Avrupa ülkelerine seyahat etmek isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının karşılaştığı randevu engelleri, turizm sektöründe derin yaralar açmaya devam ediyor.
Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, meselenin sadece vize alamamak olmadığını, asıl problemin başvuru aşamasına dahi geçememek olduğunu vurguladı.
Firuz Bağlıkaya, "Vatandaş vize alamadığını düşünüyor ama problem randevuya ulaşamamak. Daha baştan sistemin dışında kalıyorlar" sözleriyle durumun ciddiyetini özetledi.
Son 3 yıl içinde sadece randevu bulunamaması nedeniyle seyahat acentelerinin yaşadığı ciro kaybı 500 milyon euro barajını aşarken, kâr kaybı ise 50 milyon euro seviyesine ulaştı.
Devasa zarar, konsoloslukların vizeleri reddetmesinden değil, aracı kurumların sistemlerine erişim sağlanamamasından kaynaklanıyor.
KARABORSAYA DÜŞEN RANDEVULAR 1000 EUROYA SATILIYOR
Gazeteci Eren Aka'ya göre, bu tıkanıklık geçici bir yoğunluktan ziyade giderek kökleşen sistemsel bir arızaya işaret ediyor.
İptal edilen her tur, boş kalan her otel odası ve durağanlaşan ekonomi, doğrudan ulaşılamayan randevuların bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
Firuz Bağlıkaya, sistemin işleyişine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Randevu ekranlarının normal çalışma saatleri yerine gece yarısı, bayram sabahları veya pazar günleri açıldığını, böyle bir düzeni ne vatandaşın ne de profesyonel acentelerin sağlıklı bir şekilde takip edemeyeceğini dile getirdi.
Sistemin bot yazılımlar aracılığıyla saniyeler içinde bloke edildiği ve alınan randevuların daha sonra 300 euro, 500 euro, hatta acil durumlarda 1000 euro gibi fahiş fiyatlarla el altından satıldığı iddia ediliyor.
Vize randevusunda bot krizi: 100 euroya satıyorlar
VFS GLOBAL VE IDATA'YA TAZMİNAT DAVASI YOLDA
Konsolosluklar ise başvuru sürecinin dışında olduklarını, ihalelerin başka ülkeler tarafından aracı kurumlara verildiğini savunuyor.
Ancak bu aracı kurumların Türkiye'deki faaliyetlerinde büyük bir denetim boşluğu bulunuyor.
Bu boşluk genişledikçe vatandaşın mağduriyeti artarken, faturanın genellikle hiçbir sorumluluğu bulunmayan seyahat acentelerine kesildiği görülüyor.
Ticaret dünyasındaki 'dükkan içinde dükkan' tabirini hatırlatan bu yapıda, aracı şirketlerin kayıt dışı ve vergisiz devasa gelirler elde ettiği belirtiliyor.
Günde ortalama 2.000 ile 3.000 arasında randevu açıldığı ve her birinden 100 ile 300 euro haksız bedel alındığı düşünüldüğünde, ortaya çıkan kayıt dışı ekonomi dudak uçuklatıyor.
Eren Aka'ya konuşan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, bu adaletsizliğe karşı hukuki yollara başvuracaklarını söyleyerek şu bilgileri paylaştı:
"Seyahat acentelerini korumak bizim görevimiz. Aracı kurumlara karşı seyahat acentelerinin kâr kayıpları ile ilgili tazminat davası açacağız.
Özellikle VFS Global ve iDATA'ya yönelik dava hazırlığımız var. İşte bu hukuksuzluklara ve adaletsizliklere karşı dava açmaya hazırlanıyoruz."
YUNANİSTAN'IN ŞEFFAF SİSTEMİ KOSMOS VİZE ÖRNEK GÖSTERİLDİ
Türkiye'deki tüm vize süreçleri aynı karanlık tabloya sahip değil.
Firuz Bağlıkaya, Yunanistan'ın vize işlemlerini yürüten Kosmos Vize'nin diğer kurumlardan ayrıştığını ifade etti.
Bu sistemde randevuların şeffaf açıldığı, sürecin öngörülebilir olduğu ve vatandaşların erişim problemi yaşamadığı vurgulanıyor.
Kapasiteden ziyade doğru bir yönetim anlayışının sorunları çözdüğüne dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, "Kosmos Vize için bir şikayet almıyoruz. Sistem doğru kurulursa bu iş sorunsuz ilerliyor" diyerek başarılı bir organizasyonun nasıl olması gerektiğini paylaştı.
Türkiye, AB adayı ülkeler arasında vizesiz seyahat edemeyen tek ülke
ŞİKAYETVAR VERİLERİ YÜZDE 38'LİK ARTIŞI KANITLIYOR
Konuyla ilgili güncel resmi veriler ve şikayet platformu istatistikleri de Firuz Bağlıkaya'nın sözlerini doğruluyor.
Şikayetvar'ın Mart 2026 raporuna göre, vize randevularına ilişkin kullanıcı şikayetleri bir önceki aya kıyasla yüzde 38 artarak yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Kullanıcılar, resmi kanallarda aylarca boşluk bulamazken aynı tarihlerin karaborsada fahiş fiyatlarla satıldığını resmi makamlara bildirdi.
Buna ek olarak, Avrupa Birliği'nin (AB) yeni devreye aldığı Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile Schengen bölgesindeki denetimlerin dijitalleşmesi, ilk giriş kuralına uymayan yolcuların dijital kayıt altına alınmasına ve sonraki başvurularda ret riskinin artmasına yol açıyor.
ORTA DOĞU'DAKİ GERİLİME RAĞMEN MİLYONLARCA TURİST AĞIRLANIYOR
Turizm sektörünün genel durumuna dair de değerlendirmeler yapan Firuz Bağlıkaya, 2026 yılı beklentilerine temkinli ama umutlu yaklaşıyor.
İç turizmin bu yıl daha güçlü bir ivme kazanması beklenirken, Rusya pazarında belirgin bir risk görülmüyor.
Orta Doğu bölgesindeki son gerilimler başlangıçta ufak bir düşüş yaratsa da yaz aylarına doğru toparlanma öngörülüyor.
Sektörün dayanıklılığına vurgu yapan Firuz Bağlıkaya, "Etrafımızda bu kadar kriz ve savaş varken turizm yapıyoruz. Buna rağmen milyonlarca turisti ağırlıyoruz" diyerek, bu başarının tesadüf olmadığını, Türk turizmcisinin ve dış politikanın gücünün bir yansıması olduğunu ifade etti.

