Türk gençlerinin Lahey’de adalet arayışı

Türk gençlerinin Lahey’de adalet arayışı

Kırkı aşkın genç Türk hukukçu adayı, sanat ve iş dünyasının köklü buluşma noktası ‘Rindan’ ekibinin ve kamu kurumlarının desteğiyle ‘Uluslararası Hukuk Yolculuğu’ projesine imza attı. 1-10 Eylül tarihleri arasında Strazburg’dan Lahey’e uzanan tarihi yolculukta Avrupa’nın önemli yargı mercilerini ziyaret eden gençler, edindikleri vizyonla Türkiye’nin gelecekteki adalet savunucuları olarak umut verdi.

Sanat, edebiyat ve iş dünyamızın kıymetli isimlerini ‘Hilmi Oflaz sofrası’ etrafında buluşturan ve kamuoyunda ‘Kahve’ adıyla da bilinen Rindan ekibi, yine sessiz sedasız ancak etkisi nesiller boyu sürecek tarihi bir projeye omuz verdi. İş insanı Alper Kanca ve hukukçu Necmettin Yaşar’ın da katılımıyla Beyler Kafe’de gerçekleşen özel buluşmada ‘Uluslararası Hukuk Yolculuğu’ projesinin detaylarını ve gençlerin gözlerindeki o eşsiz heyecanı bizzat dinleme fırsatı buldum. Koordinatörlüğünü büyük bir adanmışlıkla Avukat Kamil Uğur Yaralı’nın, organizatörlüğünü ise Mehmet Sait Karaca’nın üstlendiği projeye; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Gedikli, Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Basri Bülbül ve Dr. Öğr. Üyesi Ali Osman Karaoğlu ile İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Baran rehberlik etti. Rindan’ın manevi ve maddi hâmiliğinin yanı sıra proje; uçak biletlerini üstlenen TİKA, ulaşımlarını ve konaklamalarını sağlayan Diyanet İşleri Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yurtdışında kafileyi gittikleri şehirlerde yemeklerde ağırlayan Milli Görüş teşkilatlarının devasa lojistik dayanışmasıyla vücut buldu.

lahey-3.jpg

‘ADALETİ BİZZAT DURUŞMA SALONLARINDA ARADIK’

Geziye katılan genç hukukçularımızın da yer aldığı kahvaltıda geziyi gün gün özetleyen akademisyen Hasan Basri Bülbül, saha çalışması öncesindeki akademik hazırlığın projenin omurgasını oluşturduğuna dikkat çekti. Bülbül, klasik ve tekdüze bir hukuk eğitimi yerine, alanında uzman akademisyenler eşliğinde tamamen İngilizce ve interaktif ilerleyen on iki haftalık zorlu bir teorik hazırlık süreci yürüttüklerini aktardı. Her bir öğrencinin uluslararası davalar ve ziyaret edilecek kurumlar hakkında yol boyunca bütün ekibi bilgilendirecek özel sunumlar hazırlamasıyla, bu akademik maratonun adeta bir laboratuvara dönüştüğü de vurguladı. Gençlerin teorik altyapısını bu şekilde sağlamlaştırdıktan sonra 1-10 Eylül tarihleri arasında Avrupa’ya çıkarma yaptıklarını belirten Bülbül “Uluslararası yargı kurumlarını kuru bilgilerle değil, bizzat duruşmalara girerek yerinde tecrübe etmeyi hedefledik” ifadelerini kullandı. Zürih’ten başlayan rota; Strazburg’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Lüksemburg’da Avrupa Birliği Adalet Divanı ve Paris’teki Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) ziyaretleriyle şekillendi. AİHM’de Türk Hâkim Prof. Dr. Saadet Yüksel’in konuğu olan heyet, Paris’te ise Büyükelçilik yetkilileriyle diplomatik süreçleri istişare etti.

lahey-2.jpg

İSRAİL’E DESTEK DAVASINDA ‘TÜRK ÇIKARMASI’

Hollanda’nın Lahey kentine geçildiğinde ise gençler için başlı başına bir azim ve strateji sınavı başladı. Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD), Nikaragua’nın İsrail’e destek verdiği gerekçesiyle Almanya’ya açtığı davayı izlemek isteyen heyet, zorlu bir kontenjan engeliyle karşılaştı. Hasan Basri Bülbül’ün aktardığı detaylara göre, mahkemenin dinleyici locasına tüm dünyadan sadece 15 kişi kabul etmesi üzerine kırk kişilik kafile özel bir planlama yaptı. Dört güne yayılan duruşmalar için gruplara bölünen öğrenciler, kontenjana dâhil olabilmek adına sabah saat 06:00 itibarıyla mahkeme kapısında nöbete başladı. Türk gençlerinin bu sarsılmaz kararlılığı, Lahey’de adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Öyle ki, yoğunluktan salona giremeyen bazı Alman gençlerin sosyal medyada “Gelmek isteyen erken gelsin, kapıda kalabalık bir Türk grubu var” şeklindeki paylaşımları kafilenin bölgedeki etkisini gözler önüne serdi. Kapıdaki uzun bekleyiş sırasında, ekibin öne çıkan isimlerinden Ahmet Doruk Akbaş’ın diğer ülke vatandaşlarına süreci ve hukuki arka planı İngilizce anlatmasıyla, Türk hukukçuların donanımlı varlığı tüm divan çevresinde büyük yankı uyandırdı.

İÇERİDEN FELSEFİ VE HUKUKİ OKUMALAR

Duruşma salonuna girmeyi başaran gençler için asıl sürpriz ise savunma kürsüsünde yaşandı. İstanbul’da kendilerine ders veren, 15 dil bilen, tam bir İstanbul aşığı ve Tanpınar hayranı Şilili akademisyen Kadir Has Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Alfredo Crosato Neumann’ı Nikaragua savunma ekibinde bizzat kürsüde izleyen öğrenciler, büyük bir gurur yaşadı. İşin en kıymetli yanı ise duruşmanın ikinci günü akşamı gerçekleşti. Dr. Crosato Neumann ve BM Filistin Özel Raportörünün asistanlığını yürüten bir başka hukukçu, yorucu günün ardından Türk öğrencilerle özel bir oturum düzenledi. Bu kritik buluşmada, küresel davaların dünya kamuoyunda nasıl gündem yarattığı, medya hukuku ve uluslararası söylem belirleme stratejileri üzerine içeriden çok değerli okumalar yapıldı.

PARİS’TE ENTELEKTÜEL DÜELLO VE SARSICI SORULAR

Paris ayağında yaşanan fikir çarpışmaları, seyahatin en akılda kalıcı anlarından biri olarak hafızalara kazındı. École Pratique des Hautes Études bünyesinde görev yapan Prof. Dr. Lena Salaymeh’in ‘Uluslararası Hukuk ve Kolonyalizm’ başlıklı dersine katılan gençler, unutulmaz bir entelektüel düellonun tam ortasında kaldı. Ali Şeriati’nin “Sizi rahatsız etmeye geldim” sözünü hatırlatan bu provokatif derste Salaymeh, uluslararası kurumları emperyalizmin aparatı olmakla eleştirdi. “Sizi kim destekliyor?”, “Sizin beyninizi yıkamışlar” gibi zorlu ve köşeye sıkıştıran sorularla gençleri adeta sınava çeken akademisyen, ekibin olaylara eleştirel bakış açısını derinden besledi. Hasan Basri Bülbül, bu zorlu tartışmanın ardından Salaymeh’e ‘Rindan’ kültüründen bahsettiğini ve usta akademisyenin bunu çok ilginç bularak İstanbul’a geldiğinde ekibi ziyaret etmek istediğini aktardı.

LAHEY’DE GEÇİŞ DÖNEMİ ADALETİ

Divan’ın ötesine geçen kafile; uluslararası hukukun Lahey’deki diğer köklü kurumlarını da mercek altına alma fırsatı buldu. Daimi Tahkim Mahkemesi’nde (PCA), Dekan Prof. Dr. Fethi Gedikli’nin eski öğrencisi hukukçu Gökçe Uyar heyeti ağırladı. Kırk yıl önce kurulan İran-ABD İddiaları Hakem Mahkemesi’nde (IUSCT) ise üç tecrübeli hakemin sunumuyla, diplomasi ve hukukun kesişim noktaları incelendi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) Sudan’ın Darfur bölgesindeki iç savaşta işlenen suçları konu alan Al-Rahman davasının duruşmasına katılım sağlandı. Savaş suçlarından mahkûm edilen sanığın; evlerinden edilen mağdurlar, yaşanan ölümler ve keyfi tutuklamalar için ödeyeceği tazminatın tartışıldığı bu celse, uluslararası ceza adaletinde hesap verebilirlik ilkesinin pratik yansımalarını gözler önüne serdi. Kosova Uzman Daireleri’nde (KSC) ise 2020 yılında yargılanmak üzere cumhurbaşkanlığı görevinden istifa eden eski UÇK lideri Hashim Thaçi’nin tarihi davası da Türk genç hukukçular tarafından bizzat takip edildi. Heyetin Türkiye’ye dönüşünden sadece bir gün sonra Thaçi’nin 25 yıl hapse mahkûm edilmesi ve bu kararın bölgede yarattığı infial, kafilenin ne denli kritik bir dönemece tanıklık ettiğini kanıtladı. Bölgede tansiyonun yüksek olduğu, gövde gösterilerinin yaşandığı bir döneme denk gelen bu duruşma; gençlere ‘geçiş dönemi adaleti’ kavramını ve barışı sürdürebilmek için adaletten ne kadar taviz verilebileceği gerçeğini en çıplak haliyle gösterdi. Heyet ayrıca Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nü (OPCW) de ziyaret ederek silahsızlanma rejimlerinin hukuki denetimi hakkında brifing aldı.

fethii.jpg

‘GELECEĞİMİZE GÜVEN DUYMAMIZI SAĞLADILAR’

Öğrencilerin ‘Uluslararası Hukuk Yolculuğu’ projesinden edindikleri vizyonun önemine değinen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Gedikli gençlerin azminden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, tarihi yolculuğun mimarlarına teşekkür etti. Gedikli “Gençlerimizle ne kadar gurur duysak azdır. Onların çok az uykuya rağmen bütün programı eksiksiz takip etmeleri bizi son derece memnun etti. Bu faaliyetler sürecek, zira gördük ki böyle ufuk açıcı projelere sahiden büyük bir ihtiyaç varmış. ‘Kahve’, yani Rindan ekibi sağ olsun maddi ve manevi çok önemli bir destek sağladı. Diyanet İşleri Başkanlığının desteği de beni derinden etkiledi, bizi şaşırttılar. Ayrıca TİKA’nın ve Gençlik ve Spor Bakanlığının da büyük desteklerini gördük” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN