Prof. Dr. Seda Demiralp: Yeni Parti’nin en büyük sınavı kendi seçmeninin dışına çıkmak

Prof. Dr. Seda Demiralp: Yeni Parti’nin en büyük sınavı kendi seçmeninin dışına çıkmak

Siyaset bilimci Prof. Dr. Seda Demiralp, Yeni Parti’nin muhalefet seçmenine “dirençli ve sürdürülebilir mücadele” duygusu vadettiğini söyledi. Partinin CHP tabanını büyük ölçüde konsolide ettiğini belirten Demiralp, iktidar yarışında başarı için ekonomi, adalet, suç, güvenlik ve gelir eşitsizliği gibi gündelik sorunlara ikna edici çözümler sunması gerektiğini vurguladı.

Işık Üniversitesi Öğretim Görevlisi Siyaset bilimci Prof. Dr. Seda Demiralp, gazeteci Ruşen Çakır’ın YouTube kanalında Yeni Parti’nin seçmenle kurduğu duygusal ilişkiyi, genişleme potansiyelini ve önündeki temel riskleri değerlendirdi.

Emotics Lab: Duygular ve Siyaset Laboratuvarı bünyesinde seçmen davranışları ve siyasal duygular üzerine çalışmalar yürüten Demiralp, değerlendirmelerini Yeni Parti kurulmadan önce haziran ayında yapılan bir araştırmanın sonuçlarına dayandırdı.

“SEÇMEN ÖFKELİ ANCAK YALNIZCA ÖFKENİN DİLE GETİRİLMESİNİ İSTEMİYOR”

Mutlak butlan kararının özellikle CHP ve genel olarak muhalefet seçmeninde güçlü bir öfke yarattığını belirten Demiralp, Yeni Parti’nin bu duyguyu kapsamasının önemli olduğunu söyledi.

Ancak seçmenin parti yönetiminden yalnızca öfkesine tercüman olmasını beklemediğini vurgulayan Demiralp, asıl talebin sakin, kararlı ve sonuç almayı hedefleyen sürdürülebilir bir mücadele olduğunu ifade etti.

Demiralp’e göre Yeni Parti’nin seçmene sunduğu temel duygu “dirençlilik”. Özgür Özel’in yeni yönetiminin, 2023 seçimlerinin ardından içine kapanan ve siyasetten uzaklaşan muhalefet seçmenini yeniden harekete geçirdiğini belirten Demiralp, bu sürecin 2024 yerel seçimleri ve 19 Mart sonrasında da devam ettiğini söyledi.

YENİ PARTİ HANGİ SİYASİ ÇİZGİYİ TEMSİL EDİYOR?

Demiralp, Yeni Parti’nin ideolojik açıdan CHP’nin cumhuriyetçi çizgisinden tamamen ayrılan bir yapı görüntüsü vermediğini belirtti.

Özgür Özel’in “Bir gömlek çıkarmadım, ateşten gömlek giydim” sözünü hatırlatan Demiralp, bu ifadenin yeni bir ideolojik hatta geçilmediğini, ancak daha kapsayıcı bir cumhuriyetçilik anlayışının sürdürüldüğünü gösterdiğini söyledi.

Bu yaklaşımın Kürt meselesi, laiklik ve parti kadrolarının çeşitliliği bakımından daha kapsayıcı bir siyaset arayışına işaret ettiğini savunan Demiralp, partinin henüz en az bilinen tarafının ise iktidara gelmesi halinde uygulayacağı politikalar olduğunu kaydetti.

CHP SEÇMENİ KONSOLİDE OLDU

Demiralp, araştırma sonuçlarının Yeni Parti’nin CHP seçmenini güçlü biçimde etrafında topladığını gösterdiğini ifade etti.

CHP tabanında büyük bir bölünme görülmediğini belirten Demiralp, bunun parti için güçlü bir başlangıç olduğunu ancak cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için yeterli olmayacağını vurguladı.

Yeni Parti’nin kendi tabanının dışından seçmen kazanması gerektiğini söyleyen Demiralp, bu nedenle parti programının ve somut icraat planının kritik önem taşıdığını kaydetti.

EN YÜKSEK GEÇİŞ POTANSİYELİ DEM PARTİ VE İYİ PARTİ SEÇMENİNDE

Araştırmaya göre Yeni Parti’nin CHP dışındaki en güçlü genişleme potansiyeli DEM Parti ve İYİ Parti seçmenlerinde bulunuyor.

Demiralp, bu iki seçmen grubunun birbirinden farklı hassasiyetlere sahip olduğuna dikkati çekerek partinin bir gruba yaklaşırken diğerini kaybetmemek için dikkatli bir söylem ve politika dengesi kurması gerektiğini söyledi.

AK Parti ve MHP seçmeni içinde Yeni Parti’ye oy verebileceğini belirtenlerin oranının düşük olduğunu aktaran Demiralp, buna karşılık geçmişte farklı partilere oy vermiş geçişken seçmenlerle seçimlere katılmayanlarda ilginin daha yüksek olduğunu ifade etti.

