Oyuncu Tuba Büyüküstün, Emel Özuğur'un YouTube kanalında özel hayatından kariyerine, toplumsal cinsiyet rollerinden fiziksel algılara kadar birçok konu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
"ÇOCUKLARIM İÇİN KARİYERİME ARA VERDİM"
Boşanma kararının ardından çocuklarının yanında olabilmek adına 3-4 yıl boyunca oyunculuğa ara verdiğini belirten Büyüküstün, bu kararının çevresinde şaşkınlıkla karşılandığını ifade etti. Erken dönem çocukluk bakımının kendisi için bir öncelik olduğunu vurgulayan ünlü oyuncu, süreci şu sözlerle aktardı:
"Çalışmadım; o zaman hayatımın en zor dönemiydi. Bir evliliği bitirmek ve bu kararı vermek hiç kolay değil. Hele çocuklarınız varken... Bunu milyonlarca insanın gözü önünde yaşamak, olur olmaz fikirlere maruz kalmak çok yıpratıcı. Bir noktada ise bunları kapatmanız gerekiyor çünkü korumam gereken başka şeyler vardı."
Ünlü isimlerin hayatlarının dışarıdan bir masal gibi algılanmasına da tepki gösteren 44 yaşındaki oyuncu, boşandığı günden bu yana evinde bir yardımcısı olmadığını ve çocuklarına bizzat kendisinin baktığını söyledi. Tüm iş takvimini kızlarına göre organize ettiğini belirten Büyüküstün, 2017'den beri televizyon projelerinde yer almama nedenini "hayatıyla işi arasında bir seçim yaparak hayatı tercih etmesi" olarak açıkladı.
TOPLUMSAL BASKILAR VE GÜZELLİK ALGISI
2015 yılında saçlarını radikal bir kararla kestirdiği döneme de değinen Tuba Büyüküstün, saçların sinir sisteminin bir uzantısı olduğunu ve anı biriktirdiğini öğrendikten sonra geçmişin fazlalıklarından arınmak adına bu kesimi gerçekleştirdiğini paylaştı.
Konuşmasında kadınların sosyal hayatta karşılaştığı mobbing ve kalıplara da değinen oyuncu, erkeklerin kadınlara yönelik "Regl dönemindesin galiba" veya "Canın kavga istiyor galiba" şeklindeki küçümseyici söylemlerini eleştirdi. Büyüküstün, "Sadece erkekler tarafından değil, işin kötüsü ve en acı tarafı bunu kadınlar da kadınlara yapıyor. Ataerkil sistem kadına bunu yapıyor" diyerek toplumsal bir soruna dikkat çekti.
Çocukluğundan beri kendisine yöneltilen "güzelsin" iltifatlarının üzerinde yarattığı baskıyı ve önyargıları da ilk kez bu kadar açık yüreklilikle paylaşan sanatçı, konuşmasını şu çarpıcı cümlelerle tamamladı:
"İnsanlar sizi tanımadan, sadece fiziksel olarak görüp bir fikir ediniyor. 'Çok güzel kız, kesin aptaldır', 'Çok güzel, kesin çok kibirlidir' gibi önyargılar, bende fiziksel varoluşuma dair bir düşmanlık oluşturdu. Ben güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum. Aynaya baktığımda güzel bir kadın görmüyorum, sadece gözlerimin içine baktığımda tanıdık bir şey görüyorum."
İş hayatındaki önceliğinin her zaman "para" yerine "huzur" olduğunu belirten Büyüküstün, ait hissetmediği ve kendi olarak var olamadığı hiçbir projede yer almadığını da sözlerine ekledi.
