Sinema ve gastronomi dünyasını Ege’nin eşsiz atmosferinde bir araya getiren Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), Altın Yunus Hotel’de düzenlenen muhteşem bir ödül töreniyle bu yılki kazananlarını ilan etti. Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde; jüri üyeleri, yönetmenler, yapımcılar ve çok sayıda seçkin sanatçının katılımıyla gerçekleşen gece, Can Yayınları editörünün şık sunumuyla tam bir görsel şölene dönüştü. Kültür, hafıza ve mutfak mirasının sinema perdesindeki yansımalarını ödüllendiren geceden en sıcak detayları, ödül kürsüsündeki tüm konuşmaları ve özel notları her zamanki gibi ilk kez Karar okurlarıyla paylaşıyoruz.
GÜLPER ERGÜN: ‘BİZ ASLINDA BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞAN SERÜVENCİLERİZ’
Gecenin açılış konuşmasını, festivalin kurucu başkanı ve direktörü Gülper Ergün yaptı. Konuşmasında bir sofranın insanları birleştirici gücüne vurgu yapan Ergün, festivalin doğuş hikayesini ve Çeşme’deki serüvenini şu sözlerle aktardı:
“Bir sofranın insanı birbirine yaklaştırma biçimi son derece kıymetlidir. Sofralar, insanlığa her zaman en değerli şeyleri konuşturur; çünkü yemeğimiz sadece bir lezzeti değil, koca bir hikayeyi ve ortak hafızayı barındırır. Biz de ‘Bu hikayeyi dünyaya en iyi ne anlatır?’ diye düşündük ve cevabın sinema olduğunu gördük. İlk günden bugüne bu hikayeyi sizlerin desteğiyle büyütüyoruz. Bu yıl rüzgarın, üretimin, denizin ve kültürün iç içe geçtiği Çeşme’deyiz. Festival boyunca çok kıymetli filmler izledik, söyleşiler yaptık, birlikte düşünüp birlikte deneyimledik. Umarım bu festival sizler için sadece tattığınız güzel bir yemekle sınırlı kalmaz, kalıcı yeni dostluklara vesile olur. Biz aslında görünmeyen hafızayı sinema yoluyla görünür kılmaya çalışıyoruz.”
Çeşme Belediyesi’ne, sponsorlara, yerel esnafa ve Altın Yunus Hotel’e teşekkürlerini sunan Ergün, festival mutfağının arkasındaki genç ekibi de unutmayarak, “İlk yıldan beri çok genç, pırıl pırıl bir ekiple yürüyorum. Biz aslında bir hayalin peşinden koşan serüvencileriz. Büyük aşkların yolculuklarla başladığını çok iyi biliyoruz. Anadolu gastronomisini uluslararası alana taşımaya kararlıyız, yolumuz uzun ama inancımız tam” dedi.
Konuşmanın ardından festivalin hayata geçmesinde emeği geçen isimlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Çeşme Belediyesi adına sahneye çıkan Kültür Sanat Müdürü Nagihan Hanım, “Böyle anlamlı ve vizyoner bir projeye dahil olmak bizim için çok önemliydi, sizleri Çeşme’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk” derken; ev sahibi Altın Yunus Otel adına teşekkür belgesini Serkan Bey teslim aldı.
FESTİVAL KÜRSÜSÜNDEN SAMİMİ VE KÜLTÜREL ESİNTİLER
Teşekkür belgelerinin ardından, festivalin görünmez kahramanları da kürsüde yerini aldı. Festivalin genel koordinatörü Yeşim Kaya, organizasyonun ruhunu özetleyen konuşmasında, “Bu organizasyonun bence en önemli, en bağlayıcı kısmı Gülper’in o içten samimiyetidir. Öncelikle onun bu büyük emeğine kocaman bir alkış istiyorum. Bizleri burada bir araya getirdi, bizi mutlu kıldı ve en önemlisi hepimize ‘Bu ülkede hala çok güzel şeyler yapılıyormuş’ dedirtti” diyerek tüm festival ekibine alkış istedi.
