Şehir devletlerinden mezra devletlerine

Önce biraz tarihî enformasyon… İnsanoğlu belirli bir tarihten itibaren topluluklar halinde yaşamaya başlayınca kişiler arasındaki ilişkileri düzenlemek için bazı kurallara ihtiyaç duyuldu. Bazı filozoflara ve sosyal bilimcilere göre suç işleyenleri cezalandırmak için, bazılarına göre ise insanlar arasındaki kargaşa ve çatışmalara engel olmak için bir otorite ihtiyacından doğmuştur devlet kurumu. Yani toplumun iradi olarak oluşturduğu bir sözleşmenin eseridir devlet. Başka bazı düşünürler ise devletin insan topluluklarının oluşmasıyla, yani toplumsal hayatın ortaya çıkışıyla birlikte kendiliğinden oluştuğu kanısındadırlar.

Marksist teoriye göre ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesine duyulan ihtiyaç devlet kurumunu ortaya çıkarmıştır. Bu da esas itibarıyla tarımla ilgili bir süreçtir. Avcı toplayıcı topluluklar yerleşik hayata geçip tarım yapmaya başlayınca “örgütlenme” ihtiyacı belirmiş ve ilk siyasi organizasyonlar oluşmuştu. Aile tarımından büyük ölçekli tarım faaliyetine geçilmesi aşamasında özellikle Dicle-Fırat ve Nil havzalarında ihtiyaç duyulan setlerin, barajların ve sulama kanallarının inşasına aileler ve hatta kabileler tek başına güç yetiremeyeceğinden kabilelerin veya köylerin birleşmesi gerekiyordu. Bu şekilde ilk büyük toplumsal örgütlenmeler yani devletler Mezopotamya ve Mısır’da ortaya çıkmıştır. Gerçi yeni bulgular bu teoriyi büyük ölçüde çökertti ama devletlerin ortaya çıkışını kalabalık insan topluluklarının bir arada yaşamaya başlamalarının doğurduğu organizasyon ihtiyacının sonucu olarak kabul etmek hâlâ makul.

***

Bu süreçte tarihteki ilk şehirler de görünmeye başlamıştı. Haddizatında ilk devletler şehir devleti modelindeydi. Zamanla birden fazla şehir üzerinde egemenlik kuran devletler ve bilahare kendilerine bağlı devletleri olan imparatorluklar ortaya çıktı. Ancak yine de şehirler temel sosyal ünite olarak kalmaya devam etti. Hem ekonomik hem de politik olarak…

Büyük Ortaçağ tarihçisi Henry Pirenne Fransa’da şehir devletlerinin hükmünün aslında Napolyon dönemine kadar sürdüğünü söylüyor. (Bu açıdan bakınca Almanya gibi bazı ülkelerde ise çok daha geç bir zamana kadar demek lazım…) Anlaşılan o ki ancak Fransız İhtilali’nin ertesinde değişiyor durum. Merkezi devlet modern anlamda millet kimliğinin oluşumuyla paralel olarak gelişiyor. Modern devletin bir diğer adı onun için ulus devlet.

Yine biraz geriye gidelim… Akdeniz havzasının bütününde hüküm süren Roma İmparatorluğu dağıldıktan sonra yerine yüzlerce şehir devletinin “yeniden” ortaya çıkması şehirlerin temel sosyal ünite olma vasıfları sayesindeydi. Gerçi Roma İmparatorluğu dağıldıktan hemen sonra Batı Avrupa’nın her yanında güçlü krallıklar ortaya çıkmıştı ama bunlar çok kısa süre içinde bu güçlerini kaybettiler. Merkezkaç feodal yapılar ise giderek güç kazandılar. Kralların otoritesi kendi taht şehirlerinin dışında işlemez haldeydi. Dolayısıyla uyruklarının can ve mal güvenliğini temin etmek gibi bir işlev gördükleri yoktu bu devletlerin.

***

Kâğıt üzerinde krala bağlı görünen başına buyruk feodaller ise boyuna birbirleriyle savaş halindeydiler. Sürekli bir saldırı tehdidi altında olan kasabalar ve şehirler yüksek savunma duvarlarının arkasında kendi içlerine kapalı bir sosyal hayat yaşamak durumundaydılar. Bunun sonucunda ise ekonomik faaliyet ancak en alt seviyede sürdürülebilir hale gelmişti. Ticaret hemen hemen bitmişti. Hatta para kullanımının yerini tekrar eski takas sistemi almaya başlamıştı çoğu yerde.

Derken -Haçlı Seferleri’nin dolaylı etkisiyle- ticari hayatta başlayan canlanma sonucunda Batı Avrupa şehirlerinde yeni bir toplumsal aktör ortaya çıktı: Burjuvazi...

Bu yeni “insan türü”nün yaratacağı modern ulus devlet modelinin tarihî/sosyolojik dayanaklarını ve günümüz Türkiye’sinde bu konuda yürütülen tartışmaları değerlendirmeye çalışalım bir sonraki yazıda…

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum