1,2 milyar kişinin ruh sağlığı bozuk: En riskli grup 15-19 yaş arası

1,2 milyar kişinin ruh sağlığı bozuk: En riskli grup 15-19 yaş arası

The Lancet dergisinde yayımlanan kapsamlı bir küresel araştırma, ruh sağlığı bozukluklarının ürkütücü bir boyuta ulaştığını gözler önüne serdi. Dünya genelinde 1,2 milyar insanın ruhsal bir rahatsızlıkla mücadele ettiğini ortaya koyan çalışma, tarihte ilk kez 15-19 yaş grubunun en kırılgan ve en çok etkilenen nüfus haline geldiğini ortaya koydu.

Küresel sağlık mimarisini derinden sarsacak veriler, bilim dergisi The Lancet’in son sayısında yayımlandı. Avustralya’daki Queensland Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve 1990 ile 2023 yılları arasındaki süreci kapsayan devasa araştırma; 21 bölge ile 204 ülkedeki durumu masaya yatırdı.

Ortaya çıkan sonuçlar, küresel nüfusun yaklaşık her 8 kişisinden birinin klinik düzeyde bir ruhsal bozuklukla yaşamını sürdürdüğünü gösteriyor. Araştırmacılar, toplam vaka sayısının 1990 yılından bu yana yüzde 95,5 oranında astronomik bir artış kaydettiğini bildirdi.

TARİHSEL DÖNÜM NOKTASI: EN BÜYÜK RİSK ALTINDAKİ GRUP ARTIK GENÇLER

Araştırmanın en çarpıcı ve endişe verici bulgusu, hastalık haritasındaki yaş kırılımında yaşandı. Küresel veri toplama tarihinde ilk kez, ruhsal sorunların en yoğun görüldüğü kitle 15-19 yaş grubu oldu. Geçmiş yıllarda bu liderlik orta yaş grubuna aitken, yeni jenerasyonun maruz kaldığı baskılar istatistikleri tersine çevirdi.

Uzmanlar, bu yaş aralığının beyin gelişimi ve sosyal entegrasyon için kritik bir eşik olduğuna dikkat çekerek, bu evrede kronikleşen zihinsel sorunların bireylerin tüm yetişkinlik yaşamında kalıcı hasarlar bırakabileceği uyarısında bulundu.

ANKSİYETE VE DEPRESYON VAKALARI KATLANDI

Birgün'ün haberine göre çalışmada; depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, şizofreni, otizm, DEHB ve yeme bozuklukları (anoreksiya, bulimia) dahil olmak üzere toplam 12 ana ruhsal bozukluk kategorisi mercek altına alındı. Grafiğin zirvesinde ise adeta bir pandemiye dönüşen kaygı bozuklukları yer alıyor.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu): 1990'dan bu yana görülen vaka artış oranı yüzde 158.

Majör Depresyon: Aynı dönem aralığında kaydedilen vaka artış oranı yüzde 131.

Diğer Ağır Klinik Vakalar: Yaygınlık oranları nispeten düşük olsa da dünya genelinde yaklaşık 26 milyon şizofreni, 14 milyon bulimia ve 4 milyon anoreksiya vakası bulunduğu tahmin ediliyor.

Araştırma, cinsiyet dağılımında da belirgin farklılıklar ortaya koydu. Zihinsel ve duygu durum bozukluklarının büyük bir kısmı kadınlarda daha yoğun gözlemlenirken; otizm, DEHB ve bazı yıkıcı davranış bozukluklarının erkeklerde daha sık izlendiği belirlendi.

RUHSAL BOZUKLUKLAR KANSERİ GERİDE BIRAKTI

Hastalıkların toplumsal ve ekonomik maliyetini ölçmek için kullanılan "Engelliliğe Bağlı Yaşam Yılı" (DALY - Sağlıklı bir yaşam yılının kaybı) kriterine göre, ruh sağlığı sorunları dünya genelinde en büyük işlev kaybı yaratan faktörlerden biri haline geldi.

Queensland Üniversitesi'nden çalışmanın başyazarı Damian Santomauro, sonuçların şoke edici olduğunu belirterek, "Ruhsal bozukluklar artık sadece bireysel birer acı kaynağı değil; üretkenliğin düşmesi, iş gücü kayıpları ve sağlık sistemlerinin kilitlenmesi yoluyla hükümetleri ve küresel ekonomiyi tehdit eden kolektif bir krizdir. Çözüm için küresel liderlik şart" ifadelerini kullandı.

TETİĞİ ÇEKEN FAKTÖRLER VE ÇÖZÜM ARAYIŞI

Uzmanlar, KOVID-19 pandemisinin küresel ruh sağlığı üzerinde bıraktığı yıkıcı tortunun halen temizlenemediğini, kaygı ve depresyon seviyelerinin pandemi öncesi normlara geri dönemediğini vurguluyor. Rapora göre modern dünyada zihinsel çöküşü hızlandıran temel makro etkenler ise şunlar:

Ekonomik güvensizlik, yoksulluk ve derinleşen gelir adaletsizliği

Bölgesel savaşlar, siyasi çatışmalar ve göç dalgaları

Sosyal izolasyon, dijitalleşmenin getirdiği ayrımcılık ve beden imajı illüzyonları

Gıda güvensizliği ve küresel çevresel tehditler

HİZMET YETERSİZLİĞİ UYARISI

Bilim insanları, vaka sayılarındaki geometrik artışa karşın ülkelerin ruh sağlığı hizmet kapasitelerinin ve bütçelerinin aynı hızda genişlemediği konusunda kritik bir uyarıda bulunuyor. Klinik tedavilerin yanı sıra; iş-yaşam dengesi, kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve dijital detoks içeren güçlü sosyal ilişkilerin koruyucu birer kalkan olarak hayatın merkezine alınması gerektiği tavsiye ediliyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN