Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan ve şehrin köklü edebiyat damarını günümüze taşıyan Yitiksöz dergisi, 6. yayın yılında edebiyat tarihimize geçecek bir sayıyla okur karşısına çıktı. Genel Yayın Yönetmenliğini yazar Duran Boz’un üstlendiği derginin 32-33. sayısı (Aralık 2025 / Ocak-Şubat 2026), 700 sayfalık devasa hacmiyle 7 Ekim’den bu yana bir dergi tarafından hazırlanan en kapsamlı Filistin dosyası ile okurun karşısında.
KENDİ ACISINDAN GAZZE’NİN ACISINA BAKMAK
Bu dergiyi elime aldığımda önce durup bir düşündüm: Kahramanmaraş, 6 Şubat depremiyle sarsılmış, evlatlarını, evlerini ve birçok kıymetli edebiyatçısını toprağa vermiş bir şehir. Şehrin sokaklarında depremin izleri, yüreklerde ise gidenlerin acısı hâlâ bu kadar tazeyken; pes etmeden, o edebiyat mahfilini dağıtmadan böyle bir anıt eser ortaya koymak büyük bir alkışı hak ediyor. Kendi acısı bu kadar sıcakken, Gazze’deki soykırıma “komşusu açken tok yatmayan” bir inançla ortak olan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’ni ve Duran Boz’u yürekten tebrik etmek gerek. Boz, derginin sunuş yazısında bu sayının neden bir mecburiyet olduğunu şu cümleyle özetliyor: “İşgal ve katliam kıskacında bir Filistin sayısının, tarihe düşülmüş bir şahitlik kaydı olmasını istedik”. Bugün Gazze’de sanki bir sükûnet varmış, barış sağlanmış gibi sahte bir tablo çizilse de Filistinliler ölmeye, çocuklar açlıkla ve bombalarla boğuşmaya devam ediyor. İnsanlığın çabuk unutma hastalığına karşı Yitiksöz, bu oylumlu dosya ile unutuştan yana olmadığını, acıların kardeşliğini Maraş’tan Gazze’ye bir köprü kurarak ilan ediyor.
ÖMER ERDEM’DEN ‘YIKILACAK DUVAR’
Dergideki şiir bölümü, KARAR yazarı ve şair Ömer Erdem’in ‘Yıkılacak Duvar’ şiiriyle açılıyor. Bu şiirin benim için yeri apayrı. Şair Erdem, 7 Ekim’in hemen ardından bu mısraları kaleme almıştı; biz de o günlerde Faysal Soysal ile birlikte Taksim, Üsküdar ve Beykoz meydanlarında ‘Gazze Şiir Nöbeti’ düzenliyorduk. O nöbetlerde bu şiiri defalarca, meydanları dolduran bir inançla okumuştum. Şimdi o sesin Yitiksöz’ün ilk sayfalarından yankılanması, derginin sadece kağıttan değil, vicdanın o sıcak nefesinden kurulduğunun kanıtı.
İBRAHİM NASRALLAH İLE SÖYLEŞİ
Yitiksöz’ün 535. sayfasında bizi, Filistin edebiyatının dev ismi İbrahim Nasrallah karşılıyor. Filistinli yazar ve şair Nasrallah, Peren Birsaygılı Mut ile yaptığı söyleşide, Filistin romanının ve şiirinin sadece bir anlatı değil, gasp edilmek istenen bir vatanın ‘ruhsat belgesi’ olduğunu vurguluyor. Nasrallah söyleşide, Filistinli bir yazarın sorumluluğunu şu sarsıcı cümlelerle özetliyor: “Biz sadece hikâye anlatmıyoruz; biz yok sayılan bir halkın varlık ispatını her cümlemizle yeniden inşa ediyoruz.” Mut’un titiz sorularıyla şekillenen bu söyleşi, Nasrallah’ın ‘Filistin Epope Serisi’ndeki temel izlekleri ve Filistin edebiyatının küresel ölçekteki yerini anlamak adına dosyanın en can alıcı noktalarından birini oluşturuyor.
