Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarının 10 Temmuz 2026 tarihinde ilan edilmesine sayılı günler kala, merkezi sınav puanı ile öğrenci alan nitelikli ortaöğretim kurumlarının belirlenme yöntemini değiştiren düzenlemeye imza aldı.
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni mevzuat kapsamında, sınavla öğrenci kabul eden liselerin statülerini koruması ya da bu kapsama yeni dahil edilmesi süreçlerinde nihai karar yetkisi tamamen Milli Eğitim Bakanı'nın onayına bırakıldı.
Sınav maratonunun ardından sonuçların açıklanmasını heyecanla bekleyen milyonlarca öğrenci ve veliyi doğrudan etkileyen karar, eğitim dünyasında tartışma konusu oldu.
Anadolu liselerinde büyük çöküş! 90'ların efsane lise ruhunu mumla aratıyor
OKULLARIN BAŞVURU VE DEĞERLENDİRME TAKVİMİ SIFIRLANDI
Birgün gazetesinden Deniz Güngör'ün haberine göre, yürürlüğe giren taze lise yönetmeliğiyle birlikte sınavla öğrenci alacak okullara dair başvuru, inceleme ve onay takvimi yenilendi.
Yeni sisteme göre, her yıl ocak ayı içerisinde başlayacak olan kurumsal maraton, yerel düzeyde kurulan il komisyonlarının yapacağı detaylı değerlendirmelerin ardından nisan ayının sonunda doğrudan Milli Eğitim Bakanı'nın onay sunumuyla tamamlanacak.
Okulların statüsünü belirleyecek yeni takvim, yerel kurulların raporlamalarından bakanlık onayına kadar uzanan kademeli bir bürokratik süreci zorunlu kılıyor.
AKADEMİK BAŞARI ARTIK TEK BAŞINA YETERLİ OLMAYACAK
Hayata geçirilen yeni mevzuatla birlikte, bir ortaöğretim kurumunun merkezi sınavla öğrenci yerleştirilen liseler arasında kalması ya da bu listeye girmesi yalnızca öğrencilerin gösterdiği akademik başarı kriterine göre belirlenmeyecek.
Okulların bünyesinde uygulanan proje ve programların çeşitliliği, yürütülmekte olan kurumsal faaliyetler, kurumların sahip olduğu uluslararası veya ulusal sertifikalar ile resmi yarışmalara katılım oranları da yeni değerlendirme modelinin temel parçaları haline geldi.
Tüm bu kriterlerin yanında, yönetmelikte yer alan 'paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları' başlığı da okulların nitelikli unvanı almasında doğrudan belirleyici olacak.
Belirlenen yeni başlıklar önce il komisyonları tarafından detaylıca incelenecek ve hazırlanan raporlar doğrultusunda son kararı MEB verecek.
Eğitimde son 10 yılın en kötü dönemi: Okullaşma oranı düşüyor
EĞİTİM UZMANI, ZAMANLAMA VE BELİRSİZLİĞE TEPKİ GÖSTERDİ
Sınav sürecinin en kritik dönemecinde yapılan radikal yönetmelik hamlesi, eğitim çevrelerinde büyük bir endişe dalgası yarattı.
Konuyu yakından takip eden eğitim uzmanı Feray Aytekin Aydoğan, LGS sonuçlarının açıklanmasına sadece bir hafta gibi çok kısa bir süre kalmışken bu tarz köklü bir sistem değişikliğine gidilmesini eleştirdi.
Velilerin çocuklarını akademik açıdan başarılı, nitelikli okullara yerleştirebilmek adına yıllarca çok ağır ekonomik yüklerin altına girdiğini hatırlatan Feray Aytekin Aydoğan, böylesine hayati bir yapısal değişikliğin sınav sürecinin tam da son aşamasında hayata geçirilmesinin aileler ve öğrenciler üzerinde ciddi bir belirsizlik ortamı doğurduğunu ifade etti.
YENİ PAYDAŞ KRİTERİ KAMUSAL EĞİTİM İÇİN TEHLİKE ARZ EDİYOR
Okulların unvan kriterlerinde son sözün tamamen Milli Eğitim Bakanı'nın şahsi onayına bırakılmasının tarafsız ölçütleri gölgeleyebileceğini savunan Feray Aytekin Aydoğan, bu durumun farklı ilişkilerin devreye girmesine yol açabileceği yönündeki kurumsal kaygıları artırdığını dile getirdi.
Yönetmelikte yer bulan 'paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları' ifadesine özellikle dikkat çeken eğitim uzmanı, geçmiş yıllarda uygulanan proje okulları yönetmeliğindeki benzer esnek düzenlemeleri hatırlattı.
Bu tür ucu açık ifadelerin zamanla çeşitli sermaye gruplarının, vakıf ve dernekler üzerinden farklı yapılanmaların eğitim süreçlerinde çok daha etkin hale gelmesine zemin hazırlayacağını savunan Feray Aytekin Aydoğan, yeni düzenlemenin kamusal ve bilimsel eğitim anlayışına doğrudan büyük zarar verebileceğini dile getirdi.
Okul terklerini ve kronik devamsızlığı bitirecek yeni eğitim modeli şart
