Araştırmalara göre bu gezegen, başlangıçta bir yıldızın çevresinde oluştu ancak yaşanan şiddetli bir yerçekimsel etkileşim sonrası sisteminden koparak yıldızlararası uzaya fırlatıldı. Böylece galakside tek başına dolaşan gezegenler arasına katıldı.
Başıboş gezegenler ışık yaymadıkları için doğrudan gözlemlenmeleri oldukça zor. Bu gezegen, ancak yerçekiminin arka plandaki bir yıldızın ışığını kısa süreliğine bükmesiyle fark edildi. Bu yönteme “mikro mercekleme” adı veriliyor.
NASA 'sandviç' şeklinde öngezegen diski görüntüledi
DÜNYA VE UZAYDAN EŞ ZAMANLI GÖZLEM
TRT Haber'de yer alan habere göre, Subo Dong liderliğindeki ekip, gezegeni özel kılan noktanın aynı olayın hem Dünya’daki teleskoplarla hem de Gaia uzay teleskobuyla gözlemlenmesi olduğunu belirtti. Farklı bakış açıları sayesinde ışık sinyalindeki küçük zaman farkları ölçüldü.
KÜTLESİ VE KONUMU NETLEŞTİ
Bu yöntemle gezegenin kütlesinin Jüpiter’in yaklaşık yüzde 22’si olduğu belirlendi. Samanyolu’nun merkezine yaklaşık 3 bin parsek uzaklıkta bulunan gezegenin, Satürn’e benzer özellikler taşıdığı ifade ediliyor.
Bilim insanları, bu tür düşük kütleli serbest gezegenlerin genellikle yıldızların etrafında oluştuğunu ve daha sonra gezegenler arası etkileşimler nedeniyle yörüngelerinden savrulduğunu düşünüyor.
YENİ TELESKOPLAR YENİ KEŞİFLER GETİRECEK
Araştırmacılar, 2027’de fırlatılması planlanan NASA’nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu ile benzer keşiflerin artmasını bekliyor. Bu çalışmaların, gezegenlerin galaksi genelindeki oluşum ve dağılımına dair daha kapsamlı bilgiler sunacağı belirtiliyor.
