Kış aylarının gelmesiyle birlikte artan üst solunum yolu enfeksiyonları, acil servislerde yoğunluğa neden olurken "sarı serum" tehlikesini de beraberinde getirdi. Grip, nezle ve halsizlikten kurtulmak isteyen vatandaşlar, bilimsel bir temeli olmayan ancak "atom" adıyla popülerleşen serumlara yöneliyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nden uzman isimler, evde veya kontrolsüz ortamlarda taktırılan bu serumların geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

"BİR ŞEY OLMAZ" DEMEYİN: ANAFİLAKSİ SANİYELER İÇİNDE ÖLDÜREBİLİR
Doç. Dr. Serap Biberoğlu, acil servislere başvuran hastaların büyük bir kısmının tıbbi tedaviden ziyade doğrudan "sarı serum" talebinde bulunduğunu belirtti. Biberoğlu, halk arasında yaygın olan "Taktırdım, bana çok iyi geldi, bir şey olmaz" algısının son derece tehlikeli olduğunu vurguladı.
Damar yoluyla vücuda enjekte edilen her türlü ilacın ciddi alerjik reaksiyon (anafilaksi) riski taşıdığını ifade eden Biberoğlu, "Anafilaksi, dakikalar hatta saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilen en acil tıbbi durumdur. Bu tür uygulamalar yalnızca tam donanımlı hastane ortamlarında ve acil müdahale ekiplerinin gözetiminde yapılmalıdır. Ev ortamında veya hastane dışı yerlerde bu karışımların uygulanması, bir çeşit zehirlenmeye veya ani kalp durmalarına zemin hazırlayabilir" uyarısında bulundu.
SARI SERUMUN İÇERİĞİNDE NE VAR? NEDEN TERCİH EDİLİYOR?
Genellikle B ve C vitamini kompleksleri, ağrı kesiciler, anti-alerjik ilaçlar ve bazen de antibiyotiklerin karıştırılmasıyla hazırlanan bu serumlar, renginden dolayı "sarı serum" olarak adlandırılıyor. Hastalar, damardan alınan bu yoğun karışımın kendilerini daha hızlı ayağa kaldıracağına inanıyor. Ancak uzmanlara göre bu durum tamamen psikolojik ve geçici bir rahatlama hissi yaratıyor.
Doç. Dr. Biberoğlu, viral enfeksiyonlarda (H1N1, Covid, H3N2 vb.) mucizevi bir serum tedavisi olmadığını, iyileşme sürecinin istirahat, bol sıvı tüketimi ve dengeli beslenme ile mümkün olduğunu belirtti. Ağız yoluyla alınan takviyelerin, damar yoluyla alınanlardan daha az etkili olmadığını söyleyen uzmanlar, gereksiz serum kullanımının damar yapısına ve organlara yük bindirdiğini hatırlattı.

ÇOCUKLARDA ORGAN YETMEZLİĞİ RİSKİNE DİKKAT
Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nurhayat Yakut ise tehlikenin çocuklar üzerindeki boyutuna dikkat çekti. Ailelerin, çocuklarının bir an önce iyileşmesi için "atom" serum talebinde bulunduğunu belirten Yakut, bu karışımların çocuklarda böbrek, karaciğer ve kalp gibi hayati organlar üzerinde ağır bir yük oluşturabileceğini söyledi.
Vitamin içeriklerinin çocuklarda hayatı tehdit edici şiddetli alerjik reaksiyonları tetikleyebileceğini ifade eden Doç. Dr. Yakut, "Bu tür serumların hastalığı önleyici veya klinik bulguları sihirli bir değnek gibi düzeltici bir özelliği yoktur. Eğer çocuk ağızdan beslenemiyor veya sıvı alamıyorsa, buna ancak bir hekim karar vererek hastane şartlarında serum uygulayabilir. Bunun dışındaki 'halsizliği gitsin' mantığıyla yapılan uygulamalar faydadan çok zarar getirir" dedi.
BİLİMSEL KANITI YOK: EN GÜVENLİ YOL İSTİRAHAT VE SIVI TÜKETİMİ
Uzmanların ortak görüşü, "sarı serum" veya "atom" olarak adlandırılan karışımların tıbbi literatürde iyileştirici bir tedavi yöntemi olarak yer almadığı yönünde. Acil servislerin "hayat kurtarma merkezleri" olduğunu hatırlatan doktorlar, bu merkezlerin serum taleplerini karşılama noktası olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Grip benzeri semptomlarla başa çıkmak için önerilen temel yöntemler şunlardır:
- Tam yatak istirahatı
- Düzenli uyku düzeni
- Bol su ve sıvı tüketimi
- Taze sebze ve meyvelerden oluşan dengeli beslenme
