Eski diplomat, İstanbul merkezli düşünce kuruluşu EDAM Direktörü ve Carnegie Europe kıdemli araştırmacısı Sinan Ülgen, Türkiye’nin F-35 programına dönüşü ve S-400 kaynaklı yaptırım engellerine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Ülgen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye F-35 satışına dair ilk açıklamalarının “çok olumlu” yorumlandığını ancak Türkiye’den ayrılırken kullandığı söylemin daha temkinli ve ikircikli olduğunu belirtti.
Ülgen’e göre bu değişim, Trump’ın meselenin sanıldığı kadar kolay çözülemeyeceğini fark etmiş olabileceğine işaret ediyor.
F-35'te kongre engelini aşacak formül: Türkiye S-400’leri elden mi çıkarıyor?
“YOL HARİTASI BELLİ”
F-35 dosyasında çözüm yolunun aslında belli olduğunu belirten Ülgen, kalıcı bir formül için hem ABD’nin hem de Türkiye’nin yerleşik pozisyonlarından geri adım atması gerektiğini ifade etti.
Ülgen’e göre Trump, CAATSA yaptırımları engelini başkanlık yetkisiyle 180 günlüğüne aşabilir. Bu sürenin, Türkiye için üretilmiş 6 F-35 uçağının teslim edilmesi bakımından yeterli olabileceğini belirten Ülgen, ancak asıl sorunun yalnızca CAATSA olmadığını vurguladı.
“MESELE CAATSA İLE BİTMİYOR”
Ülgen, Türkiye’ye F-35 teslimatının önünde bir başka yasal engel olarak ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nı, yani NDAA’yı işaret etti.
Bu nedenle yalnızca geçici bir CAATSA muafiyetinin kalıcı çözüm anlamına gelmeyeceğini belirten Ülgen, “Waiver yara bandıdır. Savunma sanayiinde kalıcı işbirliğinin kapısını açmaz” değerlendirmesinde bulundu.
S-400’LERİN ÜÇÜNCÜ ÜLKEYE SATILMASI GERÇEKÇİ Mİ?
S-400 hava savunma sisteminin üçüncü bir ülkeye satılarak sorunun çözülmesi ihtimalini de değerlendiren Ülgen, bunun çok gerçekçi olmadığını söyledi.
Ülgen’e göre böyle bir satış için Rusya’nın onayı gerekir. Ancak Rusya’nın, hem Türk-Amerikan ilişkilerine hem de NATO’ya zarar veren bu sorunun çözülmesine yardımcı olmasının beklenmesi gerçekçi değil.
Ülgen, “Rusya bir yandan Türk-Amerikan ilişkisine diğer yandan da NATO’ya zarar veren bu sorundan niye bizi kurtarsın?” ifadeleriyle bu seçeneğe mesafeli yaklaştı.
“TÜRKİYE’NİN TAAHHÜT VERMESİ GEREKECEK”
Ülgen’e göre kalıcı çözüm, ABD yönetiminin Kongre’yi NDAA’da yer alan “sistemin mülkiyetine son verilmesi” şartını gözden geçirmeye ikna etmesini gerektiriyor.
Bunun da Türkiye ile hükümetler arası düzeyde sağlanacak bir mutabakat temelinde mümkün olabileceğini belirten Ülgen, bu noktada Ankara’nın da mevcut pozisyonundan geri adım atması gerektiğini savundu.
Ülgen’e göre bu mutabakatın özü, Türkiye’nin S-400 sistemini operasyonel hale getirmeyeceğini taahhüt etmesi olacak. Ayrıca bu taahhüdün bir denetim boyutu da bulunacak.
Trump 24 saatte ağız değiştirdi: F-35 konusunda henüz karar vermedim
“ARA SEÇİMLERDEN ÖNCE FIRSAT PENCERESİ KAPANABİLİR”
Sinan Ülgen, çözüm için zamanlamanın da kritik olduğunu belirtti. Ülgen’e göre bu formülün ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce hayata geçirilmesi gerekiyor.
Aksi halde siyasi fırsat penceresinin kapanabileceğini söyleyen Ülgen, hem CAATSA hem de NDAA engellerinden kalıcı olarak kurtulmanın yolunun ancak bu çerçevede açılabileceğini ifade etti.
Ülgen’in değerlendirmesi, Trump’ın Ankara ziyareti sonrası yeniden gündeme gelen F-35, S-400 ve CAATSA tartışmalarına ilişkin teknik ve siyasi boyutları bir araya getiren dikkat çekici bir yol haritası olarak öne çıktı.

