Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği hekimlerinden Uzm. Dr. Fatih Kartaler, yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının kardiyovasküler sistem üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle halı saha maçlarına katılan vatandaşları ve kronik rahatsızlığı bulunanları uyardı. Sıcak havalarda insan vücudunun termoregülasyonu (normal ısı dengesini) koruyabilmek adına fizyolojik olarak daha fazla efor sarf ettiğini belirten Uzm. Dr. Kartaler, bu sürecin dolaşım sistemine getirdiği yükleri aktardı.
SIVI VE MİNERAL KAYBI KALP HIZINI ARTIRIYOR
Sıcak hava dalgalarıyla birlikte ortaya çıkan terlemenin, vücutta ciddi su ve elektrolit kaybına yol açtığını belirten Uzm. Dr. Fatih Kartaler, "Terlemeyle yaşanan sıvı ve mineral kaybı, kan hacminin dengelenmesi için kalbin daha hızlı çalışmasına ve dolaşım sisteminin daha fazla yük altında kalmasına neden olur. Özellikle hipertansiyon, kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı ve ritim bozukluğu (aritmi) bulunan kişiler bu tablodan daha fazla etkilenmektedir" dedi.

TEHLİKE SADECE İLERİ YAŞ GRUBUYLA SINIRLI DEĞİL
Kalp rahatsızlıklarının sadece yaşlı popülasyonu kapsamadığını ifade eden Uzm. Dr. Kartaler, kontrolsüz tansiyonu olan, sigara kullanan, diyabet (şeker) hastası olan veya genetik olarak kalp damar hastalığı riski taşıyan genç bireylerde de aşırı sıcakların kalbin iş yükünü artırdığını vurguladı.
Uzm. Dr. Kartaler, "Yaz döneminde uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra ani ve yoğun egzersiz yapılması önemli bir kardiyak risk oluşturur. Özellikle halı saha maçlarına katılan vatandaşlarımızın, bilinen bir kalp rahatsızlığı olmasa bile belirli aralıklarla kardiyolojik değerlendirmeden geçmeleri gereklidir. Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, bayılma veya efor sırasında aşırı yorulma gibi klinik şikayetleri olan kişilerin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi şarttır" açıklamasında bulundu.
GENÇ YAŞTA GÖRÜLEN ANİ KALP RAHATSIZLIKLARININ NEDENLERİ
Son yıllarda genç yaş grubunda görülen ani kardiyak olaylara da değinen Uzm. Dr. Kartaler, her ani başlangıçlı kalp hastalığının altından klasik bir kalp krizi çıkmadığına işaret etti. Genç bireylerde doğumsal (konjenital) kalp hastalıkları, kardiyomiyopati (kalp kası hastalıkları) ve birincil ritim bozukluklarının önemli nedenler arasında yer aldığını belirten uzman; çarpıntı, açıklanamayan senkop (bayılma), eforla gelişen göğüs ağrısı veya ailesinde genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunan kişilerin kardiyolojik taramaları ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.
KRİTİK SAAT ARALIĞI VE İLAÇ KULLANIMI
Kalp sağlığını korumak adına gün içinde yeterli su tüketiminin önemini hatırlatan Uzm. Dr. Fatih Kartaler, şu koruyucu önlemleri sıraladı:
Güneş radyasyonunun en yoğun ulaştığı 11.00 ile 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalıdır.
Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, egzersiz için sabahın erken saatleri ya da akşam serinliği tercih edilmelidir.
Hipertansiyon ve kalp yetersizliği gibi kronik durumlar nedeniyle düzenli ilaç kullanan hastalar, hekimlerine danışmadan ilaç dozlarında değişiklik yapmamalı veya tedaviyi sonlandırmamalıdır.
Uzm. Dr. Kartaler son olarak; göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, ani halsizlik, baş dönmesi veya baygınlık hissi gibi bulguların sıcak havanın normal bir etkisi olarak görülüp geçiştirilmemesi, bu semptomlar geliştiğinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi.
