‘En iyi korku filmi’ tekrar gösterimde: ‘28 Yıl Sonra’ kan donduracak

‘En iyi  korku filmi’ tekrar gösterimde: ‘28 Yıl Sonra’ kan donduracak

Korku sinemasının kült serisi ‘şimdiye kadar çekilenlerin en iyisi’ olarak nitelenen dördüncü bölümü ‘28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı’ ile beyazperdede. Eleştirmenlerin “Voldemort’tan bile daha korkunç” yorumu yaptığı Dr. Kelson rolüyle devleşen Ralph Fiennes’in filmdeki performansıyla Oscar sezonuna şimdiden damga vurması bekleniyor. Bu haftanın vizyon takvimi ayrıca tatile giren çocuklar için SüngerBob neşesi, sinefiller içinse Ozon’un siyah-beyaz Camus yorumuyla dopdolu.

Sinema salonları bu hafta hem korku türünün kült serilerinden birinin dev dönüşüne hem de sömestir tatiline giren çocuklar için hazırlanan renkli yapımlara ev sahipliği yapıyor. Biri yerli toplam 6 yeni filmin vizyona girdiği haftanın kuşkusuz en ağır topu, Oscarlı isimleri buluşturan, eleştirmenlerin ‘serinin en iyi halkası’ olarak tanımladığı ‘28 Yıl Sonra’. Korku sinemasında milat kabul edilen 2003 yapımı ‘28 Gün Sonra’ ile başlayan efsane, geçen yaz üçüncü halkası ile vizyona girmiş, film dünya çapında 151 milyon dolar hasılat elde ederek 2002 ve 2007’deki yapımları geride bırakmıştı. Seri dördüncü yapımı ‘28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı’ ile beyazperdeye muazzam bir dönüş yapıyor. Serinin mimarları olan yönetmen Danny Boyle ve senarist Alex Garland’ın bu kez yapımcı koltuğunda projenin ruhunu koruduğu filmin yönetmenliğini Nia DaCosta üstleniyor. Müzikleri ise modern sinemanın en güçlü tınılarına imza atan Dan Romer’e emanet. Filmin başrollerini Oscar ödüllü Ralph Fiennes, Jack O’Connell, Jodie Comer ve Aaron Taylor-Johnson paylaşırken, ilk filmin yıldızı Cillian Murphy de izleyiciyi şaşırtacak kilit bir rolle yapımcı olarak projede yer alıyor. Kuzey Galler’in izole ve tekinsiz atmosferinde geçen hikâye, zombi kıyametinden otuz yıl sonra kurulan yeni bir toplumsal düzeni ve bu düzendeki insan vahşetini merkezine alıyor. Eleştirmenlerin Fiennes’in “Voldemort’tan bile daha korkunç” olarak nitelediği Dr. Kelson performansı, şimdiden Oscar sezonunun en güçlü adaylarından biri olarak gösteriliyor. Fiennes’in filmde Iron Maiden’ın The Number of the Beast şarkısı eşliğinde yaptığı dans, kariyerinin en olağanüstü anlarından biri olarak konuşuluyor. Serinin son halkasında sinemaseverleri sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil, türün sınırlarını zorlayan felsefi bir derinlik ve büyük sürprizler bekliyor.

HAFTANIN DİĞER YAPIMLARI

Bu hafta vizyona giren diğer yapımlar görsel şöleniyle dikkat çekiyor:

EFES’İN SIRRI: Nuri Bilge Ceylan filmlerinin efsanevi görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki, bu kez yönetmen koltuğuna oturduğu ‘Efes’in Sırrı’ ile izleyiciyi selamlıyor. Ahmet Mümtaz Taylan, Erkan Kolçak Köstendil ve Hazal Kaya’nın başrolleri paylaştığı film, Efes antik kentinin gizemli atmosferinde bir define avının etrafında şekillenen trajikomik bir aile hikâyesini beyazperdeye taşıyor.

AŞKTAN GERİYE KALAN: İzlanda sinemasından gelen ‘Aşktan Geriye Kalan’ (Ástin sem eftir er) ise, kuzeyin soğuk coğrafyasında iç ısıtan, hüzünlü ve lirik bir aşk öyküsü sunuyor. Hlynur Pálmason’un yönettiği film İzlanda’nın 2026 Oscar adayıydı ancak listeye giremedi.

SİNEFİLLERİN DURAĞI: OZON’DAN CAMUS YORUMU

Haftanın ‘sanat sineması’ kontenjanından öne çıkan yapımı ise Fransız sinemasının dahi yönetmeni François Ozon imzalı ‘Yabancı’ (L’Étranger). Albert Camus’nün kült eserinden sinemaya uyarlanan filmde, başrolü Ozon’un gözde oyuncusu Benjamin Voisin üstlenirken oyuncuya Rebecca Marder ve Denis Lavant gibi isimler eşlik ediyor. Ozon, Camus’nün absürt felsefesini siyah-beyaz bir estetikle ve 1930’ların Cezayir atmosferinde yeniden okuyor. Eleştirmenler, Ozon’un Visconti’nin 1967’deki renkli ve biraz daha hantal uyarlamasına kıyasla, kitabın o ‘sıcak ve boğucu’ felsefesini siyah-beyaz estetiğiyle çok daha iyi verdiğini savunuyor. Meursault karakterinin dünyaya karşı duyduğu yabancılaşmayı ve o meşhur ‘cinayet’ anını sarsıcı bir sadelikle beyazperdeye taşıyan yapım, Venedik Film Festivali’nden övgülerle dönmüştü. Festivalde Altın Aslan için yarışan film, eleştirmenlerden tam not aldı. Özellikle Benjamin Voisin, Meursault karakterindeki ‘duygusuz ve kayıtsız’ performansı sayesinde birçok festivalde ödülleri topladı. Siyah-beyaz tercihinden dolayı film, Avrupa Film Akademisi ve çeşitli festivallerde ‘En İyi Görüntü Yönetimi’ dallarında teknik ödüllere layık görüldü.

TATİLİN SESİ SİNEMADAN YÜKSELİYOR

Bugün karnelerini alan çocuklar için sinema salonları tam bir şenlik alanına dönüşüyor. Haftanın en iddialı animasyonu olan ‘SüngerBob: Korsan Macerası’, Bikini Kasabası’nın sevilen kahramanlarını kayıp bir hazinenin peşinde tehlikeli bir korsan gemisine sürüklüyor. Yönetmen Derek Drymon imzalı yapım, görsel kalitesiyle sömestrin ilk gününde miniklere unutulmaz bir macera vadediyor. Okul öncesi gruba hitap eden ‘Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı’ ise, kahramanlarımızın ormanda aniden beliren büyülü bir lunaparktaki maceralarını konu alıyor. Vasiko Bedoshvili yönetmenliğindeki film, canlanan oyuncaklar ve dostluk temasıyla tatilin en renkli duraklarından biri olmaya aday.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN