Back To Top
Ankara’da hakimler var

Ankara’da hakimler var

 - Son Güncelleme: 30.07.2019 Salı 08:41
- A +

Anayasa Mahkemesi’nin “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için cezalandıran 10 akademisyen hakkında verdiği “hak ihlali” kararı çok büyük tartışmalara yol açtı. Hatta iktidara yakın çevrelerce, AYM Başkanı Zühtü Arslan ve “hak ihlali var” kararına imza atan AYM üyeleri hakkında karalama kampanyası başlatıldı.

Ben Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlali” kararının hukuki niteliği ile ilgili görüşlerimi “gerekçeli karar” açıklandıktan sonra yazacağım.

Bugün üzerinde durmak istediğim husus “insan hakları ve ifade özgürlüğü” kavramları gibi oldukça önemli bir konuda AYM’de ’sekize sekiz’ gibi hassas bir dengenin ortaya çıkmış olmasıdır.

“İnsan hakları” gibi dünya hukukunun en gelişmiş dallarından biri olan konuda AYM’den “sekize sekiz” gibi bir denge mi ortaya çıkmalıydı?

En gelişmiş diyorum çünkü AİHM’nin bütün kararları bu konudadır.

Elbette ki böyle bir denge çıkmamalıydı. İnsan hakları ihlali yoksa çoğunlukla red, ihlal varsa çoğunlukla ihlal kararı çıkmalıydı.

Ancak ben de AK Parti eski MKYK üyesi ve AYM eski raportörü Prof. Dr. Osman Can gibi içinde bulunduğumuz siyasi atmosferin göz ardı edilmemesi gerektiğini dolayısıyla AYM’den çıkan bu kararın oldukça kıymetli olduğunu düşünüyorum.

Sayın Can sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı hangi şartlarda aldığı, heyette hangi mücadelelerin verildiği, hangi hukuki argüman ve pozisyonların yarıştığı ve içinde bulunulan zorlukları dikkate aldığımda, Mahkemeyi takdir ediyorum, kolaylıklar diliyorum.” (26 Temmuz)

Evet, AYM’nin bu kararı tam da bu yüzden böylesi bir ortamda verildiği için kıymetli.

Evet, AYM Başkanı Zühtü Arslan ve sekiz üye “ihlal var” kararına imza attıklarında başlarına gelecekleri biliyorlardı. Nitekim günlerdir “AYM Başkanı Zühtü Arslan’dan PKK destekçilerini sevindiren skandal karar” başlıklı haberler yapılıyor, gazete köşelerinde yazılar kaleme alınıyor.

Kara propagandanın hedefine AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın oturtulması boşuna değil. AYM’nin “hak ihlali var” kararını Başkan sıfatıyla geçerli kılan Sayın Arslan’ın oyu oldu. Çünkü AYM Genel Kurul görüşmelerinde kararın eşit çıkması durumunda AYM Başkanının bulunduğu tarafın görüşü kabul ediliyor.

Diyelim ki AYM 10 akademisyenin bireysel başvurusunu gündeme bile almasaydı, sumen altı etseydi ya da diyelim ki AYM’den oy birliği ile “hak ihlali yok” kararı çıksaydı…

Ne olacaktı? Anayasa Mahkemesi AK Parti’ye iyilik mi etmiş olacaktı? AK Parti’ye iyilik yaptığı zaman Türkiye’ye de iyilik yapmış mı olacaktı?

Bu dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmeyecek miydi?

Gidecekti ve AİHM “hak ihlali” olduğuna hükmedecekti...

 

AİHM’ye gitselerdi

Hükmedecekti çünkü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ifade özgürlüğü, sadece müspet karşılanan, zararsız haber ya da düşünceleri değil, aynı zamanda ‘devleti şok eden, inciten, rahatsız eden’ düşünceleri de kapsıyor.

AİHM ifade özgürlüğü kapsamındaki bütün başvuruların neredeyse tamamında “hak ihlali” kararı vermiştir.

