Başkent’te uzun yıllardır tartışma konusu olan "imar planı değişiklikleri ve haksız menfaat" iddiaları, yargı engelinin kalkmasıyla yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Danıştay Birinci Dairesi'nin, İçişleri Bakanlığı tarafından Melih Gökçek ve dönemin belediye üst yönetimi için verilen "soruşturmaya yer yoktur" kararını hukuka aykırı bularak iptal etmesinin ardından, Ankara Büyükşehir Belediyesi harekete geçti.
"BENİ ÇAĞIRACAK BİR SAVCI ÇIKMADI" DEMİŞTİ
ABB yönetimi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçede, eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın tanık sıfatıyla ifadesine başvurulmasını istedi. Başvuruda, Arınç’ın geçmişte kamuoyuna yansıyan ve siyaset tarihine geçen şu ifadeleri dayanak gösterildi:
"Ankara’yı parsel parsel sattı. Melih Gökçek’le ilgili 10 yıldır beni çağıracak bir savcı çıkmadı."
Belediye avukatları, bizzat iktidarın en üst kademelerinde görev yapmış bir ismin bu beyanlarının, soruşturmanın selameti ve iddiaların açıklığa kavuşturulması açısından "vazgeçilmez bir delil" niteliği taşıdığını vurguladı.
SORUŞTURMANIN ODAĞINDA NE VAR?
Danıştay kararıyla önü açılan soruşturma, Gökçek döneminde gerçekleştirilen çok sayıda imar değişikliğini kapsıyor. İddianamede ve şikayet dilekçelerinde öne çıkan başlıklar şunlar:
İmar Rantı İddiaları: Kişiye veya kurumlara özel imar artışları yoluyla kamunun zarara uğratılması.
Haksız Menfaat: Belediye imkanlarının belirli gruplara haksız kazanç sağlamak amacıyla kullanıldığı şüphesi.
Görevi Kötüye Kullanma: Belediye yöneticilerinin yetkilerini hukuka aykırı şekilde icra etmesi.
