Türk sineması ve televizyonunun en ikonik yüzlerinden biri olan Hülya Avşar, "Aynı Yağmur Altında" dizisiyle izleyiciyle buluştu. Ancak dizinin yayınlanan ilk bölümünde, başarılı oyuncunun yer aldığı sahnelerdeki görüntü kalitesi dikkatli gözlerden kaçmadı. Avşar'ın yüz hatlarına uygulanan özel filtreleme yöntemi, izleyiciler tarafından kısa sürede fark edilince, "dijital makyaj" tartışması yeniden magazin gündeminin ilk sırasına yerleşti. Ekrandaki pürüzsüz görünüm ile gerçek hayat arasındaki kontrast, dijital platformlarda binlerce yorum aldı.
EKRANDA PÜRÜZSÜZ GÖRÜNÜM TARTIŞMA YARATTI
"Aynı Yağmur Altında" dizisinin ilk bölümlerinde Hülya Avşar'ın yer aldığı kareler, teknik bir dokunuşun izlerini taşıyor. İzleyiciler, ünlü sanatçının sahnelerinde yüz hatlarının oldukça yumuşatıldığını ve cildinin pürüzsüz bir efektle ekrana yansıtıldığını dile getirdi. Sosyal medya kullanıcıları, setten gelen doğal kareler ile dizideki filtreli sahneleri kıyaslayarak, uygulamanın dozajı hakkında ikiye bölündü. Bazı hayranları bu durumu estetik bulurken, bir kısım izleyici ise doğallıktan uzaklaşıldığı yönünde eleştirilerde bulundu.

MASUMİYET DİZİSİ HAFIZALARDAN SİLİNMEDİ
Hülya Avşar’ın sahnelerindeki bu yoğun filtre kullanımı aslında izleyici için pek de yabancı bir durum değil. 2021 yılında ekranlara gelen "Masumiyet" dizisinin özellikle 6. bölümünde yaşananlar hafızalardaki tazeliğini koruyor. O dönemde Avşar'ın sahnelerine uygulanan efektin şiddeti o kadar artmıştı ki, ünlü oyuncunun burnunun neredeyse görünmez hale geldiği ve yüzünün tamamen flulaştırıldığı yönünde mizahi yorumlar yapılmıştı. Yeni dizisindeki teknik uygulama, akıllara direkt olarak o dönemki sahneleri getirdi.

SOSYAL MEDYA BU DİJİTAL DOKUNUŞU KONUŞUYOR
Televizyon dünyasında oyunculara uygulanan "güzellik filtreleri" giderek yaygınlaşsa da, Hülya Avşar gibi iddialı isimlerde bu durum çok daha fazla göze çarpıyor. İzleyicinin gözünden kaçmayan bu detay, dijital çağda sahnelerin ne kadar gerçekçi olması gerektiği sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Dizinin ilerleyen bölümlerinde bu filtreleme tekniğinin aynı yoğunlukta devam edip etmeyeceği ise şimdiden merakla bekleniyor.
