'Ruhun Kadrajları'nda çarpıcı analiz: 28 Şubat süreci Türkiye'nin Dogville'iydi

'Ruhun Kadrajları'nda çarpıcı analiz: 28 Şubat süreci Türkiye'nin Dogville'iydi

Klinik Psikolog Hatice Keltek ve editör Nihal Reyhan’ın hazırladığı 'Ruhun Kadrajları' programının yeni bölümünde, Lars von Trier’in kült filmi ‘Dogville’ masaya yatırıldı. Programda, sınırsız iyilik ve gizli kibir kavramları psikolojik açıdan ele alınırken, 28 Şubat sürecinde kadınların yaşadığı deneyimler "Türkiye’nin Dogville’i" benzetmesiyle analiz edildi.

YouTube platformunda yayınlanan ve sinema eserlerini psikolojik bir laboratuvar olarak kullanan "Ruhun Kadrajları" programı, son bölümünde Lars von Trier’in 'Amerika: Fırsatlar Ülkesi' üçlemesinin ilk filmi olan ‘Dogville’i odağına aldı. Editör Nihal Reyhan moderatörlüğünde gerçekleşen yayında, Klinik Psikolog Hatice Keltek, filmdeki Grace karakteri üzerinden iyilik, merhamet ve kibir kavramlarını sorgularken, filmin kurgusal dünyasını Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki toplumsal travmalarla ilişkilendirdi.

AŞIRI HOŞGÖRÜ VE GİZLİ KİBİR

Programda, filmdeki başrol karakteri Grace'in kasaba halkına karşı sergilediği sonsuz affedicilik tutumu psikolojik bir perspektifle incelendi. Klinik Psikolog Keltek, sınırları çizilmemiş bir iyilik halinin aslında karşı tarafı küçük gören bir "üstten bakış" barındırabileceğine dikkat çekti.

Keltek, aşırı hoşgörünün altındaki psikolojik dinamiği şu sözlerle değerlendirdi: "Gerçekten sağlıklı bir iyilik, içinde sınırları barındırır. Eğer birine karşı sınır çizmeden, her türlü haksızlığı 'hoşgörü' adı altında sineye çekiyorsanız, bu aslında karşı tarafı eşit görmediğiniz anlamına gelir. Onu hata yapmaya mahkum, aciz biri olarak kodlarsınız. İşte bu, iyiliğin içindeki gizli kibridir."

'28 ŞUBAT SÜRECİ O KADINLARIN DOGVILLE'SİYDİ'

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri, filmdeki kurgusal kasaba Dogville ile Türkiye'nin 28 Şubat süreci arasında kurulan paralellik oldu. Hatice Keltek, filmdeki Grace karakterinin sığınma arayışını ve ardından maruz kaldığı sömürüyü, 28 Şubat döneminde başörtülü kadınların yaşadığı toplumsal dışlanma ve mücadeleyle özdeşleştirdi.

Keltek, bu tarihsel süreci şu ifadelerle analiz etti: "Türkiye özelinde baktığımızda, aslında 28 Şubat süreci de o dönemin kadınlarının Dogville’siydi. O kadınlar da tıpkı Grace gibi bir yere sığınmaya çalışıyorlardı, var olmaya çalışıyorlardı. Ancak sistem ve toplum, onlara açtığı o dar alanda tıpkı Dogville halkı gibi sürekli bir bedel ödetti; sınırlarını ihlal etti, iyiliklerini ve sabırlarını sömürdü. Bu bakımdan Dogville, sadece kurgusal bir kasaba değil, bizim de içinden geçtiğimiz o zorlu sürecin psikolojik bir izdüşümüdür."

MODERN PSİKOLOJİ İLE KADİM HİKMET BİR ARADA

Analizlerinde modern klinik verilerin yanı sıra kültürel ve manevi referanslara da yer veren Keltek, filmdeki "sonsuz affetme" çabasını İslam düşüncesindeki "merhamet maraz doğurur" düsturuyla açıkladı. Adaletle dengelenmemiş bir merhametin hem kişiyi yorduğunu hem de muhatabını zalimleştirdiğini belirten Keltek, hakiki iyiliğin karşı tarafın sorumluluğunu elinden almaması gerektiğini vurguladı.

Sinematerapi yöntemiyle izleyiciye ayna tutmayı hedefleyen program, daha önce 'John Malkovich Olmak' ve 'Kevin Hakkında Konuşmalıyız' gibi yapımları da benzer bir formatla ele almıştı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN