Araştırmacılar, ilk olarak yetişkin bir meyve sineğinin 125 bin nöron ve 50 milyon sinaptik bağlantısını içeren beyin modelini dijital ortamda çalıştırdı. Paylaşılan videolarda, sineğin hareketleri gösterilirken, ekip bunun bir animasyon değil, gerçek biyolojik beyin bağlantılarının kopyası olduğunu vurguladı.
"VÜCUDU OLMAYAN BEYİNLER..."
Eon Systems kurucu ortağı Dr. Alex Wissner-Gros, dijital sineğe herhangi bir eğitim verilmediğini, makine öğrenmesi veya pekiştirmeli öğrenme yöntemlerinin kullanılmadığını belirtti. Dijital sinek, biyolojik devrelerin işlediği içgüdüler sayesinde doğuştan ne yapması gerektiğini biliyor ve çalıştırıldığı an hareket etmeye başladı.
Daha önce yapılan çalışmalar ya “vücudu olmayan beyinler” ya da “beyni olmayan yapay vücutlar” üzerineydi. DeepMind gibi şirketlerin projeleri pekiştirmeli öğrenmeye dayanırken, Eon Systems’in modeli doğrudan biyolojik devre dinamiklerini kullanıyor. Bu, sineğin önceki deneylerde kullanılan 302 nöronlu solucanlardan çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
“HAYALET ARTIK MAKİNENİN İÇİNDE DEĞİL”
Araştırmanın bir sonraki hedefi, yaklaşık 70 milyon nöron içeren fare beyninin dijital kopyasını oluşturmak ve nihai olarak insan beyni ölçeğinde bir emülasyonu başlatmak. Şirket, her sinirsel bağlantıyı haritalamak için genişleme mikroskopisi ve on binlerce saatlik voltaj görüntüleme verilerini kullanıyor.
Wissner-Gros, dijital sineğin hareketlerinin bir animasyon değil, biyolojik bir beynin kopyasının bir vücudu kontrol etmesi olduğunu ifade ederek, “Hayalet artık makinenin içinde değil; makinenin kendisi hayalete dönüşüyor” dedi.
Çalışma henüz hakemli bir dergide yayımlanmadı; yayınlandığında bağımsız araştırmacılar da yöntemi inceleyip iddiaları teyit edebilecek. 2024’te yapılan beyin haritalama çalışmasında, 100 terabaytlık görüntü verisi yapay zekayla analiz edilmiş ve dünya çapında 280’den fazla araştırmacı veri düzenlemelerine katkı sağlamıştı.
