Doğanın sunduğu en sıra dışı mucizelerden biri olan Amazon nehir yunusları, namıdiğer "Pembe Yunuslar", görenlerin gözlerine inanmakta zorluk çektiği bir görselliğe sahip. Okyanuslardaki kuzenlerinden oldukça farklı bir görünüme ve yaşam alanına sahip olan bu canlılar, sadece tatlı sularda hayatta kalabiliyor.
GRİDEN PEMBEYE DÖNÜŞEN ŞAŞIRTICI BİR YAŞAM SERÜVENİ
Amazon nehir yunusları hakkında en şaşırtıcı gerçeklerden biri, hayata ilk adımlarını diğer yunuslar gibi gri renkte atmalarıdır. Ancak bu canlılar büyüdükçe ten renkleri kademeli olarak pembeleşmeye başlar. Bu değişim süreci, doğadaki en ilginç biyolojik dönüşümlerden biri olarak kabul ediliyor. Yaş ilerledikçe belirginleşen bu renk, yunusların Amazon sularındaki ikonik kimliğini oluşturuyor.

BU RENGİN SIRRI BESLENME ZİNCİRİNDE SAKLI
Tıpkı flamingolarda olduğu gibi, pembe yunusların rengi de tükettikleri besinlerle doğrudan bağlantılıdır. Beslendikleri nehir balıkları ve kabuklu canlılarda yüksek oranda bulunan karotenoit adlı pigmentler, zamanla yunusların deri altına nüfuz eder. Ayrıca deriye çok yakın yerleşen kılcal damar yapısı ve güneş ışığına olan maruziyet, bu canlıların o eşsiz pembe tonuna bürünmesinde başrolü oynuyor.
TATLI SULARIN 30 YILLIK SADIK SAKİNLERİ
Ortalama 30 yıllık bir ömre sahip olan pembe yunuslar, dünyanın en büyük nehir sistemlerinden biri olan Amazon'da yaşamlarını sürdürüyor. Sadece tatlı su ekosistemine uyum sağlayan bu sevimli canlılar, karmaşık kök sistemleri ve dar nehir kollarında rahatça manevra yapabilme yeteneğine sahip. Ancak bu özel yaşam alanı, günümüzde büyük bir tehdit altında bulunuyor.

NESİLLERİ TEHLİKE ALTINDA
Ne yazık ki Amazon'un bu eşsiz canlıları, hızla artan kentleşme ve kontrolsüz balıkçılık faaliyetleri nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya. İnsan kaynaklı atıklar ve nehir kirliliği, pembe yunusların doğal yaşam alanlarını her geçen gün daraltıyor. Bilim dünyası ve çevre örgütleri, bu nadir türün korunması ve neslinin devamı için dünya çapında farkındalık çalışmalarına hız vermiş durumda.
