Sadece mideyi değil beyni de etkiliyor: Yavaş ve iyi çiğnemek sandığınızdan daha önemli olabilir

Sadece mideyi değil beyni de etkiliyor: Yavaş ve iyi çiğnemek sandığınızdan daha önemli olabilir

Uzmanlar, yiyecekleri daha uzun süre çiğnemenin yalnızca sindirimi kolaylaştırmadığını; tokluk hissini artırarak kilo kontrolüne, dikkat ve hafıza gibi bilişsel işlevlere de katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Araştırmalara göre yavaş yemek ve iyi çiğnemek, stres düzeyini azaltmaktan bağırsak sağlığını desteklemeye kadar birçok olumlu etki yaratabiliyor.

19. yüzyılın sonlarında yaşayan Amerikalı beslenme uzmanı Horace Fletcher, yiyeceklerin neredeyse sıvı hale gelene kadar çiğnenmesi gerektiğini savunuyordu. Bir arpacık soğanını yüzlerce kez çiğnediği için “Büyük Çiğneyici” olarak anılan Fletcher’ın yöntemleri abartılı bulunsa da, günümüz araştırmaları yavaş ve iyi çiğnemenin sindirimden beyin sağlığına kadar pek çok olumlu etkisi olabileceğini gösteriyor.

Uzmanlara göre daha fazla çiğnemek; tokluk hissini artırabiliyor, sindirimi kolaylaştırabiliyor, stres düzeyini azaltabiliyor ve dikkat ile hafıza üzerinde olumlu etkiler yaratabiliyor. Bazı araştırmalar ise diş sağlığı ile Alzheimer ve bunama riski arasında bağlantı olabileceğine işaret ediyor.

İNSAN ÇENESİ NASIL DEĞİŞTİ?

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden araştırmacı Adam van Casteren, insanın çiğneme yapısının milyonlarca yıllık evrim sürecinde değiştiğini belirtiyor.

İlk insan atalarının daha sert yiyeceklerle beslenmeye başlamasıyla birlikte daha güçlü çeneler ve büyük azı dişleri gelişti. Ancak ateşin kullanılması, yiyeceklerin pişirilmesi ve tarımın yaygınlaşmasıyla uzun süre çiğneme ihtiyacı giderek azaldı.

Bugün insanların ortalama günde yaklaşık 35 dakika çiğnediği belirtilirken, şempanzelerin 4,5 saate kadar, gorillerin ise 6 saati aşkın süre çiğnediği ifade ediliyor.

SİNDİRİMİN İLK ADIMI

Uzmanlara göre çiğneme yalnızca yiyecekleri parçalamıyor; sindirim sistemini de hazırlıyor. Karolinska Enstitüsü’nden diş hekimliği profesörü Mats Trulsson, çiğnemenin bağırsakların sindirime hazırlanmasını sağladığını belirtiyor.

Yiyeceklerin küçük parçalara ayrılması, sindirim sıvılarının daha etkili çalışmasına yardımcı oluyor. Araştırmacılar, büyük parçaların bağırsakta daha uzun süre kalmasının şişkinlik ve sindirim sorunlarına yol açabileceğini söylüyor.

DAHA FAZLA ÇİĞNEMEK DAHA AZ YEMEK ANLAMINA GELEBİLİR

BBC Türkçe'de yer alan habere göre araştırmalar, yiyecekleri daha uzun süre çiğnemenin tokluk hissini artırabileceğini ortaya koyuyor.
2009 yılında yapılan bir çalışmada bademi daha fazla çiğneyen kişilerin besinlerden daha fazla enerji emdiği ve daha uzun süre tok kaldığı görüldü. Benzer şekilde pizza üzerinde yapılan başka bir araştırmada da yiyecekleri daha fazla çiğneyen katılımcıların açlık hissinin azaldığı tespit edildi.

Bilim insanlarına göre beynin “doydum” sinyalini oluşturması yaklaşık 20 dakika sürüyor. Yavaş yemek ve daha fazla çiğnemek ise bu sürece zaman kazandırıyor.

Bu nedenle uzmanlar, özellikle kilo vermeye çalışan kişilere hızlı yemek yerine daha bilinçli ve yavaş yemeyi öneriyor.

BEYİN SAĞLIĞIYLA BAĞLANTI

Araştırmacılar son yıllarda “ısırık-beyin ekseni” olarak tanımlanan bağlantıya daha fazla odaklanıyor.
Diş kaybının Alzheimer ve bunama riskinin artmasıyla ilişkili olabileceği belirtilirken, iyi çiğneme becerisine sahip kişilerin hafıza ve dikkat testlerinde daha başarılı sonuçlar verdiği kaydediliyor.

Bazı bilim insanları çiğnemenin beyne giden kan akışını artırdığını ve bunun bilişsel performansı destekleyebileceğini düşünüyor.

SAKIZ ÇİĞNEMEK DİKKATİ ARTIRIYOR MU?

Bazı araştırmalar sakız çiğnemenin kısa süreli dikkat artışı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Çeşitli bilişsel görevlerde sakız çiğneyen kişilerin daha uyanık hissettiği ve dikkat düzeylerinde sınırlı da olsa artış görüldüğü belirtiliyor. Ancak uzmanlar bu etkinin genellikle 15-20 dakikayı geçmediğini vurguluyor.

STRESİ AZALTABİLİR AMA KESİN DEĞİL

Çiğnemenin stres ve kaygıyı azaltabileceğine dair araştırmalar da bulunuyor. Sınav dönemindeki öğrenciler, ameliyat öncesi hastalar ve çocuklar üzerinde yapılan bazı çalışmalarda sakız çiğnemenin kaygıyı hafiflettiği görüldü. Ancak uzmanlar, bu konuda sonuçların hâlâ net olmadığını ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Araştırmacılar yine de çiğnemenin yemek deneyimini daha keyifli hale getirdiği ve bunun ruh haline olumlu yansıyabileceği görüşünde.

Uzmanların ortak görüşü ise oldukça basit: Yiyecekleri acele etmeden, rahatça yutulabilecek kıvama gelene kadar çiğnemek sağlık açısından faydalı olabilir.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN