İletişim teknolojisi alanında son yıllarda inanılmaz ilerleme kaydedildi. Ancak bu ilerlemenin iyi tarafları olduğu gibi kötü tarafları da mevcut. Bu gelişim ile paralel ilerleyen dolandırıcılık sektörü de tehlikeli hal almaya başladı.
Geçtiğimiz yıllarda Kontör Dolandırıcılığı şeklinde başlayan telefon dolandırıcılığı, son zamanlarda dünya adeta çağ atladı. Son olarak Sahte Savcı ve FETÖ/Terör Örgütü Soruşturması dolandırıcılığı ile birlikte Türkiye'de on binlerce vatandaş, kendilerini devlet görevlisi olarak tanıtan şahıslara evlerindeki altınları kendi elleriyle teslim etmişti.
TORUN DOLANDIRICILIĞI
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün geçmişte yaptığı Polis asker sizden para istemez uyarılarına rağmen, suç örgütleri her yıl yöntemlerini revize ederek, özellikle teknolojiye uzak yaşlı nüfusu hedef almaya devam ediyor. İlk Almanya'da patlak veren 'torun dolandırıcılığı'nın ülkemize sıçradığı uyarısı da yapılömış bulunuyor.
BİNLERCE NUMARA BLACK LIST'E ALINDI
Teknolojiyi kullanarak dolandırma eylemine giren suç şebekelerine karşı uluslararası mücadele de hız kazandı. Almanya Federal Ağ Ajansı (Bundesnetzagentur), 2025 yılı boyunca arttıkça artan şikayetlerin ardından radikal bir karar alarak, dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan binlerce telefon numarasını erişime kapattı.
Özellikle yaşlı bireyleri hedef alan ve duygusal manipülasyon üzerine kurulu bu tuzaklar, Avrupa'dan sonra Türkiye için de büyük tehlike oluşturduğu ortaya çıktı.
EN YAYGIN TELEFON DOLANDIRICILIĞI YÖNTEMLERİ
Güvenlik güçlerinin raporlarına yansıyan verilere göre, dolandırıcılar kurbanlarını seçerken rastgele değil, planlı hareket etmekte. Almanya'da Enkeltrick olarak bilinen ve dilimize Torun Numarası olarak geçen yöntemde, dolandırıcılar yaşlı vatandaşları arayarak, sesi ağlamaklı veya boğuk bir şekilde taklit ediyor. 'Büyükanne, kaza yaptım, acil ameliyat parası lazım' veya 'Tutuklandım, kefalet ödemem gerekiyor' gibi senaryolarla, karşı taraf kandırılmaya çalışılıyor.
Çağrı merkezleri üzerinden organize edilen bu suçlarda, dolandırıcıların bir diğer favori yöntemi ise gerçek olmayan resmi makam aramaları olarak karşımıza çıkmakta. Kendilerini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtan şüpheliler, 'Gizli bir operasyon yürütüyoruz, paranızı güvenceye almamız lazım' yalanıyla kurbanların tüm birikimlerini ellerinden alıyor.
'ADINIZ TERÖR ÖRGÜTÜNE KARIŞTI' YALANI
Ekipler ülkemizde dolandırıcılık yöntemlerine karşı uyarılarda bulunmaya devam ediyor. 'Adınız veya banka hesabınız terör örgütü soruşturmasına karıştı.', 'Hesabınızdan şüpheli işlem yapılıyor, parayı şu güvenli havuza aktarın.', 'Hakkınızda icra takibi başlatıldı, hemen ödeme yapın.' gibi cümleler dolandırıcıların tercih ettiği yöntemler olarak biliniyor.
