Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye’nin sağlık karnesindeki en hassas göstergelerden biri olan bebek ölüm oranlarına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Rapora göre 2024 yılında her bin canlı doğumdan 9’unun bir yaşını dolduramadan hayatını kaybetmesi, sağlık hizmetlerine erişimdeki adaletsizliği ve ekonomik krizin derinleşen etkilerini bir kez daha gündeme taşıdı.
OECD ORTALAMASININ İKİ KATI
TTB Halk Sağlığı Kolu Başkanı Dr. Nasır Nesanır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle desteklenen tabloda, Türkiye’deki bebek ölüm hızının gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kaldığını belirtti. Nesanır, kayıpların trajik bir bölümünün doğumun hemen ardından, yani yaşamın ilk ayında (neonatal dönem) gerçekleştiğine işaret etti.
"PİYASA MANTIĞI BEBEKLERİ ETKİLİYOR"
Cumhuriyet'in haberine göre raporda, sağlık sisteminin son yıllarda geçirdiği dönüşümün sonuçları sert bir dille eleştirildi. Dr. Nasır Nesanır, bebek ölümlerini azaltmanın yolunun fiziksel büyüklüğüyle öne çıkan hastanelerden geçmediğini belirterek şu analizi yaptı:
“Sağlık sisteminin giderek daha fazla piyasa mantığıyla örgütlenmesi, bebek ölümlerini hem doğrudan hem de dolaylı olarak tetikliyor. Çözüm devasa hastane binalarında değil; mahalle bazlı, güçlü ve yaygın bir koruyucu sağlık sistemindedir.”
EKONOMİK KRİZ VE BESLENME SORUNU
TTB’nin analizine göre, bebek ölümleri sadece tıbbi bir yetersizlik meselesi değil, aynı zamanda bir "yoksulluk" sorunu. Ekonomik krizle birlikte derinleşen beslenme bozuklukları, annelerin hamilelik sürecindeki sağlık durumunu ve dolayısıyla bebeklerin hayata tutunma şansını doğrudan etkiliyor. Sağlık hizmetlerine erişimdeki bölgesel ve sınıfsal farklılıklar, ölüm oranlarının iller arasında büyük uçurumlar sergilemesine neden oluyor.
