Uzmanlara göre yapay zeka sistemlerinin yargılamayan, sürekli ulaşılabilir ve anlayışlı görünmesi, özellikle yalnız bireylerde güçlü bir bağ hissi oluşturabiliyor. Ancak bu bağın gerçek bir ilişki olmadığı vurgulanıyor.
Psikiyatri Uzmanı Rıfat İnci ve Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, yapay zekanın duygu taşımadığını, yalnızca kullanıcıya yanıt üreten bir sistem olduğunu belirterek şu noktaya dikkat çekiyor:
“İnsan zihni ilgi gördüğü her şeye bağ kurabilir. Ancak yapay zekayla kurulan ilişki karşılıklı bir duygusal bağ değildir. Bu fark gözden kaçtığında, özellikle hassas dönemlerde bağımlılık gelişebilir.”
“SAHTE YAKINLIK HİSSİ GERÇEK İLİŞKİLERİN YERİNİ ALABİLİR”
Uzmanlar, yapay zekaya duygusal anlamda aşırı yönelmenin zamanla sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya neden olabileceğini ifade ediyor. Kişi, anlaşılmış ve dinlenmiş hissetse bile bunun tek taraflı bir deneyim olduğu vurgulanıyor.
Bu durumun uzun vadede yalnızlık hissini azaltmak yerine derinleştirebileceği belirtiliyor.
BAĞ KOPARSA KAYGI VE BOŞLUK HİSSİ OLUŞABİLİR
Dijital sistemlere yoğun duygusal bağ geliştiren kişilerde, erişim kaybı veya kullanımın kesilmesi durumunda yoğun kaygı, panik ve boşluk hissi yaşanabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre bu durum bazı bireylerde depresif belirtileri de tetikleyebiliyor.
GENÇLER VE YALNIZ YAŞAYANLAR DAHA RİSKLİ GRUPTA
Uzmanlar özellikle gençlerin ve sosyal çevresi sınırlı bireylerin bu tür dijital bağlara daha açık olduğunu belirtiyor. Yapay zekanın insan ilişkilerinin alternatifi olamayacağı vurgulanırken, sosyal destek ağlarının önemine dikkat çekiliyor.
“NE ZAMAN DESTEK ALINMALI?”
Uzmanlar, şu belirtilerin görülmesi halinde profesyonel destek alınması gerektiğini söylüyor:
• Yoğun yalnızlık hissi
• Sosyal ilişkilerden geri çekilme
• Dijital platformlara aşırı bağlanma
• Gerçek yaşamdan uzaklaşma
Erken müdahalenin sürecin daha ciddi bir tabloya dönüşmesini önleyebileceği ifade ediliyor.