Bu bağlamda “Castells Davası”, “Lingens Davası”, “Oberschlick Davası” ve “Sunday Times Davası”nın en iyi örnekler olduğunu söylemek mümkün.

***

Bir İspanyol vatandaşı olan Miguel Castells, avukatlık yaptığı San Sebastian’da ikamet etmektedir. Olayın geçtiği sırada, Bask Bölgesinin bağımsızlığını savunan bir  siyasal parti olan Herri Batasuna’nın listesinden seçilmiş bir senatördür.

Ve aynı zamanda haftalık “Punto y Hora de Euskalherria” dergisinde yazılar kaleme almaktadır.  4–11 Haziran 1979 tarihli sayısında, “Muafiyet Rezaleti” başlıklı bir makale yayınlar. Bu makalede ülke içerisinde yapılan saldırılardan ve ölümlerden hükümetin birinci dereceden sorumlu olduğunu yazar. Der ki “... yukarıda sözünü ettiğim faşist örgütlerin, devlet cihazından bağımsız bir varlığı olabileceğine inanmıyorum. Başka bir deyişle, onların gerçekten var olduklarına inanmıyorum. Bütün bunlar değişik rozetlere rağmen, bunlar hep aynı kişiler. Bu eylemlerin ardında, sadece Hükümet, Hükümet Partisi ve onların adamları olabilir. Bask muhaliflerinin insafsızca avlanmalarını ve ortadan kaldırılmalarını, giderek daha fazla politik bir vasıta olarak kullanacaklarını biliyoruz.”

Dönemin İspanya hükümeti dergiye ve Miguel Castells’e dava açar. Açtığı davayı elbette kazanır. Dergi ve Castells ağır tazminata mahkum olur.

AİHM Castells Davası’nda “hükümetin medyadaki haksız saldırı ve eleştirileri başka yolla önlemek varken, işgal ettiği hakim pozisyonu dolayısıyla ceza davası açarak önlemeyi tercih etmesini aşırılık olduğu değerlendirmesini yaparak ifade özgürlüğünün ihlal edildiği tespitini yapar.” ( 23 Nisan 1992: Başvuru No: 11798/85)

AİHM verdiği kararda “Hükümetin daha fazla eleştirilebileceğini, devletin mevcut düzeninin sorgulanabileceğini” yazar.

Yine Avusturyalı bir gazeteci Başbakan’ı Nazilikle suçlar. Başbakan gazete aleyhine dava açar ve tabii ki kazanır. Gazete de yazarı da tazminata mahkum olur. Lingens Davası olarak bilinen bu dava hakkında AİHM yine gazete ve gazeteci hakkında “ihlal olduğu” tespitini yapar.

Oberschlick Davası ve Sunday Times Davası da aynıdır. Dört davanın dördünde de gazeteler ve gazeteciler kendi ülkelerinden mahkum olmuşlar ve AİHM bu davaların tamamında “politikacılar daha sert söylemlerle eleştirilebilir” demiş, “haber dili abartılı ve provoke edici olabilir” demiş ve başvuruların tamamında“ihlal var” tespitinde bulunmuş.

Barış akademisyenleri AİHM yoluna gitmiş olsalardı bu davalardan daha farklı bir sonuç çıkmayacaktı. Ve bir kez daha Türkiye’nin hukuk devleti itibarı sarsılacaktı. Türkiye’nin bir kez daha “demokrasi”, “temel hak ve özgürlükler”, “hukuk” algısı zarar görecekti.

Kendimize soralım: Devletin hukuk devleti itibarının sarsılması mı, yoksa bir miktar akademisyenin etkisi çok sınırlı bildirisi mi ülke için daha ciddi bir sorundur?

“Hak ihlali yoktur” kararına imza atan AYM üyeleri AİHM içtihatlarına uygun hareket etselerdi yine “ihlal yok” derler miydi, bilmiyorum.

 

Yargı ve ifade özgürlüğü

Yargı kurumlarının ifade özgürlüğünün geliştirilmesine katkı sağlamaları gerekir. Bütün dünyada böyledir. Ancak Türkiye’de yargının düşünce hürriyetinin geliştirilmesine katkı sağladığını ve bu konuda duyarlı olduğunu söylemek mümkün değil.

İşte bu yüzden Anayasa Mahkemesi’nden 8’e 8 olarak çıkan bu karar önemlidir. Bu karar ülkemizde hala evrensel hukuku üstün tutan hakimlerin var olduğunu gösterir.

Bu bildiriyi eleştirmek elbette mümkündü: Entelektüel etikle bağdaşmayan, körü körüne iktidar  düşmanlığı yapan,  AİHM’nin “terör örgütü” olarak tescil ettiği PKK hakkında ucundan kıyısından hiçbir eleştiri getirmeyen, PKK’nın kanlı eylemleri hakkında tek kelime dahi etmeyen, AK Parti hükümetini haksız yere güneydoğuda “kasıtlı ve planlı kıyım” yapmakla suçlayan bu bildiriyi en sert sözlerle ve en ağır ifadelerle kınamak AK Partinin hakkıydı.

Böyle düşünen herkesin hakkıydı.

Ama bu kadar.

Ama bu kadarı olmadı. Bildiriye imza atanlar mesleklerini kaybettiler, disiplin cezalarına çarptırıldılar. Gözaltına alındılar. Aralarında tutuklananlar oldu. Bir kısmı hakkında uzun hapis cezaları istendi.

Doğrusu, tutuklamamaktı. Zira tutuklamakla, ardından bir yığın mağduriyetler yaralamakla, Türkiye dünyada insan haklarını ihlal eden bir ülke olarak tanıtıldı, üç yıldan fazla konu gündemde kaldı… Unutulup gidecek bir bildiri, tutuklama ve diğer mağduriyetlerle, benzerlerinin de eklenmesiyle, Türkiye’nin insan hakları karnesinde kırık nota dönüştü, ülkenin itibarına zarar verdi.

