Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan “orta yaş krizi” algısını sarsan yeni bir araştırma, mutluluk ve sağlık dengesinin sanılanın aksine gençlikte değil, orta yaşın sonlarına doğru zirve yaptığını ortaya koydu. Birleşik Krallık’ta 2 bin kişiyle yürütülen çalışmaya göre, bireylerin yaşam doyumunun en yüksek olduğu yaş 47 olarak belirlendi.
Araştırma bulguları, 40’lı yaşların sonunun bir düşüş dönemi değil; aksine hem zihinsel hem de fiziksel açıdan daha dengeli bir evre olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre bu dönemde insanlar, dış görünüşe odaklanmak yerine bedenlerinin işleyişine ve genel iyi oluş haline daha fazla önem veriyor.
ZİHİNSEL ÖZGÜRLÜK
Çalışmayı yürüten klinik eğitim uzmanı Miranda Pascucci, yaş ilerledikçe bireylerin kendilerini daha iyi tanıdığını ve bunun yaşam kalitesini artırdığını belirtiyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, 40’lı yaşlardan sonra başkalarının ne düşündüğüne daha az önem verdiklerini ve bunun zihinsel anlamda özgürlük sağladığını ifade ediyor.
Cumhuriyet'te yer alan habere göre araştırma, mutluluk seviyesindeki artışın yaşam tarzı değişiklikleriyle de doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. 40 yaş üstü bireylerin daha düzenli uyku, dengeli beslenme ve düşük alkol tüketimi gibi alışkanlıklara yöneldiği görülüyor. Daha sakin bir yaşam ritmi ve artan beden farkındalığı, bu dönemi “altın çağ” haline getiren temel unsurlar arasında gösteriliyor.
Öte yandan, çalışmada “yaşlılık” algısının da değiştiği dikkat çekiyor. Geçmişte daha erken yaşlara çekilen yaşlılık sınırı, günümüzde daha ileri yaşlara kaymış durumda. Sağlık Koçu Donna Bartoli ise bu durumu, yaşam kalitesindeki artışa bağlarken, sağlıklı alışkanlıkların erken yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekiyor.

