Tropikal alglerin Akdeniz’e taşınmasıyla beraber deniz ürünlerindeki gizli tehlike de kendini gösteriyor. Balık ve kabuklu deniz canlılarına bağlı zehirlenmelerden kaynaklı mide, sinir sistemi ve kalp etkileniyor. Panzehiri olmayan sigatera zehirlenmesi, sıcak-soğuk algısında bozulma gibi sıra dışı belirtiler ile ortaya çıkıyor.
Prof. Dr. Ahmet Aydın, balık ve kabuklu deniz canlılarına bağlı zehirlenmelerin mide-bağırsak, sinir sistemi ve kalp üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “Düşük bir ihtimal de olsa deniz canlılarına bağlı zehirlenme söz konusu olabilir. Deniz ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine bilinçli tüketici olmak önemli. En önemlisi deniz ürünlerinin güvenilir ve bilinen yerlerden alınmasıdır. Balığın taze olduğunun ve herhangi bir bozulma belirtisi bulunmadığının görülmesi gerekir” dedi.Bilim insanları, Karayipler’de yaşayan ve 'Gambierdiscus' olarak bilinen mikroalglerin, suların ısınmasıyla birlikte Akdeniz kıyılarında da görülmeye başlandığına dikkat çekerek uyarıda bulundu. Balıklarda birikerek insanlara geçen bu organizmanın özellikle nörolojik bozukluklara yol açabildiği belirtildi.
Deniz canlılarının tüketilmesiyle yaşanan zehirlenmelerle ilgili değerlendirme yapan Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Ahmet Aydın, deniz ürünlerinden zehirlenmenin farklı mekanizmalar ile ortaya çıkabileceğini söyleyerek özellikle “Ciguatera” olarak bilinen sigatoksin zehirlenmesine dikkat çekti. Aydın, tropikal yerlerde çok sık görülen bu zehirlenmenin iklim değişikliğinden dolayı çeşitli coğrafyalarda da ortaya çıkabileceğini aktardı.

KABUKLU DENİZ CANLILARINA DİKKAT
Deniz ürünleriyle meydana gelen zehirlenmelerin çok çeşitli şekillerde görülebileceğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, şunları söyledi: “Kabuklu deniz canlılarıyla meydana gelen zehirlenmeler görülebilir. Balıkların kötü şartlarda saklanmasına bağlı olarak bakteri üremesi oluşabilir ve bu balıkların tüketilmesiyle zehirlenme vakaları ortaya çıkabilir. Kabuklu deniz canlıları bazı durumlarda toksik maddeleri bünyelerinde konsantre edebilir. Bu ürünlerin tüketilmesiyle zehirlenmeler meydana gelebilir. Ayrıca mercan resiflerinde yaşayan bazı alglerin ürettiği toksik maddelerle de zehirlenmeler görülebilir.”
MİDE-BAĞIRSAK RAHATSIZLIKLARI ORTAYA ÇIKABİLİYOR
Her zehirlenmenin mekanizmasının farklı olduğuna işaret eden Aydın, “Sigatera zehirlenmesi özellikle Pasifik ve Hint Okyanusu gibi tropikal bölgelerde, büyük balıklarda görülür. Bu balıklar beslendikleri algler yoluyla toksini alır. Gambierdiscus adlı alg türü toksik madde üretir. Balık bu algleri sürekli tükettiğinde vücudunda sigatoksin birikir. Bu toksini içeren balığın yenmesiyle mide-bağırsak rahatsızlıkları, bulantı ve kusma görülebilir. Sinir sistemi belirtileri ortaya çıkabilir; özellikle duyularda değişiklik meydana gelir. Kalple ilgili sorunlara da yol açabilir” şeklinde konuştu.

Sigatera zehirlenmesinde en dikkat çekici bulgunun ısı algısındaki bozulma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Aydın, “Zehirlenen kişi sıcak bir yüzeye dokunduğunda sıcaklığı doğru hissetmeyebilir ya da çok soğuk bir yüzeye dokunduğunda soğuğu farklı algılayabilir. Balıkların kötü şartlarda saklanması sonucu bakteri üremesi olabilir. Bu bakterilere bağlı olarak histamin benzeri maddeler oluşur ve bunların tüketilmesiyle zehirlenmeler meydana gelebilir. Kabuklu deniz canlıları deniz tabanında ve kontamine alanlarda bulundukları için ağır metalleri konsantre edebilir. Ayrıca mikrobiyal toksin üretimi de söz konusu olabilir. Bu toksinleri içeren kabukluların tüketilmesiyle mide-bağırsak şikayetleri, sinirsel etkilenmeler, kas ve eklem ağrıları görülebilir. Kalp çarpıntısı ve tansiyon düşüklüğü de ortaya çıkabilir” dedi.
PANZEHRİ OLMAYAN BİR ZEHİRLENME
Son dönemde sigatera vakalarının tropikal bölgeler dışında da bildirildiğini kaydeden Ahmet Aydın, “İspanya’da bu alglerin görüldüğü ve balık tüketiminin risk oluşturabileceği bildirilmiştir. İklim değişikliği nedeniyle tropikal balıkların daha kuzeye, Akdeniz’e göç etmesi mümkündür. Ancak şu an için çok yaygın bir durum değildir. Mide bulantısı gibi belirtiler birçok gıda zehirlenmesinde görülebilir. Ancak sıcak ya da soğuğu hissedememe gibi sinir sistemi bulguları sigatera zehirlenmesini düşündürebilir. Bu zehirlenmenin bir antidotu yoktur. Spesifik bir tanı kiti de bulunmamaktadır. İleri toksikolojik analizlerle toksin tespit edilebilir.

Deniz ürünleri güvenilir ve bilinen yerlerden alınmalı. Balığın taze olduğundan ve bozulma belirtisi bulunmadığından emin olunmalı. Özellikle yurt dışında deniz ürünü tüketirken daha dikkatli olunmalı. Balon Balığına da özel bir pencere açmak gerekebilir. Hatırlanacağı üzere ülkemizde de balon balığı yenilmesine bağlı zehirlenme vakaları zaman zaman görülmektedir. Yine iklim değişikliğine paralel olarak Akdeniz’de de görülmeye başlayan bu istilacı balık türünün derisinde, yumurtalarında ve iç organlarında toksin bulunmaktadır. Bu nedenle balon balığı, ancak çok profesyonel kişiler tarafından hazırlandığında tüketilebilir. Onun dışında son derece ölümcül olan zehirlenme vakaları görülmektedir. Bu risk nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı, bu istilacı türlerin avlanmasını teşvik ederek tüketilmesinin önüne geçmeye çalışmaktadır” şeklinde konuştu.
