Face The Future tarafından yürütülen araştırmada 2 bin kadın incelendi. Bulgular, milenyum kuşağının yaşlanma belirtileri ortaya çıkmadan önce cilt sağlığına yatırım yapma konusunda önceki nesillere kıyasla daha istekli olduğunu ortaya koyuyor. Şirketin Klinik Direktörü Kimberley Medd, “25–34 yaş aralığındaki kadınlar, anti-aging rutinlerini erken yaşta benimseyerek cilt bakımında kuşaklar arası bir değişimi temsil ediyor” diyor.
SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ ETKİSİ
Medd’e göre bu kuşak, gelişmiş cilt bakım ürünleri ve sosyal medyanın etkisiyle, görünür yaşlanma belirtilerini beklemek yerine önleyici yöntemlere yöneliyor. “Uzun vadede cilt kalitesini koruma hedefiyle klinik düzeyde ürünler ve uzman yönlendirmesi arayışına giriyorlar” diye ekliyor.
HANGİ ÜRÜNLER ÖN PLANA ÇIKIYOR?
T24’te yer alan habere göre, araştırmada, gençlik yıllarında kullanılan cilt bakım ürünlerini yıllarca değiştirmeden kullanmaya devam edenlerin oranı yüzde 18 olarak belirlendi. Medd, “Hyaluronik asit veya SPF 30+ gibi evrensel içerikler her yaş için uygundur; önemli olan yaşla birlikte ciltteki değişimleri anlayıp bakım rutinini güncellemektir” dedi.
RETİNOL, PEPTİT VE NİASİNAMİD FARK YARATIYOR
Medy’e göre milenyum kuşağı, retinol veya retinal gibi düşük konsantrasyonlu ürünlerle kolajen üretimini destekleyip, ince çizgileri ortaya çıkmadan önlüyor. Peptitler ve niasinamid ise sadece yaşlanma karşıtı değil, stresli ve kentsel yaşam koşullarında cilt bariyerini güçlendiren içerikler olarak öne çıktı.