Neyse ki “Ankara’da hakimler var”, hukuka da Türkiye’nin itibarına da büyük katkıda bulundular.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 18:30
Hukukun olmadığı yerde hakim savcı var demek bana göre saflıktır.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 18:57
Karşı oy kullanan 8 hakime bile tahammül edemeyip, niyet okuyup, kendi iradeleriyle karar veremediğini söyleyen elif hanımı bu kadar radikalliğe savuran nedir acaba.
İbrahim Erdoğan 30 Temmuz 2019 18:21
Elbette Anayasa Mahkememizin başkanının oyu nedeniyle 8'e 8'lik bir dengede verdiği bir kararda ifade özgürlüğü demiş sayılması değerlidir... Bu ülkemizin imajına artı getiren bir karardır... Şu halde Anayasa Mahkemesinin sınav notu geçer seviyededir!.. Yani 10 üzerinden 5'dir... Bu ortamda buna da şükür demek gerek...
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 17:28
Lider sultası altındaki yapılar düşünce özgürlüğünün ne olduğunu bilmez. Liderinin çizdiği dairede yaşar, onun izin verdiği kadar konuşurlar. Korkaklıklarının kılıfı da "dava zarar görmesin diye susuyorum" dur. Ona göre liderin yaptığı yanlışta bile bir hikmet vardır. Bu ülkede bir şarkıcı tek bir bestesi ile bir ömür ekmek yiyor. RTE de yol-köprü ile ölene kadar iktidarda kalır.
Süheyl CALISKANOGLU 30 Temmuz 2019 17:31
Istanbul'da da Hakim'ler var mi?Baklavaci magandalar tahliye olmuslar. Insan ne diyecegini sasiriyor..
bozkurt enver 30 Temmuz 2019 23:05
0
tutuklama bir tedbirdir,ceza değildir.Türk Ceza Kanununa göre adamların eylemi için öngörülen ceza miktarı çok düşük olup İnfaz Kanununa göre yatarları bile yok ,ceza usul kanunu normal uygulansa tutuklama yapılacak bir olay değildi, kamuoyu baskısından tutuklandığı çok açık.Doğrusu Halk Mahkemeleri kurup yargılamayı halkımıza yaptırmak görünüyor
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 15:12
Sayın Çakır, hükümet bildiri yayınlayan kişiler hakkında dava açmayıp sert bir bildiri yayımlasaydı bu sizi kesmeyecekti. "Faşist" bir yapı olarak hükümet ortada kalacaktı. Siz gazeteci olarak o bildiri yayımlayanlar hakkında ne yaptınız. Ülke yönetimi hakkındaki iddialarına katılıyormusunuz. Bildiri sahipleri hendek siyaseti güdenler oralarda silahla nöbet tutan hakkında olumsuz bir laf etmediler. Hatta asker polis orada geri çekilseydi onlara göre çok iyi olacaktı. Resmi polis ve asker "tu kaka" çünkü
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 20:41
0
Yapma kardeş ne alaka.Çektiğimiz üzüntülerin düşünce özgürlüğümüzün yetersiz oluşundan kaynaklandığını görelim artık.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 15:05
İyi Parti kurucusuna dağlık alanda zorla diletenler yargılanacaklar mı yargılanmayacaklar mı? Eğer bu olayın da üstü örtülecek ise, değil Ankara'da bu ülkede ne hakim ve savcı var, ne hukuk ve adalet var. Bekleyip göreceğiz.
KARAR OKURU SİVAS 30 Temmuz 2019 14:07
Sizi Esefle Kınıyorum.Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de bu ÜLKENİN kaç evladını şehit verdiğini biliyor musunuz? kaç anne gencecik evladını ,kaç eş kocasını, kaç çocuk babasını toprağa verdi? biliyor musunuz? Ve acıtıcı cümleniz ise AK partinin yapması gereken ise ortaya konulan bu ayaklanma girişimini sadece eleştirmek olmalıymış.ŞEHADETE yürüyenler hiçbir partinin değil "BİLDİRİYİ İMZALAYAN" larda başta olmak üzere bütün vatandaşların can ,mal ve ırzını korumaya çalışan VATAN EVLATLARIYDI.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 15:10
4
Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de bu ulkenin kac masum yurttasi katledildi? Taybet Ana’yi bir arattirin internetten? Malesef Taybet Ana, Ceylan Onkol ve benzeri durumlar istisna olmaktan cikti. Devletin asil gorevi evet teroristi yakalamktir ama daha onemlisi bu isi yaparken sivilleri korumaktir.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 15:26