Festivalin sanatsal içerik sorumlusu ve art direktörü, İtalyan aktör Ferdinando Maddaloni ise sahneden konukları o sempatik şivesiyle yükselen sıcak bir “Nasılsınız?” selamıyla karşıladı. İtalya ve Türkiye’nin Akdeniz havzasını paylaşan iki kardeş ülke olduğunu hatırlatan Maddaloni, “Akdeniz’in bu iki yakasındaki insanların en büyük ortak özelliği, futbola ve gastronomiye duydukları o büyük, vazgeçilmez tutkudur” diyerek salondan büyük alkış aldı.
JÜRİ KADROSUNDA DUAYEN İSİMLER
Gecede ödülleri belirleyen jüri üyeleri de tek tek sahneye davet edilerek selamlandı. Festivalin titiz değerlendirme süreçlerini yöneten kurullar şu saygın isimlerden oluştu:
Akademik Ön Jüri: Semra Keleş, Lale Barçın Aka, Beste Elveren Arı ve İsmail Erol.
Senaryo Jürisi: Seda Kanburoğlu, Yağmur Yağcı ve Berfin Can.
Belgesel Jürisi: Cenk Demirkıran, Eylem Kaftan, Alican Sekmeç ve Murat Karakütük.
Kurmaca Jürisi: Ümit Ünal, Görkem Yeltan, Şenay Gürler ve Serdar Öztürk.
EN İYİ SENARYO ÖDÜLÜ ORTAOKUL ÖĞRENCİSİ İREM’E VE ZEYNEP GİZEM’E
Klazomenai Ödülleri’nin dağıtıldığı gecede, gastronomi ile sinemayı bambaşka ve özgün perspektiflerden ele alan senaryolar büyük alkış topladı.
‘En İyi Senaryo’ dalındaki büyük ödülü usta oyuncu Fadik Sevin Atasoy açıkladı. Ödül, The Cold Delights of Warm İzmir adlı senaryosuyla Zeynep Gizem Uysal’ın oldu. Uysal, ödülünü sahnede büyük bir heyecanla teslim aldı.
Gecenin en anlamlı ve duygusal anlarından biri ise ‘Senaryo Jüri Özel Ödülü’ açıklanırken yaşandı. Dizi senaristi Ezgi Özcan’ın anons ettiği ödül, Data Normal yapımına gitti. Ödülü almak üzere sahneye çıkan senaristin bir ortaokul öğrencisi olan genç yetenek İrem Yurtseven olması, salondaki tüm sinemacılar tarafından ayakta alkışlandı.
BELGESEL DALINDA ANADOLU VE ANTALYA ESİNTİSİ
Belgesel kategorisinde de sinematografik açıdan güçlü eserler yarıştı. ‘En İyi Belgesel Ödülü’nü yönetmen Eylem Kaftan ilan etti. Büyük ödülün sahibi, salyangoz toplayıcılarının dünyasını ve doğanın ritmini beyazperdeye taşıyan Journey of Snail (Salyangozun Yolculuğu) belgeseli oldu. Ödülü belgeselin yönetmeni Şenol Çöm aldı.
‘Belgesel Jüri Özel Ödülü’nü ise sinema yazarı Alican Sekmeç açıkladı. Sekmeç ödülü vermeden önce tematik festivallerin önemine dikkat çekerek sinema sektörü adına tarihi bir not düştü:
“Ben sinema hayatım boyunca her zaman tematik festivallerden yana oldum. Çünkü tematik festivaller yapıları gereği kendilerini geliştirmeye, her yıl bünyelerine kattıkları yeni eklemlerle adeta bir okul, bir ders niteliği kazanmaya son derece müsait alanlardır. Bu yüzden kurucu başkan Gülper Hanım’a sinema sektörüne böyle nitelikli bir festival kazandırdığı için canıgönülden teşekkür ediyorum.”
