CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasına yönelik tartışmaları gündeme taşıdı. Tanrıkulu, TBMM Başkanlığı’na sunduğu ve Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yanıtlanmasını istediği soru önergesinde, uluslararası yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü mekanizmayı sordu.
Tanrıkulu önergesinde şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90’ıncı maddesi uyarınca usulüne uygun yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olup normlar hiyerarşisi bakımından kanunlarla çatışmaları halinde öncelikle uygulanmaları gerekmektedir. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında verilen kararlar ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından bağlayıcı niteliktedir. Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi (AYM) bireysel başvuru kararları da Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereğince yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlamakta olup kararların gecikmeksizin uygulanması zorunludur. Buna karşın son yıllarda hem AYM hem de AİHM tarafından verilmiş bazı kararların uygulanmadığı veya fiilen etkisiz bırakıldığı yönünde ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Bu durum özellikle Selahattin Demirtaş hakkında verilen AİHM Büyük Daire kararları, Osman Kavala hakkında verilen ihlal ve derhal tahliye kararları, Can Atalay hakkında verilen AYM hak ihlali kararları, Tayfun Kahraman hakkında AİHM süreçleri, Figen Yüksekdağ ve diğer HDP eski eş başkanlarıyla milletvekilleri hakkında verilen uluslararası yargı kararları bağlamında Türkiye’nin hukuk devleti ilkesi ve uluslararası yükümlülükleri açısından yoğun tartışmalara yol açmıştır. Özellikle Demirtaş v. Turkey (No. 2) ve Kavala v. Turkey kararlarında AİHM, tutuklamaların siyasi amaç taşıdığı ve derhal serbest bırakılmaları gerektiği yönünde hüküm kurmuştur. Buna rağmen kararların uygulanmaması nedeniyle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye hakkında ihlal prosedürü başlatmıştır. Benzer şekilde, milletvekili seçilen Can Atalay hakkında AYM tarafından verilen hak ihlali kararlarının yerel yargı organlarınca uygulanmaması Türkiye’de Anayasal düzenin işleyişi bakımından ciddi bir Anayasal kriz tartışmasına yol açmıştır. Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından biri, yüksek yargı kararlarının bağlayıcılığı ve uygulanmasıdır. Bu çerçevede Adalet Bakanlığı’nın hem ulusal hem de uluslararası yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin politikası ve somut uygulamaları kamuoyu açısından önem taşımaktadır.”
“ADALET BAKANLIĞI’NIN KOORDİNASYON GÖREVİ KAPSAMINDA YÜRÜTTÜĞÜ MEKANİZMA NEDİR”
Tanrıkulu, soru önergesinde Adalet Bakanlığı’nın AİHM kararlarının uygulanması konusunda yürüttüğü koordinasyon mekanizmasını sordu ve şu soruları yöneltti:
“AİHM tarafından Türkiye hakkında verilen ve kesinleşmiş kararların uygulanması konusunda Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı’nın koordinasyon görevi kapsamında yürüttüğü mekanizma nedir? Selahattin Demirtaş hakkında verilen Demirtaş v. Turkey (No. 2) Büyük Daire kararının gereği olan ‘derhal tahliye’ hükmü bugüne kadar neden uygulanmamıştır? Osman Kavala hakkında verilen Kavala v. Turkey kararının uygulanmaması nedeniyle başlatılan ihlal prosedürü kapsamında Türkiye’nin karşı karşıya kalabileceği yaptırımlar nelerdir? Can Atalay hakkında verilen hak ihlali kararlarının uygulanmaması konusunda AYM ile yerel mahkemeler arasında ortaya çıkan Anayasal uyuşmazlığa ilişkin Adalet Bakanlığı’nın hukuki değerlendirmesi nedir? Tayfun Kahraman ve diğer Gezi Parkı Davası sanıkları hakkında uluslararası yargı mercilerinde devam eden başvurular konusunda Bakanlığınızın savunma stratejisi nedir? Figen Yüksekdağ ve diğer eski milletvekilleri hakkında devam eden yargılamaların AİHM içtihadıyla uyumlu hale getirilmesi için herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?”
“SON 10 YILDA VERİLEN İHLAL KARARLARININ KAÇINDA TAHLİYE KARARI UYGULANDI?”
Tanrıkulu, önergesinde ayrıca Türkiye hakkında verilen AİHM kararlarının uygulanma düzeyine ilişkin istatistikleri de sordu.
Tanrıkulu’nun yönelttiği diğer sorular şöyle:
“AİHM kararlarının uygulanmaması nedeniyle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından Türkiye hakkında yürütülen denetim süreci hangi aşamadadır? Türkiye’de son 10 yılda AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının kaçında tahliye veya yeniden yargılama kararı uygulanmıştır? AYM kararlarının alt derece mahkemeleri tarafından uygulanmaması durumunda Adalet Bakanlığı’nın herhangi bir idari veya disiplin mekanizması bulunmakta mıdır? Yargı organlarının AYM ve AİHM kararlarını uygulamaması durumunda Türkiye’nin uluslararası sorumluluğu ve doğabilecek tazminat yükümlülüğü hakkında Bakanlığınızın bir risk analizi bulunmakta mıdır? Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi kapsamında verilen kararların uygulanması için yeni bir yasal veya kurumsal reform hazırlığı yapılmakta mıdır?”
