BOLSEV (Bolu Belediyesi Güçlendirme Vakfı) soruşturmasında adli birimler, dosyadaki bulgular doğrultusunda operasyonun ikinci dalgasını gerçekleştirdi. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince icra edilen operasyon, yerel yönetimdeki yetki paylaşımı ve vakıf harcamalarını mercek altına alıyor.
SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ: TUTUKLAMA KARARLARI
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturmanın ilk aşamasında, ciddi iddialar yargıya taşınmıştı:
Bolu Belediye Başkanı ve aynı zamanda BOLSEV Yönetim Kurulu Başkanı olan Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, "irtikap" suçlamasıyla sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.
Soruşturmanın merkezinde, vakıf ve vakfa bağlı ticari işletmeler üzerinden yürütülen bazı mali işlemlerin yer aldığı ifade ediliyor.
OPERASYONDA YENİ İSİMLER: BEYKOZ VE ÖZDEMİR GÖZALTINDA
Jandarma ekiplerinin sabah saatlerinde gerçekleştirdiği operasyonla, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek iki isim daha muhafaza altına alındı:
Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP’li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir, ifadeleri alınmak üzere İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü.
Şüphelilerin ev ve ofislerinde gerçekleştirilen aramalarda, vakıf faaliyetlerine ve ticari iştiraklere dair bazı evrak ve dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.
HUKUKİ SÜREÇ VE SİYASİ YANSIMALAR
Bolu Belediyesi’nde peş peşe gelen gözaltı ve tutuklama kararları, kentteki siyasi dengeleri de hareketlendirdi. İçişleri Bakanlığı’nın süreçle ilgili müfettiş görevlendirmesi gündemdeki yerini korurken, CHP yerel örgütü ve genel merkezi gelişmeleri yakından takip ediyor. Hukukçular, "irtikap" suçlamasının niteliği gereği dosyadaki delillerin titizlikle incelendiğini ve soruşturmanın belediye ile vakıf arasındaki mali iş birliği ağını çözmeye yönelik olduğunu belirtiyor.