Sekmeç’in konuşmasının ardından ödülün, künefe peynirinin geleneksel yapım ve hazırlık aşamalarını enfes bir görsel dille anlatan 8 dakikalık The Table belgeseline gittiği açıklandı. Yönetmen Tolga Tatlı festivale katılamadığı için ödülü ekibinden bir çalışma arkadaşı devraldı. Ödülü teslim alan ekip üyesi, “The Table, Antalya’nın mutfak kültürünü, köklü geleneklerini ve esnaf hafızasını barındıran çok özel bir belgesel. Bu ödül tüm ekibimize büyük bir motivasyon oldu” şeklinde konuştu.
EN İYİ KURMACA FİLM ÖDÜLÜ ‘CLAC!’A GİTTİ: İRAN’A AÇILAN SAVAŞA JÜRİDEN SERT KINAMA
Gecenin merakla beklenen Kurmaca Kısa Film kategorisinde ise buruk bir gurur yaşandı. Sunucu, bu kategoride yarışan İran filminin yönetmenlerinin ülkelerindeki siyasi/bürokratik engeller nedeniyle sınır dışına çıkamayarak Çeşme’de mahsur kaldıklarını ve aramızda olamadıklarını duyurdu.
Kategorinin en büyük ödülü olan ‘En İyi Kısa Kurmaca Film Ödülü’nü usta yönetmen Ümit Ünal açıkladı. Ödülün sahibi Clac! filmi olurken, yönetmen Fabien Ara festivalde yer alamadığı için ödülü onun adına festival ekibinden bir görevli teslim aldı.
‘En İyi Kısa Kurmaca Film Jüri Özel Ödülü’nü ise Serdar Öztürk ilan etti. Ödül, İranlı yönetmenlerin imzasını taşıyan 3.400 KG filmine değer görüldü. Öztürk, ödül gerekçesini açıklarken küresel sisteme ve sanatçıların uğradığı haksızlıklara karşı sert bir dille şu ifadeleri kullandı:
“Bu filmin en büyük özelliği, dünyadaki sağlık sisteminde yaşanan derin yapısal sorunları ve trajedileri son derece etkili, sarsıcı bir sinematografiyle aktarmasıdır. İnsanoğlu genelde haz almak, mutlu olmak için yemek yer. Ama acaba bir sigorta şirketinden para koparabilmek ve bu sayede ücretsiz bir ameliyat hakkı kazanabilmek adına, delicesine yemek yiyip ölümcül kilo alma senaryosunu hangimiz düşündü? İşte bu film, bu acımasız senaryoyu yüzümüze çarpıyor. Bu ödül vesilesiyle; dünyada ekonomik çıkarlar, sömürgeci hedefler ve ırkçılık ideolojisi adına haksız savaşlar başlatan, bağımsız ülkeler ve sanatçılar üzerinde baskı kurmayı amaçlayan her türlü şiddeti ve İran halkına açılan bu ambargo savaşını sinemacılar olarak lanetliyoruz.”
Görkemli ödül töreni, ödül alan tüm yönetmenlerin, jüri üyelerinin ve festival komitesinin sahnede bir araya gelerek çektirdiği tarihi aile fotoğrafı ile son buldu.
FESTİVALDE YARIN: GÜNEŞ BATARKEN KLAZOMENAİ’YE VEDA
Çeşme'de sinema ve gastronomi rüzgarları estiren festival, 7 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek son etkinliklerle perdelerini kapatacak. Festivalin kapanış gününde, kalan seçki filmlerinin son gösterimleri sinemaseverlerle buluşurken, Çeşme’nin yerel üreticileri ve şefleriyle gerçekleştirilecek mini Gastro-Sınıf atölyeleri ile kapanış panelleri düzenlenecek. Konuklar, hafızalarında enfes tatlar ve sarsıcı sinema kareleriyle bu benzersiz tematik serüvene veda edecekler.