NURİ PAKDİL İLE KUDÜS YOLLARINDA
Necip Evlice ise dergide, Yedi Güzel Adam’ın ağabeyi Nuri Pakdil ile yaptıkları Kudüs seyahatini anlattığı yazısında, o ruhu derinden hissettiriyor. O gezide ben de vardım; Pakdil’in Kudüs’ü bir ibadet vecdiyle adımlayışını bizzat görmüştüm. Pakdil’in “Yüreğimin yarısı Mekke’dir, geri kalanı da Medine’dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır” düsturunu Evlice’nin kaleminden okumak, davanın edebiyatımızdaki sürekliliğini hatırlatıyor. Derginin son sayfalarında ise Mehmet Gündüz’ün titiz derlemesiyle hazırlanan ‘Kronolojik Filistin ve Filistinlilerin Mücadele Tarihi’ yer alıyor. İşgalin ilk yıllarından bugüne uzanan bu kronoloji, sadece bir drama değil, bir halkın direniş iradesine ışık tutarak dergiyi bir başvuru kaynağına dönüştürüyor.
EDEBİYATIN FİLİSTİN CEPHESİ
Yitiksöz’ün bu tarihi sayısında edebiyatımızın bereketli kalemleri, Gazze’de çocuk olmaktan sanatçı olmaya kadar pek çok sarsıcı başlıkta birleşiyor. Dosyada; Cihan Aktaş, Yıldız Ramazanoğlu, Ali Emre, Hüseyin Akın, Zeynep Arkan, Suavi Kemal Yazgıç, Selçuk Küpçük, Mehmet Narlı, Dursun Çiçek ve Selvigül Kandoğmuş Şahin gibi isimler, mısraları ve makaleleriyle Gazze’nin yaşadığı trajediye ayna tutuyorlar. 700 sayfalık bu külliyat; onlarca yazarın omuz vermesiyle, Filistin meselesini gündelik siyasetin dar sığlığından çıkarıp edebiyatın kalıcı ve vicdani zeminine taşıyor.
SANATSAL TANIKLIK KAPAKTAN BAŞLIYOR
Dergiyi elinize aldığınızda sizi ilk karşılayan, Bünyamin K. imzalı o sarsıcı çalışma oluyor. Kapağın merkezinde, Kudüs’ün ve İslam dünyasının kalbi olan Mescid-i Aksa ile altın sarısı kubbesiyle parlayan, Ömer Camii olarak da anılan Kubbetü’s-Sahra, yıkıntılar arasından bir umut ışığı gibi yükseliyor. Ressam sulu boyanın o buğulu ama keskin diliyle, etraftaki ağır yıkıma rağmen bu kutsal mabetlerin vakur duruşunu koruduğunu resmetmiş. Resmin alt kısmında ise sahil hattında, denizden gelecek bir yardım gemisini bekleyen Gazzeliler dikkat çekiyor. Ön ve arka kapağı bir bütün olarak saran bu görsel, derginin 700 sayfalık içeriğine adeta bir ‘saygı duruşu’ ile giriş yapmamızı sağlıyor.
DÜNYANIN VİCDANINA GAZZE’DEN ŞİİRLER
Yitiksöz’ün bu özel sayısında, Gazze’nin sesini küresel bir çığlığa dönüştüren şairlerin eserlerine de geniş yer ayrılmış. Dosyanın bu yönünün en hüzünlü ve sarsıcı imzası, 6 Aralık 2023’te İsrail saldırısında hayatını kaybeden şair Rıfat el-Arir. El-Arir’in adeta bir vasiyet niteliği taşıyan ‘Eğer Ölmem Gerekiyorsa’ şiiri, dosyanın kalbinde duruyor. Dosyada ayrıca; Raja’a Ghanem’in ‘Dostumuz Savaş’, Fady Joudah’ın ‘Taklit’, Maya Abu Al-Hayyat’ın ‘Islık’, Sara Saleh’in ‘Ud’ ve Michael Rosen’in ‘Gazze’ isimli eserleri, Filistin direnişinin sadece o topraklara hapsolmadığını, evrensel bir edebiyat diline dönüştüğünü kanıtlıyor. Bu şiirler, Gazze’de yaşananları sadece bir istatistik olmaktan çıkarıp, insanlığın ortak acısı ve onuru haline getiriyor.
