Çevre örgütleri EuroNatur ve River Watch’ın Balkan nehirlerine ilişkin yayımladığı yeni çalışma, bölgedeki doğal nehir ekosistemlerinin alarm verici hızda tahrip edildiğini ortaya koydu. “Balkan Nehirlerinin Hidromorfolojik Durumu” başlıklı araştırmaya göre, son 13 yılda yaklaşık 2 bin 450 kilometrelik bakir nehir kaybedildi. Çalışma, 11 ülkede toplam 83 bin 824 kilometrelik nehir ağını inceleyerek son yıllardaki değişimi ortaya koydu.
ARNAVUTLUK’TA DRAMATİK DÜŞÜŞ
Rapora göre Arnavutluk’ta temiz ve doğal niteliğini koruyan nehirlerin oranı 2012’de yüzde 68 seviyesindeyken, 2025 itibarıyla yüzde 40’a kadar geriledi. Mutlak rakamlarla ifade edildiğinde, “neredeyse doğal” kabul edilen nehir uzunluğu 2018–2025 yılları arasında 3 bin 812 km’den 2 bin 668 km’ye düştü. Araştırma, bu kaybın kısa bir zaman diliminde gerçekleştiğine ve baskının giderek arttığına dikkat çekti.
BOSNA-HERSEK’TE YÜZDE 23’LÜK KAYIP
Bosna-Hersek’te de tablo benzer. Ülkede bakir sayılabilecek yüksek ekolojik değere sahip nehir kesitleri 2012’de bin 170 kilometre iken, 2025’te 904 kilometreye geriledi. Bu, 13 yıl içinde yüzde 23’lük bir kayba karşılık geliyor. Uzmanlar, özellikle küçük ve orta ölçekli hidroelektrik projelerinin bu düşüşte belirleyici rol oynadığını vurguluyor.
ASLİ TEHDİT: HİDROELEKTRİK VE ALTYAPI
Araştırmayı kaleme alan Dr. Ulrich Schwarz, nehirlerin bozulmasının temel nedeninin hidroelektrik yatırımları olduğunu belirtti. Çalışmada, suyun başka alanlara yönlendirilmesi, tortu (sediment) çıkarımı, yol ve altyapı inşaatları gibi faaliyetlerin de ciddi baskı yarattığı kaydedildi. Özellikle barajlar ve yapay engellerin nehirlerin doğal sürekliliğini parçaladığı, nehir yataklarının betonla güçlendirilmesi ve doğal kıvrımların düzeltilmesinin ise habitat kaybına yol açtığı ifade edildi.
‘UMUT VEREN ADIMLAR DA VAR’
Raporda tüm olumsuz tabloya rağmen bazı pozitif gelişmelere de dikkat çekildi. Arnavutluk’taki Vjosa Nehri, Avrupa’nın ilk “Vahşi Nehir Milli Parkı” ilan edilerek yaklaşık 40 baraj projesinin önüne geçilmesini sağladı.
Yaklaşık 272 kilometresi Arnavutluk’tan, 80 kilometresi ise Yunanistan’dan geçen Vjosa’nın Arnavutluk bölümü Mart 2023’te milli park ilan edildi. Ancak, Balkan Insight’ta yer alan habere göre, aradan geçen iki buçuk yıla rağmen nehrin endüstriyel ve insani müdahalelerden etkin biçimde korunması için yeterli adımlar atılmadı.
BOSNA’DA YASAL KAZANIM
Bosna-Hersek’te ise 2022’de önemli bir hukuki adım atıldı. Federasyon düzeyinde Elektrik Yasası’nda yapılan değişiklikle, 10 megavatın altındaki yeni küçük hidroelektrik santrallerinin onaylanması yasaklandı. Bu düzenleme sayesinde yaklaşık 116 projenin durdurulduğu belirtildi. Çalışmaya göre Balkanlar genelinde bu ve benzeri kazanımlar sayesinde yaklaşık 200 kilometre büyük nehir ve 700 kilometre küçük nehir korunabildi.
Buna rağmen araştırmanın genel sonucu karamsar. Raporda, “Hidroelektrik ana tehdit olmayı sürdürse de, vahşi nehirlerden altyapı koridorlarına geçiş; barajlar, su yönlendirmeleri, madencilik faaliyetleri ve nehir düzenleme projeleri gibi birikimli insan etkilerinin sonucu” denildi. Uzmanlar, mevcut politikalar değişmediği sürece Balkanlar’ın Avrupa’daki son büyük doğal nehir havzalarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
