Havuzda, denizde ya da banyoda uzun süre kalınca parmak uçlarımızın buruşması, yıllarca basit bir ozmotik şişme olayı olarak anlatıldı. Ancak son araştırmalar, bu durumun bir "arıza" değil, aksine evrimsel bir "akıllı mod" olduğunu ortaya koydu. Vücudumuz, ıslak yüzeyleri daha iyi kavrayabilmek adına parmaklarımızı adeta birer yağmur lastiğine dönüştürüyor.
ARABA LASTİĞİNDEKİ YAĞMUR KANALLARI GİBİ ÇALIŞIYOR
Neden buruşuyoruz? Yanıt aslında fizikte saklı. Islak zeminlerde su, deri ile yüzey arasında kaygan bir tabaka oluşturur. Vücudumuz bu riski fark ettiği an, parmak uçlarındaki otonom sinir sistemini devreye sokarak damarları daraltır ve deri üzerinde kanallar oluşturur. Bu kanallar, suyun tahliye edilmesini sağlayarak parmakların yüzeye daha sıkı tutunmasına (grip etkisi) yardımcı olur. Tıpkı yüksek performanslı bir araba lastiğinin suyu tahliye etmesi gibi!

BU BİR FİZİKSEL OLAY DEĞİL, SİNİRSEL BİR TEPKİDİR
Pek çok kişi bu buruşukluğun suyun deri altına girmesiyle oluştuğunu düşünür, ancak durum tamamen sinirseldir. Eğer parmak uçlarındaki sinirler kesilirse, o parmak ne kadar suda kalırsa kalsın buruşmaz. Bu durum, olayın suyun fiziksel etkisinden ziyade, beynimizin verdiği "Zemin kaygan, önlemini al!" komutunun bir sonucu olduğunu kanıtlıyor.
BURUŞMUYORSA DİKKAT!
Parmakların suda buruşması sadece bir kavrama meselesi değil, aynı zamanda sinir sisteminin sağlığı için bir göstergedir. Eğer uzun süre suda kalmanıza rağmen parmak uçlarınızda hiçbir değişim olmuyorsa, bu durum sinir sisteminde (özellikle otonom sinir sistemi) bir sorun olduğuna işaret edebilir. Uzmanlar; diyabet, sinir hasarı veya belirli nörolojik hastalıkların habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.

ISLAK KAYALARDA TUTUNMA GÜCÜ
Bilim insanlarına göre bu özellik, atalarımızın ıslak zeminlerde yiyecek toplarken veya ıslak kayalara tırmanırken kayıp düşmelerini engellemek için gelişti. Bugün banyoda gördüğümüz o küçük buruşukluklar, aslında binlerce yıllık hayatta kalma stratejimizin parmak uçlarımıza kazınmış bir imzasıdır.
