İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve aralarında eski Merkez Hakem Kurulu (MHK)Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da bulunduğu isimlerin gözaltına alındığı hakem dosyası soruşturmasının yankıları adliyeye taşınan yeni bir hukuki süreçle genişliyor.
Soruşturma kapsamında verdiği ifadede sınav kağıdında tahrifat yapıldığını, yükselmesinin engellendiğini ve hakem atamalarına dışarıdan müdahale edildiğini öne süren eski Süper Lig yardımcı hakemi Ali Tuna, kendisini hedef alan yorumculara karşı yargı yoluna başvurdu. Deneyimli hakem, spor medyasının iki tanınmış ismi Ahmet Çakar ve Erman Toroğlu hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Müracaat ve Suçüstü Bürosu'na ayrı ayrı şikâyet dilekçesi sundu.
Sunulan resmi dilekçelerde şüpheli olarak yer alan Erman Toroğlu’nun, 2 Ekim 2026 tarihinde Sözcü Gazetesi'nde kaleme aldığı "Sayın İçişleri Bakanı'na açık mektup" başlıklı köşe yazısındaki ifadeleri gerekçe gösterildi. Tuna’nın savcılığa sunduğu başvuru evrakında; Toroğlu’nun yazısında şahsını doğrudan hedef alarak onur, şeref ve saygınlığını rencide edici hakaretlerde bulunduğu, emniyet mensubu kimliği üzerinden tehdit unsuru barındıran ifadelere yer verdiği savunuldu. Dilekçede Erman Toroğlu’nun Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 (hakaret) ve 106/1-3 (tehdit) maddeleri uyarınca yargılanması talep edildi.
AHMET ÇAKAR İÇİN SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN "ALENEN HAKARET" ŞİKÂYETİ
Ali Tuna'nın savcılığa ilettiği diğer suç duyurusu dosyasının hedefinde ise eski hakem ve futbol yorumcusu Ahmet Çakar yer aldı. Tuna, Çakar’ın 1 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya platformu X üzerinden yayımladığı alaycı ve hakaretamiz mesajı şikâyet konusu yaptı. Dilekçede, Çakar’ın devam eden adli bir soruşturmada müşteki sıfatıyla verilen resmi beyanları hedef aldığı, kamuya açık paylaşımında hakaret içerikli ifadeler kullanarak şahsının itibarını zedelediği kaydedildi. Ahmet Çakar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun hakaret suçunu düzenleyen 125. maddesi ve fiilin sosyal medya aracılığıyla işlenmesi nedeniyle aleniyet hükümlerini içeren 125/4. maddesi gereğince soruşturma açılarak kamu davası açılması istendi.
Her iki şikâyetin fitilini ateşleyen süreç, Ali Tuna’nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadede spor kamuoyunu sarsan iddiaları kayda geçirmesiyle başlamıştı. Tuna savcılık ifadesinde; eski MHK yetkililerinden edindiği bilgilere dayanarak, Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar’ın dönemin MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’yu telefonla arayarak maçlara atanacak hakemlerin belirlenmesinde yönlendirmede bulunduklarını öne sürmüştü. Savcılık dosyasına ayrıca Tuna’nın terfi sınavındaki el yazısı ve imza örneklerinin sınav kağıdıyla uyuşmadığına ve sınav belgesinde sahtecilik yapıldığına ilişkin adli bilirkişi raporu da girmişti.
KÖŞE YAZISI VE ALAYCI PAYLAŞIMLAR YARGIYA TAŞINDI
Söz konusu iddiaların basına sızmasının hemen ardından Ahmet Çakar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda iddiaları alaya alarak "Evet doğrudur, ben ve Erman hoca MHK başkanına talimat verip hakemleri tayin ediyorduk" ifadeleriyle tepki göstermiş ve paylaşımını "Böyle gerizekalıca iftira olur mu?" sözleriyle noktalamıştı. Erman Toroğlu ise Sözcü Gazetesi’ndeki köşesinde İçişleri Bakanlığı’na hitaben kaleme aldığı yazıda Ali Tuna’nın polis kimliğine dikkat çekmiş, "Bu ahlak noksanı beyanatı veren kişi maalesef polis. Polis polisliğini yapacak, asker askerliğini, hakem de hakemliğini... Fasulyeye nohut karışmayacak" ifadelerini kullanarak Tuna’yı mahkemeye verdiğini duyurmuştu.
