Yalova’daki IŞİD operasyonunda yeni ayrıntılar: Kadınların ifadeleri çatışma anını ve hazırlıkları ortaya koydu

Yalova’daki IŞİD operasyonunda yeni ayrıntılar: Kadınların ifadeleri çatışma anını ve hazırlıkları ortaya koydu

Yalova’da 2025 yılının son günlerinde düzenlenen ve üç polisin şehit olduğu, altı IŞİD mensubunun öldürüldüğü operasyona ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Baskın yapılan evlerde bulunan kadınların ifadeleri, çatışma sırasında yaşananları, evde saklanan uzun namlulu silahları ve patlayıcı hazırlıklarını gözler önüne serdi. Elinde barut izi tespit edilen bir şüphelinin, “Eşimin başını okşadım, barut oradan bulaştı” savunması dikkat çekti.

Yalova’da polisle girdikleri çatışmada öldürülen beş IŞİD mensubunun eşlerinin ifadeleri, soruşturma dosyasına girdi. İfadelerde, polislere ateş açılan uzun namlulu silahların evlerde saklandığı, ayrıca patlayıcı haline getirilen düdüklü tencere ve piknik tüpünden de haberdar olunduğu yönünde beyanlar yer aldı.

Dosyaya yansıyan bilgilere göre, evlerde bulunan silah ve mühimmatın yalnızca erkekler tarafından değil, aynı evde yaşayan kadınlar tarafından da bilindiği anlaşıldı.

Soruşturmada dikkat çeken bir diğer detay ise, İlim ve Takva Dergisi’nin hocalarından olduğu belirtilen ve sosyal medyada örgüt propagandası yaptığı ifade edilen Ömer El Kurdi kod adlı Mehmet Bal’ın, operasyondan yaklaşık 4,5 saat önce çatışmanın yaşandığı eve gelmesi oldu.

İnternette yayımlanan videolarında şeriat çağrısı yapan Bal’ın, ifadesinde, bir süredir içine kapanık olduğu ve moralinin bozuk olduğu belirtilen Zafer Umutlu ile konuşmak üzere eve geldiğini söylediği aktarıldı.

“CİHAT BAŞLAMIŞTIR”

Kadınların ifadelerine göre, polislerin eve baskın yaptığı sırada Lütfi Sordabak silahını alarak pencereye yöneldi ve ateş açtı. İfadelerde, Sordabak’ın bu sırada “Cihat başlamıştır” diye bağırdığı anlatıldı.

Çatışmada öldürülen Mehmet Cami Sordabak’ın eşi Filiz Sordabak’ın elinde barut kalıntısına rastlanması, çatışma sırasında silah kullandığı şüphesine yol açtı.

Filiz Sordabak, polis sorgusunda elinde tespit edilen barut kalıntısına ilişkin şu savunmayı yaptı:

“Eşimin başını okşadım. Barut kalıntısı o sırada elime bulaşmıştır.”

Aynı ifadesinde, “Bu cihadı beklemiyorduk. Olay sırasında ateş etmedim” dediği öğrenildi.

29 Aralık sabaha karşı Yalova Terörle Mücadele ekipleri tarafından kırsal alandaki iki katlı bir eve düzenlenen baskında çıkan çatışmada 3 polis şehit oldu, 6 IŞİD mensubu öldürüldü. Yalova’da Polis Özel Harekât biriminin bulunmaması nedeniyle operasyonun terörle mücadele ekiplerince yapılması ve çatışma sırasında Bursa’dan destek istenmesi, kamuoyunda “operasyon hazırlığında ve istihbaratta zaafiyet var mı?” sorularını gündeme getirdi.

EVDE KİMLER YAŞIYORDU?

Polisin baskın düzenlediği bahçe içindeki iki katlı evin üst katında Zafer Umutlu ve eşi Berivan, alt katında ise iki ay önce taşındıkları belirtilen Mehmet Cami Sordabak ve eşi Filiz’in yaşadığı öğrenildi. Kadınların ifadelerine göre, olayın yaşandığı gece öldürülen IŞİD mensupları Zafer Umutlu’nun evinde toplanmıştı.

Dokuz aydır evde 11 aylık bebekleriyle birlikte oturan 23 yaşındaki Berivan Şengir Umutlu, ifadesinde olay gecesi Sordabak ailesinin eve geldiğini söyledi. Umutlu, akşam saatlerinde Ömer El Kurdi’nin eve geldiğini, bir süre sonra ayrıldığını anlattı.

“BİZ ESARETE DÜŞMEK İSTEMİYORUZ”

Evi temizlerken oturma odasında 4-5 tüfek gördüğünü belirten Umutlu, eşinin kendisine “Bunları atacağız” dediğini aktardı. Umutlu, polisler geldiğinde eşlerinin önce teslim olma eğiliminde olduğunu, ancak İbrahim Dayan’ın silah kuşanarak diğerlerini çatışmaya ikna ettiğini söyledi.

Berivan Umutlu, ifadesinde eşinin pencereye silahla yöneldiğini, kendisinin önüne geçtiğini ancak eşinin kendisini ittiğini anlattı. Umutlu, eşinin “Biz esarete düşmek istemiyoruz” diyerek ateş açtığını söyledi.

Kısa Dalga'dan Hale Gönültaş'ın haberine göre Haşem Sordabak’ın eşi 21 yaşındaki Çiğdem Sordabak, silahların nereden geldiğini bilmediğini iddia ederken, İlim ve Takva Dergisi’ne zaman zaman gittiğini ve WhatsApp grubunda yazışmalar yaptıklarını anlattı.

Mehmet Cami Sordabak’ın eşi Filiz Sordabak ise çatışma sırasında çocuklarının alt katta olduğunu belirterek, “Kaynım Lütfi Sordabak ‘Yardım isteyin’ diye bağırdı. Bunun üzerine Musa Sordabak’ı aradım” dediğini ifade etti.

Lütfi Sordabak’ın eşi 22 yaşındaki Nihal Sordabak, eşinin eve baskın olabileceğini söylediğini, bu nedenle Zafer Umutlu’nun evine gittiklerini anlattı. Evde silah görmediğini savunan Sordabak, mutfak tarafındaki bir odada piknik tüpü ve düdüklü tencere gördüğünü söyledi.

Çocukların zarar görmemesi için erkeklerin bulunduğu tarafa götürüldüklerini belirten Sordabak, kendisinin ve diğer kadınların silah kullanmadığını savundu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN