Tesis Yönetim Derneği (TRFMA) Yönetim Kurulu Başkanı Nazlı Uzunlar Aydın, her gün milyonlarca insanın kullandığı fabrikalardan hastanelere, havalimanlarından alışveriş merkezlerine kadar yaşamın her alanına dokunan tesis yönetimi sektörünün ulaştığı boyutu gazetemize değerlendirdi.
Sektörün yalnızca ekonomik hacmiyle değil, üstlendiği stratejik rolle de öne çıktığını belirten Aydın, tesis yönetiminin Türkiye ekonomisindeki yerini şu sözlerle özetledi:
"Tesis yönetimi bugün Türkiye ekonomisinin en stratejik hizmet alanlarından biri haline gelmiş durumda. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ekonomik büyüklükten ve 2 milyona yaklaşan istihdam kapasitesinden söz ediyoruz. Ancak sektörün asıl önemi yalnızca ekonomik hacminden kaynaklanmıyor. Fabrikalardan üretim tesislerine, havalimanlarından hastanelere, alışveriş merkezlerinden konut projelerine, plazalardan eğitim kurumlarına kadar yaşamın ve üretimin sürdüğü her noktada tesis yönetimi var."

"SADECE İŞLETMİYOR, SÜREKLİLİĞİ VE GÜVENLİĞİ YÖNETİYORUZ"
Tesis yönetiminin binaların sadece fiziksel olarak işletilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan TRFMA Başkanı Aydın, "Biz aslında yapıların yalnızca işletmesini değil; operasyonel sürekliliğini, güvenliğini, enerji performansını, sürdürülebilirliğini ve kullanıcı deneyimini yönetiyoruz. Bugün tesis yönetimi; verimlilik, sürdürülebilirlik, risk yönetimi ve iş sürekliliğiyle doğrudan ilişkilendirilen stratejik bir yönetim alanına dönüşmüş durumda" dedi.
20 MİLYAR DOLARLIK "GÖRÜNMEYEN" SEKTÖR
Böylesine devasa bir hacme ulaşan sektörün kamuoyunda neden yeterince görünür olmadığı sorusunu yanıtlayan Aydın, çarpıcı bir metafor kullandı:
"Tesis yönetimi çoğu zaman işler sorunsuz ilerlediğinde görünmeyen bir sektör. Sektörümüz hayatın doğal akışının görünmeyen omurgası gibi çalışıyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu alan artık yalnızca 'destek hizmetleri' perspektifiyle değerlendirilemeyecek kadar büyük bir yapıya dönüştü. Çünkü modern yaşamın sürdürülebilirliği doğrudan doğruya yapıların doğru yönetilmesine bağlı hale geldi."
YAPAY ZEKÂ VE VERİ ANALİTİĞİ DEVREDE
Tesis yönetiminin günümüzde kapsadığı hizmet alanlarının sınırlarını aştığını belirten Aydın, temizlik, güvenlik, teknik bakım, enerji yönetimi, catering, peyzaj, hijyen, atık yönetimi ve bina otomasyon sistemleri gibi klasik hizmetlerin artık dijital bir altyapıyla sunulduğunu ifade etti.
Meselelerin artık yalnızca fiziksel hizmet üretmekten çıktığına dikkat çeken Aydın, "Bugün sektör; veriyi okuyabilen, enerji performansını analiz eden, karbon ayak izini yöneten, kullanıcı memnuniyetini ölçen ve operasyonel verimliliği optimize eden entegre bir yapıya dönüştü. Akıllı bina sistemleri, IoT (Nesnelerin İnterneti) altyapıları, veri analitiği ve yapay zekâ destekli süreçler artık sektörümüzün ayrılmaz bir parçası haline geldi" şeklinde konuştu.
2 MİLYON KİŞİLİK DEV İSTİHDAM ORDUSU
Sektörün Türkiye'deki istihdam yükünü sırtlayan en önemli alanlardan biri olduğunu hatırlatan Nazlı Uzunlar Aydın, 2 milyona yaklaşan istihdam gücünün nasıl şekillendiğini şu sözlerle aktardı:
"Tesis yönetimi emek yoğun ama aynı zamanda çok disiplinli bir sektör. Hastanelerden havalimanlarına, üretim tesislerinden AVM’lere, plazalardan konut projelerine kadar çok geniş bir operasyon alanında faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla sektörümüzde; temizlik personelinden güvenlik görevlisine, aşçısından teknisyenine, mühendisinden bahçıvanına, veri analistinden operasyon yöneticisine kadar çok farklı uzmanlık seviyelerinde istihdam oluşuyor. Operasyonel süreçlerimiz her ne kadar dijitalleşme sürecinde olsa da, işimizin ana odağı ve kaynağı insan olmaya devam ediyor."