İKTİDARA YAKIN SEÇMENDE GÜVENLİK VE ADALET ÖNE ÇIKIYOR

Demiralp, iktidara yakın ancak kararsız veya geçişken seçmenlerin yalnızca ekonomi üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Bu seçmen gruplarında suçla mücadele, adalet, güvenlik, kadına yönelik şiddet, göç ve terör gibi başlıkların öne çıktığını ifade eden Demiralp, Yeni Parti’nin özellikle güvenlik alanında nasıl bir politika ortaya koyacağının genişleme kapasitesini doğrudan etkileyeceğini söyledi.

Ekonomide ise hayat pahalılığının yanı sıra gelir adaletsizliği meselesinin iktidara yakın seçmenlerde güçlü biçimde öne çıktığını belirtti. Demiralp’e göre partinin ekonomik kadrosu ve uygulanabilir programı, mevcut iktidardan uzaklaşan seçmeni ikna etmede belirleyici olacak.

GENÇ SEÇMENDE EN BÜYÜK SORUN SİYASETE GÜVENSİZLİK

Prof. Dr. Demiralp, gençlerin siyasete karşı ilgisiz değil, sonuç alamamaktan yorulmuş olduğunu söyledi.

Genç seçmenlerin kendilerini siyaseten etkisiz hissettiğini, partileri birbirine benzeyen ve siyaset alanını kirlenmiş yapılar olarak görebildiğini belirten Demiralp, bu durumun gençleri sandıktan ve siyasi katılımdan uzaklaştırdığını ifade etti.

Yeni Parti’nin isminde bulunan “yeni” vurgusunun bu seçmen grubu açısından avantaj yaratabileceğini söyleyen Demiralp, partinin gençlere yalnızca adının değil; kadrolarının, siyaset anlayışının ve politikalarının hangi yönlerden yeni olduğunu anlatması gerektiğini kaydetti.

GENÇLERİN TALEBİ YALNIZCA GENÇLİK POLİTİKALARI DEĞİL

Demiralp, genç seçmenlerin en çok gençlere özel vaatlere ilgi gösterdiği düşüncesinin araştırma sonuçlarıyla tam olarak örtüşmediğini belirtti.

Araştırmada gençlerin özellikle yolsuzlukla mücadele, vergi reformu, zenginlerden daha fazla vergi alınması ve düşük gelir gruplarının vergi yükünün azaltılması gibi konulara ilgi gösterdiğini aktardı.

Gençlerin bugünkü ekonomik tercihlerin ve kamu kaynaklarındaki israfın maliyetinin gelecekte kendi kuşaklarına yükleneceğinin farkında olduğunu belirten Demiralp, partilerin bu sorunlara doğrudan ve somut çözümlerle yaklaşmasının genç seçmeni harekete geçirebileceğini söyledi.

GENÇ LİDERLER DEĞİŞİMİ TEMSİL EDİYOR

Demiralp, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu gibi daha genç siyasetçilerin genç seçmen açısından yalnızca yaşları nedeniyle değil, değişimi görünür biçimde temsil etmeleri nedeniyle de ilgi çektiğini söyledi.

Uzun süredir siyasetin içinde bulunan aktörlerden değişim beklemenin gençler tarafından gerçekçi bulunmadığını ifade eden Demiralp, günümüzde liderlerin yaşı, görünümü, konuşma biçimi ve davranışlarının siyasi programlar kadar etkili olabildiğini belirtti.

Demiralp’e göre lider, sunduğu siyaseti yalnızca sözleriyle değil, kişiliği ve görüntüsüyle de temsil ediyor.

“EN BÜYÜK RİSK GÜNDEMİN YALNIZCA DEMOKRASİYLE SINIRLI KALMASI”

Demiralp, Yeni Parti’nin önündeki en büyük riskin demokrasi-otoriterlik tartışmasının partinin bütün siyasi enerjisini tüketmesi olduğunu söyledi.

Demokratik duyarlılığı yüksek seçmenlerin zaten Yeni Parti’ye ilgi gösterdiğini belirten Demiralp, asıl meselenin günlük hayatında ekonomi, adalet, suç ve güvenlik sorunlarına öncelik veren daha geniş seçmen grubuna ulaşmak olduğunu ifade etti.

Partinin demokrasi mücadelesini sürdürürken aynı zamanda hayat pahalılığı, gelir dağılımı, güvenlik ve kamu düzeni gibi konularda güvenilir bir çözüm kapasitesi göstermesi gerektiğini kaydeden Demiralp, seçimlere kalan sürenin de giderek azaldığı uyarısında bulundu.

Demiralp, Yeni Parti’nin iktidar alternatifi haline gelmek için kendi seçmenini bir arada tutmanın ötesine geçmesi ve kendisine şu anda destek vermeyen seçmenlere ne söyleyeceğini açık, somut ve ikna edici biçimde ortaya koyması gerektiğini belirtti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN