Migren, günümüzde yaşam kalitesini en çok düşüren karmaşık nörolojik hastalıklardan biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu hastalığın sadece genetik veya çevresel faktörlerle değil, doğrudan günlük soframızdaki tercihlerle yönetilebileceğini vurguluyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hulusi Keçeci, beslenme düzeninin migren üzerindeki etkisini şeker hastalığına benzeterek, yaşam tarzı değiştirilmediği takdirde hastaların gereksiz bir ilaç yükü altına girdiğini ifade ediyor. Atak sıklığını azaltmanın yolu, vücudun hassas dengesini bozan tetikleyicileri tanımaktan geçiyor.

Mide koruyucu kullanırken bir kez daha düşünün! Uzman isimden 'bilinçsiz ilaç' uyarısı
YAŞAM TARZI VE BESLENME DÜZENİ TEDAVİNİN TEMELİ
Migren ataklarını yönetmenin en etkili yolunun yaşam tarzını disipline etmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hulusi Keçeci, özellikle sık ağrı çeken hastaların tetikleyicilerden uzak durması gerektiğini belirtti. Keçeci, durumu şu sözlerle özetledi:
“Nasıl ki bir şeker hastası kan şekerini düşürücü ilaçlar var diye beslenme rejimine uymazsa hastalığın kontrolü sağlanamaz ve gereksiz ilaç yükü altına girer. Migrende de böyledir. Özellikle sık ağrı atakları olan kişiler yaşam tarzlarını ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmez ve migren tetikleyicilerden uzak durmazlarsa, daha sık baş ağrısı ve bunu kontrol için daha fazla ağrı kesicilere ve migren önleyicilere maruz kalırlar”.

MİGREN ATAĞINI HANGİ GIDALAR TETİKLER?
Beslenme alışkanlıklarının migren üzerindeki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Keçeci, özellikle beklemiş ve mayalı gıdaların riskli olduğunu vurguladı. Unlu mamullerin, hatta ekmeğin bile mayalı üretildiğinin unutulmaması gerektiğini hatırlatan Keçeci, dikkat edilmesi gereken gıdaları şöyle sıraladı:
“Klinik deneyimlere göre bazı besinler, migren hassasiyeti olan bireylerde atak ihtimalini artırabiliyor. Özellikle bekletilerek üretilen mayalı yiyecekler, kaşar, parmesan, çedar gibi eskitilmiş peynirler migren atağını başlatabiliyor. İşlenmiş et ürünleri salam, sosis, sucuk, pastırma ve alkolün yanı sıra yapay tatlandırıcılar, fazla kafein, yüksek kakao oranlı çikolatalar, hazır çorbalar, cipsler, fastfood yiyecekler ve Uzakdoğu yemekleri de kişiden kişiye değişmekle birlikte migreni tetikleyebilir”.
MİGREN ATAKLARINI AZALTMAK İÇİN BU LİSTEYE DİKKAT
Migren öyküsü olan bireylerin özellikle içerisindeki tyramin, nitrat veya MSG (monosodyum glutamat) gibi maddeler nedeniyle şu besinleri tüketirken temkinli olması gerekiyor:
Eski Peynirler: Tyramin içeriği yüksek olan eski kaşar, rokfor ve parmesan.
İşlenmiş Etler: Nitrat ve nitrit içeren sosis, salam, sucuk ve pastırma.
İçecekler: Kafeinli kahve ve enerji içecekleri; özellikle kırmızı şarap ve bira gibi alkollü içecekler.
Atıştırmalıklar: Yüksek kakao içeren çikolatalar, cipsler ve aşırı tuzlu/baharatlı gıdalar.

KENDİ TETİKLEYİCİNİZİ BULMAK İÇİN GÜNLÜK TUTUN
Her hastada tetikleyicinin farklı olabileceğini belirten Prof. Dr. Keçeci, ilaç kullanım ihtiyacını azaltmak için hastalarına beslenme ve semptom günlüğü tutmalarını önerdi. Öğün atlamak, açlık, uykusuzluk, susuz kalmak ve aşırı ağrı kesici kullanımı gibi faktörlerin de ağrıya zemin hazırladığını ifade eden Keçeci, hastaların ağrı yaşadıkları zaman bir önceki günü gözden geçirmelerinin kritik önemde olduğunu vurguladı.

