Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde, geleneksel beslenme alışkanlıklarının yol açabileceği sağlık risklerine karşı uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Kurban ibadetini yerine getiren vatandaşların, kesim işlemlerinin hemen ardından taze eti sofraya taşıma eğilimi, sindirim sistemi rahatsızlıkları başta olmak üzere pek çok sağlık problemine davetiye çıkarıyor.
Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Dr. Mehmet Emin Mavi, taze kesilmiş kurbanlık etlerin biyokimyasal yapısı, doğru saklama yöntemleri ve çiğ tüketimin getirdiği paraziter riskler hakkında hayati uyarılarda bulundu.
"ÖLÜM SERTLİĞİ" SİNDİRİMİ ZORLAŞTIRIYOR
İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulunan Dr. Mehmet Emin Mavi, etin lezzet kalitesi ve insan anatomisine uygunluğu için veteriner kontrolü ile hijyenik kesimin ön şart olduğunu belirtti. Kesimin hemen ardından başlayan biyolojik sürece dikkat çeken Dr. Mavi, şu ifadeleri kullandı:
"Kurban etinin kesildikten hemen sonra pişirilip tüketilmesi kesinlikle tavsiye edilmez. Bunun temel sebebi, bilimsel literatürde 'rigor mortis' olarak adlandırılan ölüm sertliğidir. Yeni kesilen hayvanda kaslar henüz gevşemediği için et hem çok sert olur hem de pişme kalitesi düşer. Bu vaziyetteki bir etin tüketilmesi sindirim sistemini ciddi manada zorlar, mide ağrılarına ve şişkinliğe yol açar. Etin hem kolay sindirilmesi hem de yumuşaması için kesimden sonra en az 12 ila 24 saat boyunca serin bir ortamda dinlendirilmesi şarttır."
DOĞRU SAKLAMA DERECELERİ: BUZDOLABI VE DONDURUCU AYARI
Etin muhafaza sürelerine göre saklama koşullarının değişmesi gerektiğini hatırlatan Dr. Mavi, bakteriyel üremenin önüne geçmek için şu dereceleri önerdi:
Birkaç gün içinde tüketilecek etler, buzdolabının normal bölmesinde ve 4°C civarındaki sıcaklıklarda saklanmalıdır.
Eti kıyma veya parça olarak uzun süre saklamak isteyen vatandaşlar ise dondurucu ünitelerini -18°C ve altına ayarlayarak derin dondurucularda saklama işlemini gerçekleştirmelidir.
AZ PİŞMİŞ ETTE "KİST HİDATİK" TEHLİKESİ
Hayvanlardan insanlara geçebilen zoonoz (bulaşıcı) hastalıklara da değinen Dr. Mehmet Emin Mavi, çiğ veya az pişmiş et tüketiminin paraziter hastalıklara zemin hazırladığını aktardı. Özellikle karaciğer ve akciğer gibi sakatat gruplarında görülebilen "kist hidatik" tehlikesine vurgu yapan Mavi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hayvanın beslenme ve büyüme sürecinde bünyesine aldığı bazı mikroorganizmalar organlarına yerleşebilir. Halk arasında kist hastalığı olarak bilinen 'kist hidatik', iyi yıkanmamış çiğ sebzelerden bulaşabileceği gibi, enfekte hayvanların çiğ ya da az pişmiş etlerinin tüketilmesiyle de insanlara doğrudan geçebilir. Bu risklerin önüne geçmek için etlerin içi tamamen pembeleşene kadar, yüksek ısıda ve doğru sürede pişirilmesi hayati önem taşımaktadır."
