Türk şiirinde ‘Fahriye Abla’, ‘Olvido’ ve ‘Serenad’ gibi başyapıtlarla silinmez izler bırakan Ahmet Muhip Dıranas’ın hatırasını kurtarma mücadelesinde nihayet somut aşamaya geçildi. Her şey, 3 Haziran 2023’te bu sütunlarda paylaştığımız ‘Dıranas’ın evi harap durumda’ haberiyle başlamıştı. Çocuk edebiyatçısı ve yazar Gökhan Akçiçek’in, şairin Sinop Erfelek’teki baba ocağına yaptığı hüzünlü ziyaret, hafızamızın nasıl bir enkaz altında kaldığını ortaya çıkarmıştı. Akçiçek’in vizöründen yansıyan çökmüş çatılar, yıkılmış duvarlar ve kaderine terk edilmiş ahşap bina, haberimizin ardından kurumların dikkatine girdi. 19 Haziran 2025’te Sinop Valiliği ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nün harekete geçerek kurtarma protokolünü imzaladığını yine ilk kez bu sayfalardan müjdelemiştik.
BÜTÇEDEKİ YANLIŞ BİLGİ DÜZELTİLDİ
Bugün ise şairin evindeki harabe görüntünün yerini, planlı bir restorasyon disiplini alıyor. Protokolün ardından müze projesi için de ivedilikle harekete geçildi. Gelişmeleri KARAR ile paylaşan Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel, kamuoyuna yansıyan önemli bir teknik yanlışlığı düzeltti. Medyada yer alan “1 milyon TL bütçe ayrıldı” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Güzel, durumun perde arkasını şöyle detaylandırdı: “Bu meblağ evin restorasyon (inşaat) bütçesi değil; yapının aslına uygun olarak yeniden çizilmesi adına çıkılan ‘Rölöve, Restorasyon, Tadilat, Bakım Onarım Proje Çizimi’ ihalesinin bedelidir. Yani bütçe tamamen bilimsel mimari projelendirmeye ayrılmıştır. Yapının rölövesi başarıyla tamamlandı, restorasyon projesi ise titizlikle çiziliyor.”
UYGULAMA BÜTÇESİ TEMMUZ SONUNDA
İl Kültür ve Turizm Müdürü Güzel, bundan sonraki takvimi de netleştirdi. Temmuz ayının sonunda tüm proje çizim işlemlerinin tamamlanarak Sinop İl Özel İdaresine teslim edileceğini aktaran Güzel, asıl uygulama bütçesinin bu dosyadan sonra ortaya çıkacağını vurguladı. Proje çizimi tamamlandığında net inşaat maliyeti belirlenecek; ardından Sinop İl Genel Meclisi ivedilikle toparlanarak uygulama bütçesini tesis edecek. Bütçe onaylanır onaylanmaz da tarihi yapıda fiziki inşaat aşamasına resmen geçilecek.
ÜÇ KURUMDAN ORTAK İRADE
Ahmet Muhip Dıranas, 21 Haziran 1980’de aramızdan ayrılmıştı. Dikkat çekici olan ise, KARAR’ın 2023’ten beri attığı her manşetin ardından resmi kurumların hamlelerini hep şairin haziran ayındaki vefat yıldönümlerine denk getirmesi. Bu anlamlı takvim ve gösterilen hassasiyet sebebiyle Sinop Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Ahmet Muhip Dıranas Vakfı takdiri hak ediyor. İlk haberimizde ilgisizlikten çökmek üzere olan ahşap konak, bugün devletin, vakfın ve yerel yönetimlerin ortak iradesiyle ayağa kalkıyor. Üç yıllık kararlı bir medya takibinin sonunda, Türk şiirinin bu büyük mirasına tek bir yürek halinde sahip çıkılıyor. Şimdi tüm edebiyat dünyası, her bir köşesinde ‘Olvido’nun fısıldayacağı ‘Ahmet Muhip Dıranas Edebiyat Müzesi ve Anı Evi’nin kapılarını açacağı günü heyecanla bekliyor.
GÖKHAN AKÇİÇEK: BU BİR VEFA BORCUYDU

Şairin evinin içler acısı durumunu gündeme taşıyarak kurtarma mücadelesinin ilk kıvılcımını yakan çocuk edebiyatçısı ve yazar Gökhan Akçiçek, yaşanan son gelişmeleri KARAR’a değerlendirdi. Atılan somut adımlardan büyük bir mutluluk duyduğunu belirten Akçiçek şunları söyledi: “Bu gelişmeler hem Türk şiiri hem de önemli bir şairimizin hatırasının yaşaması adına bizi ziyadesiyle memnun etti. Umarım hafıza mekanı niteliğindeki bu tür projeler, edebiyatımızda iz bırakmış diğer şairlerimiz için de emsal teşkil eder. Ustalarımızın bu tarz kalıcı projelerle anılması, şiire emek veren herkesi derinden sevindirecektir. Bu süreç her şeyden önce bir vefa borcuydu. İnşallah restorasyon tamamlandığında hep birlikte orayı ziyaret edeceğiz. Böylece şiire, kültüre verilen emeğin asla boşa gitmediğini gözlerimizle göreceğiz; çok değerli bir edebiyat insanımızın hak ettiği değeri görmesinin sevincini yaşayacağız.”
ŞAİRİN İMGE KAYNAĞI
Ahmet Muhip Dıranas’ın Sinop’un Erfelek ilçesine bağlı Salı köyünde bulunan baba ocağı, yalnızca iki katlı ahşap bir Karadeniz evi değil; modern Türk şiirinin doğasında iz bırakan bir duygu merkezi. Çocukluğunun önemli bir kısmını bu dağ köyünde geçiren Dıranas’ın şiirlerindeki o meşhur ‘doğa, ağaç, kar ve taşra’ imgelerinin kaynağı bu ev ve çevresidir. Uzun yıllar korumasız kalan yapı, varislerin ve mülkiyet sorunlarının yarattığı bürokratik açmazlar sebebiyle koruma altına alınamamış, zamanla ağır kış şartlarına yenik düşerek çökme noktasına gelmişti. Yapılacak olan bilimsel restorasyonun ardından ev, şairin şahsi eşyalarının, el yazmalarının ve fotoğraflarının sergileneceği yaşayan bir edebiyat istasyonu olarak hizmet verecek.