2
Hacı, düşmen hendekler kazarken, şehirlere yığınak yaparken "benim talimatımla operasyon yapılmıyordu" diyenlere soracaksın o soruyu, o zaman adam olursun. Sana sorsak onun da müsebbibi zavallı Kılıçdaroğludur.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 14:06
Sadece bir bankada hesabı var diye tarafıma verilen ceza dosyası halen AYM dedir. Ankara'da hakimler var demek istiyorum
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 13:16
Başkanları iyi seçiyoruz ama YSK başkanı ve Anayasa Mahkemesi başkanı bunu kanıtladı
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 13:09
Yargının siyasileştiğinin en somut kanıtı 8'e 8. Kıymetli yazar belirtmiş işte AHİM içtihatını. Her farklı düşünce terörizm! Yazık bu ülkeye çok yazık.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 22:48
2
Çok sevdiğimden değil ama,kendin yazmışsın 8-8.anayasa mahkemesinde farklı görüşlerin yer bulduğunun kanıtı.bu durum üzerinden iktidar vurulmaz.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 12:50
Elif hanım sözünü ettiğiniz medya zaten kullanım amacına uygun davranıyor da medeniyet ve aydın üniversitelerine ne dersiniz ? Bilimin ve özgür düşüncenin hakim olduğu kurumlar olması gereken bu iki üniversite, insan hak ve özgürlüklerinin temeli olan özgür düşünceye savaş açtı, düşüncesini özgürce ifade edenlere terörist diyecek kadar ileri gittiler. Bunu ne karşılığında yaptıklarını bu halk bir gün mutlaka öğrenecek ama o iki üniversitenin alnına sürülen kara leke yüz yıl çıkmayacak.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 15:08
4
Neden? Teröriste terörist dedikleri için mi. Aynı hakkı bunlara neden vermiyorsun
garip 30 Temmuz 2019 12:47
Hep genel yazı.Hep genel yorum.Motor ustası aracı kaldırıp altına bakmadan,kaputu açmadan ,şimdi bilgisayara bağlamadan arızayı tespit edemez.Yazıya konu olaylar ve benzerleri için genelleme yapmak hedefi saptırır.Dosyaya şöyle bir bak ... Ankara ya bile gitmeye gerek yok...Kötülükten şimdiye kadar kim ne kazamış ...Sadece güzel ülkem ve ülkemin güzel insanları kaybeder.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 12:28
Çok güzel, onbinlerce başvuru hak ihlali yok gerekçesiyle reddedildi ses yok! Arada siyasi arkası olanlar için verilen bir karara "Ankara'da hakimler var" ne yazı ama?
Takipci 30 Temmuz 2019 12:23
Gercekci olalim, Ankarada hakimler yok, falanca ile filancanin sectikleri var, onlarin rekabeti bahsettiginiz kararin cikmasini saglamis. Secenler ve secilenler degistikce kararalar da degisecektir.
Ne yazar 30 Temmuz 2019 12:05
Bu siyasal İslamcılar bitmeyen bir kabus gibi ,Freddy nin kabusu . Bu karar i aym verse ne olur vermese ne olur . Bitmeyecek ki kabus. Sütünü emdiği iktidarın memelerini asla bırakmayacak elinden kacirirsa bu fırsatı herşeye hatta kendisine bile zarar vermeyi göze alacak bir anlayıştan bahsediyoruz. Bu Aym kararı hiç bir şeydir o yüzden. İşte bunun için bunların Mısır'daki versiyonu Mursi ye zerre acımiyorum. Muhtemelen o da iktidarda kalsa koskoca bir medeniyeti yok etmeye calisacakti.
karar okuru 30 Temmuz 2019 11:45
HER Kese lazım olacak bu adalet
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 11:44
Delilsiz kanaat !! ucubesiyle binlerce masum insanin hapse atildigi ulkede, hukuk ve adalet sadece ici bos bir kavramdan ibaretir ... Belediye secimlerinin bile beka sorunu - zillet ittifaki !!! olarak goruldugu bir ortamda, demokrasiden, hukukun ustunlugunden, insan haklarindan , vatandaslik haklarindan bahsetmenin normal insanlar icin bir pratik karsiligi yoktur ! Hamaset.., beka.., silahlanma.., bizden baska herkes kotudur....bize karsi herkes entrika pesinde.... komplolar.... destanlar ...her gunluk ucuz menudur.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 11:30
Ekrem İmamoğlu bunları alt etmeseydi ne Davutoğlu ne Babacan ne Gül sahneye çıkıp konuşma cesareti bulamazdı. Yani bunların toplamı şu vaziyette İmamoğlu'nun cesaretini geçemez.Bu işte cesur olmayan pısırık davranan ülke falan da yönetemez. Hala mıy mıy yapıyorlar. Yapacaksanız yapın.Kapı arkasında saklanarak olmaz o işler. Adalet/hukuk istiyorsanız çıkın paşalar gibi anlatın artık.Biz beklemekten sıkıldık.Yapmayacaksanız da oyalamayın milleti.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 11:19
Yazık Başkan yapması gerekeni yaptı diye bu muamelenin yapılması ülkemiz için acı bir durumdur
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 11:08
Bir hakim hukuku değil de maaşını, makamını, mevkiini, kariyerini, ailesinin istikbalini önceliyorsa, o hakimden hukuka uygun bir karar vermesini bekleyemeyiz.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 12:55
0
Ancak ve yalnız mensubu olduğu davanın çıkarlarını korumaya yemin etmiş ve bu yeminleri sebebiyle o görevlere atanmış insanlardan evrensel hukukun gereklerini yerine getirmesini beklemek boş bir hayaldir. Bu durum, anayasa mahkemesinin, yargıtayın, danıştayın ve ysk'nın kararlarında artık çok net biçimde görülüyor ...
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 10:16
Sayın yazar; yazılarınızı mümkün oldukça takip etmeye çalışıyorum. Ben de bir FETÖ mağduru olarak( akademisyenden Bank Asya hesabım yüzünden ihraç edildim) bu konunun unutulduğunu ve sadece güncel olayları takip ettiğinizi düşünür hale gelmeye başladım. Bu konunun gündemde tutulması ve sorunun AİHM’ye giyilmeden halledilmesi konusunda vereceğiniz destek ile Türkiye’nin düşen puanı daha yukarılara çıkacaktır diye düşünüyorum.
IHL 30 Temmuz 2019 10:20
Hendek döneminde 700 ün üzerinde şehit verildi. Dilemiyorum ama o acıdan yaşayın ondan sonra demokrat takılın.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 09:17
İçinde küfür ve hakaret olmayan kaç tane yorumumu yayımlamıyorsunuz. Şimdi ifade özgürlüğü evrensel hukuk fln demişken sadece hakimlerden beklemeyin. Sizde bi el atsanız
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 08:53
Peki o barış bildirisinde pkk denilen terör örgütüne neden bir çift laf edilmiyor. O zaman dünyada bir tane örnek verin bu bildiriyi hazmedecek
musto 30 Temmuz 2019 08:43
Anadoluyu dolaştım insanlarla konuştum 2 ay birlikte oldum çoğunluğun bizler gibi bir demokrasi anlayışı yok trafikte istediği magandalığı yapacak içtiği sigarayı yediklerinin artığı çöpleri istediği yere atacak düğünlerde kavgalarda takı tukur silah sıkacak meydan kavgaları yapacak liderinin sevmediği insanlara linç girişimi yapacak mahkemeden elini kolunu sallayarak çıkacak.AKP bunları sağladı tek dertleri tulumbada su bitti geçim zorlaştı pastadan fazla pay kapanlar göze batmaya başladı.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 22:59
0
Göreviniz ne acaba?anket şirketine felanmı çalışıyorsunuz?anadoluda kaç kişiyle bu konuları konuştunuz?bizler gibi dediklerin kimler?karşıdan olup demokrasiyi hazmedemeyen tipler kimler?sizin entellektüel yorumlarınıza tüm Türkiye’nin ihtiyacı var bizden esirgemeyen...
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 08:20
Orhan Miroğlu kimdir şu anda Akp milletvekili daha önceden aşırı bir Kürt milliyetçiliği yapan Kürt partisinden milletvekili seçilen pkk terörist bir örgüt değil diyen ama Akp milletvekili olduğu için her şeyin üzeri örtülen bir siyasetçi pekala bu akademisyen gurubu Miroğlu gibilerden daha mı farklı dusunuyorda onların ki suç Miroğlu nunki ödül oluyor
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 07:28
Hukuki istikrar olmayınca hergun hukuk dünyasında da gelgitler yaşanıyor. Aynı hakim birgün özgürlükçü aynı gün bir başka kararda baskıcı olabiliyor. Hasılı maalesef kişilere özel kararlar çıkıyor. Adaletsizliğe esitsizlik de ekleniyor.
