Pankreas kanseri tedavisinde uzun yıllardır aşılamayan en büyük engellerden biri olarak görülen KRAS proteiniyle ilgili dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Bilim insanlarının yıllarca “ilaç yapılamaz” olarak nitelendirdiği KRAS mutasyonunu hedef alan deneysel bir ilaç, pankreas kanseri hastalarında umut veren sonuçlar ortaya koydu.
Pankreas kanseri, en ölümcül kanser türlerinden biri olarak biliniyor. Tanı konulan hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 13’ü beş yıl hayatta kalabiliyor. Bilim insanları, 1980’li yıllarda KRAS adı verilen mutasyona uğramış bir proteinin birçok tümörün büyümesinde ve yayılmasında önemli rol oynadığını keşfetmişti. Pankreas kanserinde ise bu proteinin neredeyse tüm vakalarda temel sürücülerden biri olduğu anlaşıldı.
“İLAÇ YAPILAMAZ” DENİLEN HEDEF
Washington Post'ta yer alan habere göre, KRAS proteini uzun yıllar ilaç geliştirme çalışmalarında en zor hedeflerden biri olarak görüldü. Bunun nedeni, proteinin yüzeyinin düz ve pürüzsüz olmasıydı. Klasik ilaçların bağlanabileceği cepler, yarıklar ya da tutunma alanları bulunmadığı için KRAS bilim dünyasında “deliksiz bowling topu”, “yağlı top” ve “ilaç yapılamaz hedef” gibi ifadelerle anılıyordu.
Ancak son yıllarda bu anlayış değişmeye başladı. Kimya, moleküler biyoloji ve kanser araştırmalarındaki ilerlemeler, KRAS’ın tamamen hedef dışı bırakılamayacak bir yapı olmadığını gösterdi.
DENEYSEL HAP YAŞAM SÜRESİNİ UZATTI
Revolution Medicines adlı biyoteknoloji şirketi, nisan ayında daraxonrasib adlı deneysel ilacın pankreas kanseri hastalarında önemli başarı sağladığını açıkladı.
İlk sonuçlara göre daraxonrasib verilen hastaların ortalama yaşam süresi 13 aya çıktı. Bu sürenin, standart kemoterapi alan hastalara kıyasla yaklaşık iki kat olduğu belirtildi.
İlacın ayrıntılı sonuçlarının Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin Chicago’da yapılacak toplantısında sunulması bekleniyor. ABD’de düzenleyici kurumların ise ilaç inceleme sürecindeyken bazı hastalar için erişimi genişlettiği aktarıldı.
“BU HASTALIK İÇİN BÜYÜK BİR DALGANIN BAŞLANGICI”
Memorial Sloan Kettering Cancer Center’dan gastrointestinal onkolog Eileen O’Reilly, gelişmeyi pankreas kanseri açısından önemli bir dönemeç olarak değerlendirdi.
O’Reilly, “Bu hastalık için büyük bir dalganın başlangıcı” dedi. Araştırmacılara göre KRAS’ı hedef alan bu yaklaşım, yalnızca pankreas kanseriyle sınırlı kalmayabilir; akciğer ve kolon kanseri gibi KRAS mutasyonlarının rol oynadığı diğer kanserlerde de yeni tedavi yolları açabilir.
“MOLEKÜLER YAPIŞTIRICI” YAKLAŞIMI
Daraxonrasib’in arkasındaki temel fikir, doğadan ilham alan “moleküler yapıştırıcı” yaklaşımına dayanıyor.
Bilim insanları, bazı bakteri ve mantar moleküllerinin tek başına bağlanamadıkları hedeflere, başka bir proteinle birleşerek tutunabildiğini fark etti. Bu fikirden hareketle geliştirilen ilaç, KRAS’ı doğrudan klasik yöntemle hedef almak yerine, vücutta daha büyük bir kompleks oluşturarak proteinin işlevini durdurmayı amaçlıyor.
Bu yaklaşım, KRAS’ın yalnızca belirli bir mutasyonunu değil, daha geniş bir KRAS aktivitesini hedef alabilmesi nedeniyle dikkat çekiyor.
YILLAR SÜREN ÇALIŞMALARIN SONUCU
Gelişme, bir anda ortaya çıkan bir buluş değil; onlarca yıllık temel bilim, kimya ve ilaç geliştirme çalışmalarının sonucu olarak görülüyor.
California Üniversitesi San Francisco’dan kimyasal biyolog Kevan Shokat ve ekibi, 2008’den itibaren KRAS üzerinde çalışmaya başladı. 2013’te bazı moleküllerin KRAS’a tutunabildiğini ve daha önce görünmeyen bir bağlanma alanını ortaya çıkardığını gösterdiler.
Bu yaklaşım daha sonra bazı KRAS mutasyonlarına karşı onaylı ilaçların geliştirilmesini sağladı. Ancak pankreas kanserinde yaygın olan KRAS hedefleri için daha geniş etkili tedavilere hâlâ ihtiyaç vardı.
HASTALARA ZAMAN KAZANDIRDI
Daraxonrasib’in erken klinik çalışmalarına katılan hastalardan biri, 2022’de 4. evre pankreas kanseri tanısı alan Alyson Luck oldu. Kanseri karaciğerine yayılan Luck, kemoterapi sonrası 2024’te ilacın denendiği çalışmaya katıldı.
Eşi Michael Shafrir, ilacın ailesine neredeyse “normal” sayılabilecek değerli bir yıl kazandırdığını anlattı. Shafrir, eşinin kemoterapi dönemine kıyasla daha iyi hissettiğini, çocuklarıyla ve ailesiyle zaman geçirebildiğini söyledi.
Luck, 2025’te hayatını kaybetti. Ancak ailesi, onun bu çalışmaya katılmasının gelecekte binlerce hastaya umut olabileceğini belirtiyor.
HENÜZ KESİN TEDAVİ DEĞİL
Uzmanlar, daraxonrasib’in pankreas kanseri için kesin bir tedavi anlamına gelmediğini vurguluyor. İlacın neden bir süre sonra etkisini kaybettiği, yan etkilerin nasıl azaltılacağı ve tedavinin daha erken aşamada kullanıldığında nasıl sonuç vereceği gibi sorular hâlâ araştırılıyor.
Penn Medicine’dan onkolog Mark O’Hara, pankreas kanseri alanında hissedilir bir heyecan olduğunu belirterek, hastalara artık yönetilebilir yan etkileri olan bir hap seçeneği sunulabildiğini söyledi.
“BU SADECE BAŞLANGIÇ”
Araştırmacılara göre KRAS hedefli tedavilerdeki bu gelişme, pankreas kanseri için yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
North Carolina Lineberger Comprehensive Cancer Center’dan kanser biyoloğu Channing Der, ilaç keşfinin zorlu ve alçakgönüllülük gerektiren bir süreç olduğunu belirterek, KRAS hakkındaki eski kabullerin defalarca değiştiğini söyledi.
Der, “Bu sadece başlangıç” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni ilaç, pankreas kanserinde hâlâ çok sınırlı olan tedavi seçenekleri açısından önemli bir umut yaratırken, bilim dünyası şimdi daha uzun yaşam süresi ve nihai olarak daha etkili tedaviler için bu yaklaşımı geliştirmeye çalışıyor.
