Hilal Akarsu yaşama sevinci ile hayata tutundu

Hilal Akarsu yaşama sevinci ile hayata tutundu

Çocuk yaşta amansız hastalığın pençesine yakalanan 17 yaşındaki Hilal Akarsu annesini bile intihara sürükleyen acı dolu günlerinde yaşama sevinci ile hayata tutundu. Hilal, dans etmeyi, koşmayı, insanlara yardım etmeyi o kadar seviyordum ki ölüme yenik düşmedim” dedi.

EREN TAŞAR / KARAR
 
Hilal Akarsu, henüz 17 yaşında. Yakalandığı lösemi hastalığı nedeniyle genç yaşında büyük acılar çekmiş ama buna rağmen yaşam sevincini hiç kaybetmemiş biri. Doktorların yaşamaz dediği Hilal, şu an ayakta tedavi görebilecek duruma gelmiş. Hayata dört elle sarılan Hilal'in öyküsü, çocuk yaşlarda başlıyor.
 

ANNEM BİRÇOK ADAMDAN DAHA ADAM

 
Boşanmış bir anne ve babanın çocuğu olan Hilal, babasından ne sağlığında ne de hastalığında hiç ilgi görmemiş. Destekçi olarak yalnız annesi var. “Benim annem birçok adamdan daha adam” diyen Hilal, annesinin kendisine ve kardeşlerine hem annelik hem babalık yaptığını söylüyor.
Hastalığının hikayesine gelince, ilk başlarda grip salgınına yakalandığını sanmış. Bir gün, iki gün derken yüksek ateşle birlikte kan kusmaya başlamış. Aklına bile getirememiş lösemi olacağını. O da herkes gibi kötü şeyleri kendine konduramamış. Etrafındaki insanları güldürmeyi seven, onlarla birlikte gülen ve gücü yettiğince herkese yardım etmeye çalışan, dertleriyle dertlenen biri Hilal. O nedenle hastalığını bile çok önemsememiş. Ta ki hastaneye annesinin sırtında yürüyemeyecek halde girene kadar.
 

YANLIŞ TEŞHİS SONUCU ÖLÜMDEN DÖNDÜM

 
Hastanede yanlış teşhis sonucu gece apar topar bademcik ameliyatına alınmış. Doktorlarının dediğine göre düşük kan değerleriyle o ameliyattan sağ çıkmasının mucize olduğunu söyleyen Hilal, “Ameliyattan sonra uyandığımda vücudumda beklenmedik tepkilerle karşılaştılar ve hemen İzmir'e ya da Erzurum'a sevk etmeliyiz dediler. Arkadaşlarım o gün karne almaya giderken ben ambulansta korku dolu bakışlarla Iğdır'dan Erzurum'a gidiyordum” diye anlatıyor ilk zamanlarını. Ve şu sözlerle devam ediyor umutsuzluktan umuda giden hikayesine:
 
16-04/12/a3
 

ANNEM İNTİHAR ETMEYE KALKIŞTI

 
“Annemle tek başımıza 11 ay sürecek zorlu bir yola girdik. Doktorlar teşhis koyduklarında sadece yüzde 40-45 yaşama şansım olduğunu söylediler. Tüm hücrelerim zehirlenmişti. Annemin psikolojisi bozuldu, intihar etmeye kalkıştı. Çünkü doktorlar çok ümitsiz konuşmuştu. Dayanamazdı annem benim günden güne eriyişimi seyretmeye. Allah onu bize bağışladı. Artık ben de ölümü kabullenmiştim. Doktorların bakışları, sözleri, annemin ağlama sesleri benim gerçeği anlamama yetiyordu.
Günlerce devam eden kemoterapi seanslarından sonra mide bulantıları, kusmalar, saç dökülmesi, ameliyat yüzünden ağzımın içinden midemin içi de dahil bağırsaklarda mantarlar oluştu.
 