Zülmü gören 30 Temmuz 2019 04:19
Münafıklık mesleği profesyonelce icra edilen bir meslek olup miş gibi yapilarak sürdürülür emsalleri ile birlikte aynı durumdaki herkesin hakları ile beraberce geri döndüğünü göremedik . Birçoklarına yapilan benzer zulmünden küçük bir azınlık kurtarılıyorsa buna adalet değil münafıklık denir maksat milleti aldatmaksa aldanan yok nafile
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 03:41
Elif hanım korku eşiğini Ekrem İmamoğlu diye oyunu inadına veren halk aşmıştır. O halk hertürlü yalan, iftira,ithama rağmen recep ve devlet beylere hodri meydan diyenlerdir. İşte bu tavır Babacan, Gül, Davıtoğlu"na ve mahkemelere cesaret vermiştir. Cumhurbaşkanları içinde halkı ile en çok davası kişiye ve hakimlerine rağmen korkmamıştır.. Ülke yeni sistemden ve zihniyetten kurtulmazsa yıllar sürecek karanlık dönemlere girilecek.Bu nedenle AYM sine çok ve hızlı iş düşüyor
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 03:24
Ankarada hakimler varsa kaçırılan 6 kişiden aylar sonra 4 ü Ankarada ortaya çıktı. (kaynak sn. gergrrlioglu) hakimler, mahkemeler ne yaptı, yapacak. Ankarada gazeteler yok mu? Karar kimsenin yazmaya cesaret edemediklerini yazdığı halde (1 günlük çocukla annesinin tutuklandığı gibi) bir çok insan hakları ihlallerini neden yazmıyor.?
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 02:50
AYM’de hukuk eğitimi almamış “hakimler” var
Ben 30 Temmuz 2019 00:53
ABD'deki bir profesör 'ABD dünyanın en büyük teröristidir' der ve kendisine dava açmayı düşünen dahi çıkmaz. Bu 'büyük devlet' özgüvenidir. Eğer bir ülke kendisini acımasızca eleştiren kendi akademisyenine şekildeki gibi davranıyorsa bu o ülkenin büyük devlet olduğunu değil, kendine güveni olmayan ve bir bildiriye atılan imza ile itibarı sarsılacak kadar 'küçük bir ülke' olduğunu gösterir. Sonra etrafta gururla 'Bu devlet bir kabile devleti değildir' dersiniz ama sizi pek ciddiye alan çıkmaz çünkü yaptığınız işler sözlerinizle uyuşmamaktadır.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 02:51
1
Devlet özgüveni değil. Düşünce özgürlüğü anayasa ile garanti altına alınmıştır ondan.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 07:32
0
Özgüveni değil hukuk olduğunu gösterir. Çin ve rusya da özgüvene sahip ama terörist diyen kendini nerde bulur bir düşünün. İllaki hukuk yani.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 09:10
1
bu ulkede neler goruldu (goren goz, isiten kulak, dusunen akil, durust ve ahlak sahibi olanlar icin tabi!)... acimasiz elestiriyi birakin kendisi gibi dusunmeyen, inanmayan, giyinmeyen "resmi ideolojik format disi" kisilere , sanatcilara vs mahalle baskisini, linc edilmeyi katledildiler insanlar... tipki 15 yasinda kurban eti dagitirken basi tasla ezilerek katledilen Yasin Boru ve arkadaslari gibi... berkin deyip yasini duyurmadilar bile...baris bildirisiymis! bu pkk ya destek bildirisi elestiri mi?
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 00:50
Yazınız ve anlayışınız harika.Etrakta idrak sorunu kronik.
KARAR OKURU 30 Temmuz 2019 00:49
İktidarın çok daha hassas olduğu bilinen konularda Anayasa Mahkemesi "uyumlu" kararlar veriyor; haklarını yemeyin.
Karar Okuyucusu 30 Temmuz 2019 00:23
Ne acı. Evrensel hukuku bir kenara bırakıyoruz, içinde bulunulan ortamda 8'de 8 gibi ortada kalan bir kararı bile şükrediyoruz. İleri demokrasi bu olsa gerek.
KARAR OKURU 29 Temmuz 2019 23:48
şu şablon ve basmakalıp lafları olur olmaz kullanmayın artık...ya vardır, ya yoktur! işimize gelince var, duruma göre yoksa sizde bir tutarsızlık ve adalet anlayşınızda bir sorun vardır;)
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN