefonu kapatmıştım ancak gözaltına alındım. Vatan Emniyete götürüldüğümüzde Ali Şafak'a senin Ömerli'de ne işin var, nasıl, neyden sebep gözaltına alındın diye sorduğumda "başkan ben evrak ile yakalandım" dedi. Evrak ne diye sorduğumda "para ile yakalandığını söyledi. Bende kendisine bağırarak iyi halt ettin dedim. Benim sizinle ne işim var, neden böyle bir işe giriştiniz diye sitemim oldu. Emniyetteyken Oğuz bana, "başkanım benim telefonumda bir şey kalmış. Şile ile alakalı bizim hakkımızda çıkan dedikoduları yazdığım bir liste vardı, bu liste telefonumda kalmış" dedi. Bende "dedikoduları yazdıysan zaten mesele yok" dedim.

"BEN KİMSEDEN RÜŞVET ALMADIM"

Biz tutuklandıktan sonra Oğuz'un ailesi benim aileme ulaşarak Oğuz'un kardeşinin belediyede işe girmesini ve bedelli parasının ailem tarafından ödenmesini istiyor. Bu konu bana geldi. Bende kesinlikle böyle bir şey olmayacağını söyledim. Buradan ret cevabı alınca benim hakkımda böyle bir ifade verdiğini düşünüyorum. İfadeleri kabul etmiyorum. Ben kimseden rüşvet almadım. Ben Oğuz'u 15 Nisan'da görevden aldım. Kendisinin telefonunda ele geçirilen fotoğraf 26 Mayıs’ta çekilmiştir. Şahsıma husumet beslediği için bunu aleyhime kullandığını düşünüyorum.

"HERHANGİ BİR PARA ALIŞVERİŞİM OLMADI"

Kakşalar Furkan Yapıcı aracılığıyla benden randevu alıp yanıma geldiler. Burada kendi yerleriyle alakalı sıkıntıyı anlattılar. Bende Evren'i çağırarak sorunu ve neden ceza kesildiğini anlatmasını istedim. Ayrıca Oğuz ile alakalı bir para alışverişi olduğunu duyduğum için Kakşalara bu konuyu sordum. Bana "Oğuzla sorunu çözdüklerini, bir sorun olmadığını" söyledi. Oğuz'a ne para verdiğini ne de para vermediğine dair bir beyanı olmadı. Evren ile teknik konuları tartıştılar. Sonuç alınamadan toplantı bitti. Benim daha sonra cezaevine girdikten sonra duyduğuma göre Oğuz bunlardan işlerini halletme karşılığında 3.000.000 TL alıyor, iş hallolmayınca 1.500.000 TL'yi iade ediyor, 1.500.000 TL'lik de senet veriyor diye duydum. İfadelerini kesinlikle kabul etmiyorum. Ben herhangi bir şekilde para almadım. Aynı şekilde Sile Beton sahibi Hamit Kanmaz'dan da herhangi bir para alışverişim olmadı. Böyle bir ilişkiye girmedim. Hamit Kanmaz'ın belediyeye para verdiğini duyduğumda, sorduğum zaman belediyeye olan borcu olduğunu söylemişlerdi.

"OĞUZ'A BU KONUYU SORDUĞUMDA KESİNLİKLE TELEFON ALMADIĞIN SÖYLEDİ"

Sahibi Berkant Acil'den Oğuz'un 5 adet telefon istediğini, Koşan Adam firmasında çalışan Mutlu Ulusoy 35.Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali yapıldıktan sonra konseri yapan firmanın vasıtasıyla öğrendim. Mutlu Ulusoy beni arayarak hem konserin parası yatırılmadı hem de firmadan telefon isteniyormuş dedi. Bunun üzerine Berkant Acil'i makamıma çağırdım, kendisi muhasebecisi iki bayan ile geldi. Benim de yanımda belediye başkan yardımcım Berna Avcı vardı. Burada Berkant Acil bana "Oğuz'un kendilerinden 5 adet telefon istediğini, ödemelerin yapılmadığını" söyledi. Bende kendisine Oğuz'un bu telefonu nasıl istediğini sordum. Bunun üzerine sizin haberiniz var zannediyorduk dedi. Bende kendisine haberimin olmadığını, telefonları geri almalarını, belediyenin maddi durumuna göre ödemeleri yapacağımızı söyledim. Oğuz'a bu konuyu sorduğumda kesinlikle telefon almadığını söyledi. 5 adet pahalı olan muhtemelen Iphone marka telefonlar Berkant Acil tarafından alınarak Oğuz'a verilmiş diye duydum.

"KİMSEDEN PARA ALMADIM, KİMSEYE DE PARA VERMEDİM"

Ben kimseden para almadım, kimseye de para vermedim. Oğuz bana iftira atmaktadır. Oğuz benim adımı kullanarak insanlardan bu şekilde para toplamış, işleri hallolmayınca ve süreçte bu şekilde ilerleyince benim üzerime suçu atarak kendini sıyırmaya çalışmaktadır. Ben kimseden rüşvet almadım. Oğuz'u da rüşvet için aracı olarak kullanmadım."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN