Avrupa Birliği, yıllardır bir "sorun odağı" olarak değerlendirdiği Türkiye ile ilişkilerinde stratejik bir makas değişimine giderek, Ankara’yı Ukrayna savaşı sonrası kurulacak yeni düzenin "çözüm ortağı" olarak görmeye başladı. Ukrayna’da barış görüşmelerinin ivme kazandığı bir dönemde, Türkiye’nin Karadeniz’deki bölgesel dengeleyici rolü ve askeri gücü, Brüksel’in Ankara ile buzları eritme çabasını hızlandırdı. Bu kapsamda AB Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos’un Cuma günü gerçekleştireceği Ankara ziyareti, iki taraf arasındaki güven inşası sürecinin en somut adımı olarak değerlendiriliyor.
"BARIŞ VE İSTİKRAR TÜRKİYE İLE GÜÇLÜ ORTAKLIKTAN GEÇİYOR"
Ziyaret öncesinde Politico’ya özel açıklamalarda bulunan Marta Kos, Ukrayna’da sağlanacak bir barışın Avrupa’daki gerçekleri, özellikle de Karadeniz bölgesindeki dinamikleri kökten değiştireceğine dikkat çekti. Kos, Avrupa’nın barış ve istikrar arayışının Türkiye ile güçlü bir ortaklık kurmaktan geçtiğini vurgularken, Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olmasının ve Boğazlar üzerindeki kontrolünün bölgesel güvenlik için vazgeçilmez bir unsur olduğunu hatırlattı. Ankara’nın, olası bir anlaşma durumunda Ukrayna’ya barış gücü askeri göndermeye ve Karadeniz güvenliğinde liderlik üstlenmeye hazır olduğunu belirtmesi, AB nezdinde Türkiye’nin stratejik ağırlığını artırmış görünüyor.
Ancak bu yakınlaşma, Türkiye’deki demokratik standartlar ve hukuk devleti ilkelerine dair Brüksel’de süregelen derin endişelerin gölgesinde ilerliyor. Marta Kos, Türkiye’nin son genişleme raporlarında AB standartlarından uzaklaştığının altını çizerken, özellikle muhalif belediye başkanlarına yönelik baskıların güven inşasını zorlaştırdığını ifade etti. Bu bağlamda, geçtiğimiz Mart ayından bu yana cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun durumu, ikili ilişkilerde kritik bir başlık olmaya devam ediyor. İmamoğlu’nun cezaevinden AB liderlerine gönderdiği mektupta, Türkiye’nin ticaret avantajını kaybetmemesi adına 1995 tarihli Gümrük Birliği anlaşmasının modernize edilmesi çağrısında bulunması, ekonomik entegrasyonun siyasi krizlerin ötesindeki önemini bir kez daha ortaya koydu.
AB'DEN 'ZEYTİN DALI' OLARAK 200 MİLYON EURO
Ekonomik alanda ise somut bir "zeytin dalı" olarak nitelendirilen Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) 200 milyon Euro'luk yenilenebilir enerji kredisi anlaşması, Marta Kos’un ziyaretiyle resmiyet kazanacak. 2019 yılında Kıbrıs açıklarındaki sondaj gerilimi nedeniyle kredileri askıya alan AYB’nin bu kararı, ilişkilerde yeni bir sayfa açma niyetinin göstergesi olarak yorumlanıyor. Buna ek olarak, Çin’den Orta Avrupa’ya uzanan Trans-Hazar Koridoru üzerindeki ulaşım ve enerji bağlantılarını güçlendirmeyi hedefleyen yeni bir bölgesel bağlanabilirlik stratejisi de aynı gün kamuoyuna duyurulacak.
ANKARA GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN GÜNCELLENMESİNİ İSTİYOR
Tüm bu olumlu sinyallere rağmen, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi Ankara’nın temel talepleri, Yunanistan ve Kıbrıs’ın katı muhalefeti nedeniyle henüz tam bir netlik kazanmış değil. Kıbrıs tarafı, limanların açılması gibi somut adımlar görmeden geri adım atmaya niyetli görünmezken, Ankara da limanların açılmasına karşılık Türk iş insanlarına vize kolaylığı gibi önerileri reddetmeye devam ediyor. Yine de Donald Trump’ın ABD başkanı olarak küresel ticaret ve jeopolitiği yeniden şekillendirme potansiyeli, Avrupa ve Türkiye’yi ortak çıkarlar paydasında buluşmaya zorluyor. Türkiye’nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan’ın da belirttiği gibi, "hızlanan tarih" her iki tarafı da ilişkileri karşılıklı çıkarlar temelinde yeniden kurgulamaya itiyor.
