Anadolu'nun derinliklerinde saklı kalmış bir mimari hazine olan Esederesi Camisi, 126 yıldır rüzgara, kara ve zamana göğüs geriyor. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Paşaköy’de bulunan bu tarihi ibadethanenin en büyük özelliği, yapımında hiç çivi kullanılmamış olması. Ahşap kalasların birbirine geçirilmesiyle oluşturulan "çentik kilit" yöntemiyle inşa edilen cami, babadan oğula geçen bir emeğin ürünü olarak bölgenin kültürel mirasında eşsiz bir yer tutuyor.
BABASINDAN DEVRALDIĞI EMANETİ OĞLU TAMAMLADI
Esederesi Camisi'nin inşası, dramatik ve bir o kadar da etkileyici bir aile öyküsüne dayanıyor. Yapımına 1880 yılında başlanan cami, asıl ustasının ömrü vefa etmeyince yarım kaldı. Ancak bayrağı devralan oğlu, 1899 yılında babasının vasiyetini yerine getirerek bu muazzam ahşap eseri tamamladı. Tamamen ağaçların birbirine kenetlenmesi üzerine kurulan sistem, üzerinden geçen bir asra rağmen hala sapasağlam durarak dönemin işçilik kalitesini gözler önüne seriyor.

ÖZEL ÇENTİK KİLİT SİSTEMİYLE YAPILDI
Geleneksel Türk mimarisinin en nadide örneklerinden biri olan bu yapı, köşelerde ağaçlara açılan özel kanallar ve çentikler sayesinde birleşiyor. Metal bağlantı elemanlarının yerini alan bu ahşap kilit sistemi, yapının doğal hava şartlarına göre esnemesine ve nefes almasına olanak tanıyor. Paşaköy’ün yedi mahallesinin tam merkezinde yükselen bu yapı, uzun yıllar boyunca bölgenin tek ibadethanesi olarak hizmet verdi.
KÖY HALKI TARİHİ MİRASI YAŞATMAK İÇİN NÖBETTE
Günümüzde mahallelere olan uzaklığı nedeniyle cemaati azalsa da, Paşaköy sakinleri bu ata mirasını terk etmiyor. Özellikle Cuma günleri caminin boş kalmaması adına bir araya gelen mahalleli, yapıyı diri tutmaya çalışıyor. Köy muhtarı Oğuzhan Şenel, "Camimiz tamamen ahşap ve orijinal yapısını koruyor. Köy halkı olarak burayı yaşatmak için her türlü fedakarlığı yapıyoruz. Geçen yıl çatısını kendi bütçemizle onardık fakat caminin daha kapsamlı bir bakıma ihtiyacı var" sözleriyle yapının hassasiyetine dikkat çekti.

RESTORASYON İÇİN PROFESYONEL DESTEK BEKLENİYOR
Tarihi Esederesi Camisi, köylülerin bireysel çabalarıyla bugüne kadar ulaşsa da zamanın yıpratıcı etkisi hissedilmeye başlandı. Uzmanlar, bu tür nadir ahşap yapıların gelecek nesillere aktarılabilmesi için profesyonel restorasyon ekipleri tarafından ele alınması gerektiğini vurguluyor. Taşköprü’nün bu gizli mücevheri, hem inanç turizmi hem de mimari araştırmalar için büyük bir potansiyel taşıyor.
