Eskişehir Özel Ümit Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Deniz Mutluer, özellikle kış aylarında düşen terlemeye bağlı olarak kişinin tükettiği su miktarının azaldığına dikkat çekti. Susuz kalan vücudun, birçok sorunun kaynağı olduğunu söyleyen Mutluer, günde en az 2 litre su tüketmenin önemine değindi.
Özellikle çocukların su yerine asitli ve şekerli meşrubatlara yöneldiğini söyleyen Mutluer, su içme alışkanlığının küçük yaşlarda edinilmesi gerektiğini aktardı. Susuzluk sonrası, kişinin en çok yaşadığı sorunların kabızlık ve ciltteki kuruluklar olduğunu söyleyen Mutluer, suyun tadını sevmeyenlere de içine elma, salatalık, limon, çubuk tarçın gibi besinler eklemelerini önerdi.

ZAMANLAMA YÖNTEMİYLE SU İÇEBİLİRSİNİZ
Konuyla ilgili tavsiyelerde bulunan Mutluer, "Bir anda içmektense saat başı bir su bardağı su içecek şekilde zamanlayıcı kurabiliriz ya da bunu hatırlatacak başka bir şey yapabiliriz. Bu şekilde vücuda aslında suyu kullanmayı öğretmeliyiz. Bir de bazı kişiler ’Ben su içemiyorum, suyun tadını sevmiyorum’ diyorsa, burada mesela bir su bardağı suyun içerisine elma, salatalık, limon, çubuk tarçın gibi içerikler ekleyerek suyu birazcık daha lezzetli hale getirebiliriz. Biz burada günde ortalama 2-2 buçuk litre su içiminin normal olduğunu ve ideal olduğunu kabul ediyoruz. Ama bu tabii ki de kişinin spor yapmasına, terlemesine ve idrara çıkmasına göre kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Eğer su tüketimini gerçekten çok kısıtlı tutarsak kabızlık problemi yaşayabiliyoruz, ciltte kuruluk ya da ödem gibi sağlık problemleriyle karşılaşabiliyoruz" dedi.

“ÇOCUKLUKTAN BAŞLAYAN BİR ALIŞKANLIK”
Çocuklara su içme alışkanlığının kazandırılması gerektiği hakkında konuşan Mutluer sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aslında su içme alışkanlığı gerçekten çocukluk döneminden beri başlayan bir şeydir. Ama böyle 15-16 yaşında, okul çağındaki çocuklar genellikle su yerine birazcık daha asitli gıdalara ya da başka meşrubatlara yönelebiliyor. O yüzden onları gerçekten bu konuda bilgilendirmek ve bunu düzenli bir alışkanlık haline getirmek bizim için büyük bir öneme sahip. Burada kişinin en çok su içmeyi unuttuğu saatler, mesela öğlen arası, işteyken ya da okuldayken o saatlerde ilk birkaç gün su içmeye kendini zorlamasını isteyeceğiz; bir su bardağı su bile olsa. Bunu zaten 3-4 gün düzenli yaptığında sonradan otomatik olarak o saatlerde gerçekten büyük su içme isteği oluşacaktır kişide. Sindirim ve dolaşım bozulduğu için kabızlık problemi gözükebilir. Bunun dışında gerçekten metabolizmamız etkileniyor ve vücut daha çok yağlanmaya ve ödeme yol açabiliyor. Aynı zamanda tabii ki de özellikle kış aylarında az su tükettiğimiz için, özellikle yüz bölgesinde, dudaklarda kuruma ve ellerde kuruma ile çatlamalarla karşılaşabiliyoruz. Yazın tabii ki de su ihtiyacımız kışa göre daha fazla oluyor; çünkü terleme ve idrar artıyor. Fakat burada kişinin yaşı, boyu, kilosu ve metabolizması gerçekten ne kadar su içmemiz gerektiğinde çok fazla değişiklik gösteriyor. Ama ortalama 2-2,5 litre su içmek bizim için yeterli olur diyebiliriz.
