BİRGÜL TEKÇE | KARAR
KARAR Yazarları Elif Çakır ve Yıldıray Oğur'un konuğu olan Gazeteci Yazar Etyen Mahçupyan, Erdoğan'ın üçüncü kez aday olma tartışmalarına ilişkin ''Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'ın seçimde yenilmesini, yani toplumun artık Erdoğan'ı istemiyor olduğunun gözükmesini istiyor. Bunun getireceği avantajı kullanmak istiyor. Öbür türlü bir tür Tayyip Erdoğan efsanesi yaratma ihtimalinden çekiniyor'' İfadelerini kullandı.
Siyasette seçim rüzgarı eserken Recep Tayyip Erdoğan'ın, üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı olup olamayacağı bir kez daha tartışma konusu oldu. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ''Erdoğan’ın 3’üncü dönem adaylığına itirazımız yok. Erdoğan’ın adaylığı için özel bir tartışma yapmayacağız'' dedi
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını değerlendiren Mahçupyan, ''Kılıçdaroğlu çok doğru yapıyor. Çünkü şuanda Tayyip Erdoğan'ın farklı yollarla engellenip seçimde yenilmemiş bir Tayyip Erdoğan'la bir sonraki döneme geçmek o kadar da kolay değil. Şuandaki devlet yapılanmasını veri alırsak, Bahçeli'nin davranışlarında da anladığımız gibi bürokrasiye hemhal olmuş bir yürütme var. Siyasi yürütme bürokratik yürütmeyle çok iç içe geçmiş durumda. O zamanda bunun net bir şekilde seçimde kaybettiklerinin görünmesi çok önemli psikolojik olarak gelen insanlar o güvenle bir sürü şeyi değiştirebilirler. Aksi halde bürokrasiye herhangi bir müdahalede bulunmak zor olabilir. Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'ın seçimde yenilmesini, yani toplumun artık Erdoğan'ı istemiyor olduğunun gözükmesini istiyor. Bunun getireceği avantajı kullanmak istiyor. Öbür türlü bir tür Tayyip Erdoğan efsanesi yaratma ihtimalinden çekiniyor. Bence de hiç gerek yok'' ifadelerini kullandı.
KILIÇDAROĞLU'NUN GENİŞ KİTLELERE AÇILMA SİYASETİ
CHP'nin bir geleneği bir teşkilat yapısı var. Ve bu teşkilat yapısı ve gelenek çok cemaatçi, kendi cemaatinin siyasetini yapmakla yetinmiş olan ve dolayısıyla hep aynı yerde kalmış olan ve Türkiye'ye de çok fazla hitap edememiş bir çizgi bu. Kılıçdaroğlu da bunu aşan bir tutum izliyor. Çevresindekilerle cemaatçi olmama kararı vermiş durumda, bu yadırganıyor. Bu bazıları için aşağılanma ve dışlanma duygusu yaratıyor olabilir. Bazıları için ise parti elimizden kaçıyor mu duygusu yaratıyor olabilir. Siyaset yapmak alışık olmadıkları bir durum Kılıçdaroğlu şuanda siyaset yapıyor. CHP siyasetsiz bir tutumu sırf bir cemaat olabildiği için kimlik üzerinden siyasileştirmiş olan bir yapı. Ben benim demeye devam edip 25 oy alıyorsun, hiçbir zaman ülkeyi yönetemezsin. Siyaset bu 25'i daha yukarı çıkartabilmektir'' dedi Mahçupyan sözlerine şöyle devam etti:
''Kılıçdaroğlu'nun yaptığı bir başka şey ise sana benzemeyenlerle beraber başka bir kamusal alan üretmek, CHP buna da çok yabancı şimdi Kılıçdaroğlu bunu yapıyor. Beklentileri aşan bir şekilde yapıyor. Yeterli bulmayabilirsiniz, geçmişe dönüp ne kadar becerilebilirdi diye bakmak lazım. Bürokrasiden gelip, belirli bir yaşta, siyasi bir tecrübesi olmadan çok parçalı, çok hizipli, çok konuşkan, kavgacı bir siyasi geleneği bir arada tutabildi. Sessiz bir çok başarısı var ve bunu bir adım daha götürüyor.''
MUHALEFET İTTİFAKI'NIN STRATEJİSİ NE OLMALI?
Muhalefet partilerinin oy oranlarına değinen Mahçupyan, ''Kararsızlıktan kurtulmak isteyen bir seçmen var ona rağmen oylar artmıyorsa eksik bir şey yapılıyor demektir ya da o kararı etkileyecek bir şey yapılmıyor demektir. Sen bir sürü olumlu şey yapabilirsin ama yaptığın olumlu şeyler henüz o kararsızlığı giderecek çıtayı geçmesini sağlamıyor. Sadece iktidarı yererek bu iş olmuyor. Kararsız seçmenin önüne farklı bir yarın fotoğrafı koyman gerekiyor. Nasıl yöneteceğine dair bir şey söylemen ve bunu yapabileceğine dair bir güç ifade etmen gerekiyor'' dedi. Mahçupyan sözlerine şunları ekledi:
''Ekonomi çok kolay çözülseydi iktidarda çözerdi. Bu şekilde muhalefet doğru bir muhalefet değil. Herhangi bir işi çok kolaya indirgediğiniz zaman insanlar bunun beceri istemediğini düşünüyor. İki adam getiririz çözer meselesi değil. Tayyip Erdoğan 20 Aralık'ta bir risk aldığımızın farkınayız çünkü tarih bir daha önümüze böyle bir fırsat çıkarmayabilir dedi. Neydi bu fırsat ekonomideki bu düzenleme sayesinde tam bağımsız bir Türkiye yaratacağız, dolayısıyla ekonomide yaşadığımız bunun bir bedeli. Topluma tam bağımsız olacaksın ekonomik bir bedel öder misin diye sorsak muhtemelen öderim çıkacaktır. O zaman büyük bir avantajı var.
Aslında muhalefet işin ciddiyetini çok fazla kavramadı. Erdoğan konsantrasyonu ciddiyetten uzaklaştırıyor. Bu kadar yanlış, ekonomi bu hale gelmiş Cumhur İttifakı halen yüzde 40 alıyor, bu oyu nasıl alıyor. Demek ki bu sebepten değil başka bir sebepten alıyor. Eğer sen o başka sebebe muhatap etmezsen kendini, orada bir alternatif üretmezsen ekonomi ne kadar kötü giderse gitsen büyük bir ihtimalle 40 alamaya devam edecektir.''
YENİ MUHALEFET ANLAYIŞI NASIL OLMALI?
Muhalefet liderlerinin sağduyusuyla yürüyen bir ittifak olduğunu, açık vermeden işin gereğine uygun bir performans ortaya koyduklarını belirten Mahçupyan, ''İktidarın başarısı açısından herhangi bir şeyde bile anlaşabiliyor olmaları topluma bir şey söylüyor. Toplumun bir bölümünde anlaşabilirler mi, aralarında problem çıkar mı, seçimden sonra kaotik bir Türkiye olur mu korkusu var. Bu anlaşma kafa karışıklığını gideriyor. En kritik şey bütün bu süreçte Cumhurbaşkanlığı sisteminden çıkmak için anayasa değişikliği yapmamız gerekir. Bunu yapamazsın seçtiğiniz kişi bugünkü tüm yetkileri kullanacak, gerçekten muhtemel bir kaotik durum olabilir. Partilerin bir araya gelip bu çerçeveyi çizmeleri gerekir'' şklinde konuştu.
Mahçupyan sözlerine şunları ekledi:
''6 partinin bir araya geldiği platformdan bir aday çıkacaktır. Sadece Erdoğan'ı yenmek değil muhalefetin iç yapısını koruyacak birisinin olması gerekir. Hiçbir parti liderinin kafasında bir aday olduğunu sanmıyorum. Uzlaşma ihtimallerinin olacağını düşünüyorum. Eli gitmeyen insanlar bu anlaşmaya oy verecektir. Kılıçdaroğlu geçiş dönemi için barışcıl, partileri yönetme becerisi olan ve koordine edecek bir misyonla karşı karşıya ve buna yapabilecek olarak görüyorum. Kılıçdaroğlu'na söylenebilecek bir söz yok şuanda.
