Doğanın sunduğu en ilginç mucizelerden biri olan Melipona balı, alışılmışın dışındaki özellikleriyle görenleri hayrete düşürüyor. Orta ve Güney Amerika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan "iğnesiz" Melipona arıları tarafından üretilen bu özel bal, sıradan ballardan çok daha farklı bir yapıya sahip. Yıllık üretimi sadece birkaç yüz gramla sınırlı olan bu sıvı altın, özel saklama kürecikleri bozulmasın diye şırıngalarla tek tek toplanıyor. Yoğun aroması ve hafif ekşi tadıyla gurmelerin radarına giren Melipona balı, nadir bulunması sebebiyle "sıvı mücevher" olarak adlandırılıyor.
PETEĞİ YOK, KÜRECİKLERİ VAR
Melipona arılarını diğer türlerden ayıran en büyük fark, balı depolama biçimleridir. Klasik altıgen petekler yerine balmumundan yapılmış küçük, oval kürecikler (pot) kullanan bu arıların balı, petek gibi kesilerek hasat edilemiyor. Balın kalitesini korumak ve hassas küreciklere zarar vermemek adına arıcılar, her bir bölmeye şırınga ile girerek balı dikkatle çekiyor. Bu zahmetli süreç, balın neden bu kadar değerli olduğunun da en büyük kanıtı.

YILDA SADECE BİRKAÇ YÜZ GRAM ELDE EDİLİYOR
Bir bal arısı kovanından yılda onlarca kilogram bal alınabilirken, Melipona arıları adeta bir "butik üretim" sergiliyor. Tek bir koloniden yıl boyunca elde edilen miktar sadece birkaç yüz gramı geçmiyor. Bu düşük verimlilik, balın piyasa değerini artırırken, onu ulaşılması en zor doğal ürünlerden biri haline getiriyor. Kısıtlı üretim miktarı nedeniyle Melipona balı, genellikle sadece özel siparişlerle ve yüksek fiyatlarla alıcı bulabiliyor.

AKIŞKAN YAPI VE UNUTULMAZ BİR TAT
Melipona balını tadanlar, ilk olarak alışılmadık bir ekşilikle karşılaşıyor. Standart ballara göre daha yüksek nem oranına sahip olan bu ürün, oldukça akışkan bir yapıya sahip. İçeriğindeki yoğun bitki özleri ve enzimler sayesinde keskin bir aroması bulunan bal, hem mutfaklarda egzotik bir lezzet olarak hem de geleneksel yöntemlerde şifa amaçlı kullanılıyor
