Üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in cansız bedeninin bulunmasının üzerinden geçen süreye rağmen, ölüm nedenine ilişkin şüpheler dağılmış değil. Soruşturmanın seyrini değiştirecek iddialarla gündeme gelen baba Nizamettin Kabaiş, Adalet Bakanlığı’ndan gelen davet üzerine Ankara’ya hareket etti. NTV’ye açıklamalarda bulunan Kabaiş, dosyadaki somut delillerin "cinayet" şüphesini güçlendirdiğini vurguladı.
DOSYADAKİ EN KRİTİK KANIT: İKİ ERKEĞE AİT DNA
Baba Kabaiş, soruşturmanın en can alıcı noktasının Adli Tıp raporuna yansıyan bulgular olduğunu ifade etti. Rojin’in vücudunda tespit edilen iki farklı erkeğe ait DNA örneklerinin faillerin tespiti için hayati önem taşıdığını belirten acılı baba, bu izlerin üzerine kararlılıkla gidilmesini talep ediyor.
"18 GÜN SUDA KALMIŞ BİR BEDEN DEĞİL"
Ailenin ve görgü tanıklarının en büyük iddiası, Rojin’in bulunduğu ana kadar geçen 18 günlük sürenin tamamını suda geçirmediği yönünde. Nizamettin Kabaiş, gassal ile yaptığı görüşmeyi ve kendi gözlemlerini şu çarpıcı sözlerle aktardı:
"Kızımın ölüm nedeni suda boğulma olamaz. Akciğerlerinde su yok. Boğazında fiziksel müdahale izleri var. Gassal bile bedeni gördüğünde, 'Bu beden 18 gün suda kalmış bir beden değil' dedi. Vücudunda bozulma yoktu, sadece yüzünde hafif şişlik vardı."
ANKARA’DA ADALET MESAİSİ
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile yapılacak görüşmede ailenin temel talebi, soruşturmanın genişletilmesi ve tüm delillerin çapraz sorguyla yeniden değerlendirilmesi olacak. Nizamettin Kabaiş, davanın aydınlatılmaması durumunda sivil itaatsizlik eylemi başlatacağını duyurarak kararlılığını şu sözlerle ifade etti: "Eğer olay netlik kazanmazsa, Meclis’in kapısında oturacağım ve açlık grevine başlayacağım."