 
 
 
16-04/12/a2-1460464600
 
Tam 15 gün boyunca aç kalmıştım. 55 kilodan 38 kiloya düştüm. Kemik erimesi oluştu. Bacaklarım işlevini yitirmişti. Sakat bile kalabilirdim ama her şey yoluna girdi. Tedaviye cevap vermiştim ve değerlerimin toplanmasını bekliyorlardı, birkaç günlüğüne de eve göndermek için. Çünkü, evimi çok özlemiştim. Özlenilmez mi ağrılarla, sancılarla, kabuslarla dolu geçen 40 günden sonra.
Kardeşim evde şortla gezdiğinde çok üzülüyordum. Çünkü, benim bacaklarım akla durgunluk verecek kadar incelmişti. Ayakta bile duramıyordum. Halbuki koşmayı ve dans etmeyi o kadar severdim ki... Ama 11 aydır ne koşabiliyorum ne de dans edebiliyorum. Biraz yürüdüğümde bile nefes nefese kalıyorum.”

 

HASTALIK BULAŞTIRIRIM DİYE İNSANLAR BENDEN KAÇIYORDU

 
“Sınıf arkadaşımla aynı apartmanda oturuyoruz. Eve geldiğimde beni ziyarete geldi. O hasta olan kız sen miydin? Herkes okulda konuşuyordu ben senin olduğunu bilmiyordum, sen kansermişsin dedi. O kadar zoruma gitti ki sanki bir kusurmuş gibi geldi. Hayır kim söyledi sadece kanıma bulaşan basit bir mikrop dedim. Ama hakikat tam da onun söylediği gibiydi, kan kanseriydim ve artık dışarının bana nasıl gözlerle baktığı benim için o kadar önemliydi ki üzerime atılan her bakışı sorguluyordum. Bana acıdı mı yoksa maskemden ve ağır aksak yürüyüşümden korkup ona bulaştırıcağımı mı sandı diye kafamda herkesi sorguladım. Dışarıda gezdiğim zaman o an insanların bakışları, acımaları veya benden uzaklaşmaları beni gerçekten çok üzüyordu. Ama kimse bilmiyordu ki benim onlardan kaçmam, ondaki mikroptan korkmam lazımdı.”

 

ARTIK BENİ UYUTUN DİYE YALVARDIM

 
“Her şey aslında iyi gidiyordu, ta ki kemoterapi yüzünden akciğerlerimde ölümcül mantarlar oluşana kadar. Mantarlar tüm akciğerimi sarmıştı. Nefes alamıyordum artık. Gecenin bir yarısı hemşireler gelip oksijen maskemi takıyorlardı. Tam uyuyamıyordum, artık beni uyutun diye yalvardığımı hatırlıyorum. Yurtdışından ilaçlar getirttiler. Ama nafile, artık tedaviye cevap vermiyordum. Kemoterapimi de kesmek zorunda kaldılar. Kemoterapi verdikçe mantarlar üreme yapıyordu. En sonunda doktorlar evine gönderin hastanede kalmasına bir neden yok, artık yaşayamaz dedi.
 
16-04/12/a1-1460464579
 
 
 

İNANCIMI YİTİRMEDİM

 
Demiştim ya hayat doluydum ve hala inancımı yitirmedim, her şeye başvurulmuştu. Bir gün rahat öksürdüğümü fark ettim. Baktılar ki evet gerçekten artık cevap veriyorum tedaviye. 5 ay boyunca aralıksız devam eden bir tedavi süreci başladı. Son kemoterapimi aldım ve hastalığın yüzde 75'ini yendim.
 
Tedavim hala devam ediyor. Ayakta tedaviye geçtim. Onun da çok zor yanları var. Hala mantar tedavisi görüyorum. Ama en zor olan ilik alınırkenki acı. Onu tarif etmeye ne kelimelerim var ne de cümlelerim.
Hastalığımın 11. ayındayım ve hala sokağa çıkamıyorum, arkadaşlarımla buluşamıyorum, tek başıma herhangi bir şey yapamıyorum. Ama olsun aylar sonra evdeyim ya o bile yetiyor bana...”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN